Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / / İsrail ve Çin: Derin ve geniş ilişkiler

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2013-05-06 10:45:47
İsrail ve Çin: Derin ve geniş ilişkiler

İsrail, Çin ile ilişkilere çok önem veriyor, ikili ilişkileri geliştirmek, derinleştirmek ve genişletmek için son yıllarda resmi temaslarını görülmedik ölçüde artırmış bulunuyor.

Nitekim bu doğrultuda Başbakan Binyamin Netanyahu, bu yazıyı yazdığımız gün gece saatlerinde Şanghay’a uçacaktı. 5 gün sürecek resmi ziyaret, uzunluğu bakımından bile İsrail’in Çin’e kadar önem verdiğini kendiliğinden gösteriyor. Bunu daha da vurgulamak gerekirse mesela bütçe mülahazalarıyla resmi ziyaretlerde kısıntı söz konusu olduğunda Netanyahu’nun ‘nereden kısıntı yaparsanız yapın, Çin’den yapmayın’ dediğini aktaralım burada.

Esasen Netanyahu, ilk başbakanlığı döneminde de Çin’i ziyaret etmişti. Bugün başlayan ziyareti de eski Başbakan Ehud Olmert’in 2007’deki ziyaretinden sonra gerçekleşiyor. Ziyaret hem gittikçe güçlenen, çeşitlenen ikili ilişkiler bakımından hem de Netanyahu’nun yeni Çin liderliği ile tanışması, onlara İsrail’in tezlerini anlatması, bu doğrultuda ikna gayretlerinde bulunması bakımından son derece önemli sayılır.

Bugün, malum Çin’de yeni bir devlet başkanı (Jinping) ve yeni başbakan (Li Kekiang) ve bunların kendi kadroları yönetimi devralmış bulunuyorlar. Bunların İsrail’e bakışını ve değerlendirmelerini etkilemenin İsrail açısından ne kadar önem taşıdığını söylemeye fazla gerek yok. Netanyahu, işte Çin’de evvel emirde bu doğrultuda hareket edecek. Bunun yanı sıra elbette başta ekonomik-ticari ilişkiler olmak üzere diğer ilişkileri de güçlendirmeye, çeşitlendirmeye çalışacak. Netanyahu’ya göre, öncelik bugün 10 milyar dolarlık hacme ulaşan ikili ticareti İsrail lehine çevirmek.

İkinci öncelik de elbette fazla öne çıkmayan; ama arka planda zaten var olan çok güçlü ve kapsamlı güvenlik ilişkilerini güçlendirmek, muhtemelen bunlara yenilerini eklemek olacak. Esasen iki ülke arasında güvenlik ilişkileri genel adı altında yürüyen askeri, istihbarî, teknolojik ve ilgili alanları kapsayan önemli gizli ilişkiler çoktandır var. Ancak bunlar fazla bilinmiyor.

Nitekim, bu çerçevede mesela, Netanyahu’nun ziyaretinden 10 gün kadar önce İsrail askerî istihbarat şefi Tümgeneral Koçavi’nin Çinli muhatabı Tümgeneral Yuyi ile Pekin’de çok gizli görüşmeler yaptığı daha yeni ortaya çıkmış bulunuyor. Çin’in İran ve Suriye ile askerî ve güvenlik alanlarında ne kadar yakın ilişkilere sahip olduğu bilindiğine göre Koçavi’nin Çin’de bunları gündeme getirmiş olduğu, bu bağlamda Çinli yetkilileri İsrail lehine etkilemeye çalıştığı söylenebilir. Hatırlatalım, İran ve Suriye’nin Çin ile çok önemli askerî ilişkileri mevcut. Hatta bazı kaynaklara göre, Esed rejiminin elindeki kimyasal silahların bir kısmı Çin menşeli.

 Daha önceleri bu köşede yazdığımız gibi, bütün bunlar bize ikili ilişkilerin en çok ve ağırlıklı olarak askerî ve güvenlik alanlarında olduğunu bir kere daha açıkça hatırlatıyor. Esasen, iki ülke 1980’lerden bu yana (hatta bazı kaynaklara göre 1970’lerden bu yana) bu tür önemli ve kapsamlı ilişkilere sahipler. İsrail ile Çin arasındaki diplomatik ilişkiler 1992 yılında tesis edilmiş olsa da bu iki ülke bundan önce de gizli ilişkiler yürütüyorlardı. Nitekim bu çerçevede 1980’lerden başlayarak iki ülke önce akademik, sonra ekonomik, bilimsel ve askerî alanlarda temaslara başlamışlar, zaman içinde bu alanlarda belli bir noktaya ulaşmışlardı.

Askerî alanda ise çeşitli kaynaklar, 1990’lara kadar olan dönemde İsrail’in Çin’e en az 4-5 milyar dolarlık askerî malzeme ve teknoloji sattığına, bugün de bu durumun artarak devam ettiğine, bunun sonucunda İsrail’in Rusya’dan sonra Çin’in en büyük ikinci askerî tedarikçisi konumuna yükseldiğine işaret ediyorlar. Çin’in bu bağlamda Batı’dan temin edemediği askerî malzeme ve teknolojileri İsrail sayesinde elde ettiği, hatta bu satışlar dolayısıyla zaman zaman en yakın müttefiki Amerika ile karşı karşıya geldiği de söylenebilir. Kısacası, bu yazıya sığmayacak kadar derin, geniş ve detaylı İsrail-Çin ilişkileri bugün Netanyahu’nun ziyaretiyle yeni bir döneme gireceğe benziyor.

Fikret Ertan 

 

Kaynak: 

http://www.zaman.com.tr/fikret-ertan/israil-ve-cin-derin-ve-genis-iliskiler_2086320.html

 
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "Dünya Gıda Güvenliği Zirvesi: 1 Milyar İnsan Açlıkla Mücadele Ediyor!"   2012-03-23
  "Dünya Gıda Güvenliği Zirvesi (II):Türkiye'nin Açlıkla Mücadele Konusundaki Yaklaşımları"   18.11.2009
  "Putin’in “Avrasya Birliği” Bildirisinin Ukrayna Parlamentosunda Tartışılıyor Olmasının Düşündürdükleri"   12.11.2011
  "Başlarken"...   2012-04-15 21:47:16
  "Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü: güvenlik arayışı ve yeni tehditleri önleme misyonu (1)"   18.08.2011
  "Ermenistan Açılımı ve Geleceği: Başkan Obama 24 Nisan'da Sözde Soykırım Sözünü Kullanacak Mı?   2012-04-07
  Aliyev Yönetimi Nere(ler)de Yanlış Yapıyor?   2012-02-03
  "Yükselen Güç" Çin'in Türkiye Hesapları...   2012-02-23
  Batı'nın Soykırım Siyasetindeki Sırıtan Yüzü: "Hocalı"...   2012-02-28
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU