Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Türkiye/ Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir :)

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2016-07-25 11:47:51
Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir :)

Başarısız darbe girişiminin onuncu günündeyiz ama halen her şey bitti diyemiyoruz. Ülke halen darbenin şokunda. Yoğun bir şekilde devam eden operasyonlar, başta OHAL uygulaması olmak üzere alınan bir takım kararlar, üst üste gelen açıklamalar, meydanlar, medya ve hatta “acaba”, “gerçekten mi” ile başlayan soru ya da cümleler bu sürecin bir süre daha devam edeceğini gösteriyor.

Çünkü Türkiye, aslında adı konulmamış bir kurtuluş savaşının içinde. Bir taraftan yeniden yapılandırılan “Eski Türkiye”; diğer tarafta ise nokta suikastlardan iç savaş olasılığına kadar her türlü ihtimalin göz önünde bulundurulduğu ve buna karşı ellerin tetikte olduğu, teyakkuz halindeki “Yeni Türkiye” ile karşı karşıyayız.

Zaten meselenin püf noktasını da burası oluşturuyor: Milli, bağımsız ve güçlü bir Türkiye için “Eski”den “Yeni”ye sancılı bir dönüşün ve buna engel olmaya çalışan bir takım iç ve dış dinamikler, çıkar grupları, güç odakları ve ihanet şebekeleri ile tek başına mücadele halinde olan “Milli İrade”...

Evet, “Yeni Türkiye” ve “Milli İrade” kavramlarının iç içe geçtiği ve kendisini tam anlamıyla bulmaya başladığı oldukça hassas bir dönemden geçiyoruz.  Ve mesele sadece on gün ile sınırlı değil. Çok daha öncesine dayanıyor. 15 Temmuz, bu mücadelenin tanklı, toplu, helikopterli, uçaklı ihanet boyutu.

Türkiye, 100 yıllık bir hesaplaşmanın doğrudan içine girmiş durumda. Dolaylı saldırıların yerini doğrudan saldırıların almaya başlaması bunun bir göstergesi. Bu bağlamda, “15 Temmuz Darbe Girişimi” bu doğrudan saldırının öncüsü idi. Yani, başladığı ve bittiği tarih değil!

Nitekim “öncü” olarak adlandırılan bu darbenin devamı en başından itibaren bir şekilde gelecek deniliyor. Bunun böyle olduğunu bizzat Amerikalılar ve diğer Batılı “dostları” her fırsatta dile getiriyor; hem de gözümüzün içine bakarak, aleni bir şekilde. Zaman zaman da tehdit boyutunda...

Evet, başta ABD olmak üzere Batı’nın bakış açısı ya da krize yaklaşımı Türkiye’nin halen bir darbe sürecinin içerisinde olduğu şeklinde. Darbeden umduğunu bulamayan bu çevrelerin “başarısız darbe” girişimi üzerinden yürüttükleri çok boyutlu operasyon ile bu başarısızlığı “korku”, “yıldırma”, “tehdit” vb. yöntemler ile bir “başarı hikâyesine” çevirme gayretleri gözden kaçmıyor.

Türkiye’yi her şeye rağmen darbe türbülansının içinde tutmak istiyorlar! Çünkü bu türbülansın ucu fazlasıyla açık! Buna etnik-mezhepsel boyutlu bir iç savaş olasılığı da dahil...

Bu kapsamda, kaynağı “belirsiz”(!) spekülatif ve her türlü provokasyona açık bilgilerin yoğunluk kazanması dikkatlerden kaçmıyor. Sosyal medyada “Milli İrade” bir şekilde örgütlenmemiş olsa, bir takım istenilmeyen gelişmeler vuku bulabilirdi. Dolayısıyla “Milli İrade Nöbeti”nin sosyal medyada da kesintisiz olarak devam etmesi gerekiyor. Sonuçta burası da bir cephe...

Bu operasyonun içerideki “yerli” ve “milli” görüntülü uzantılarına karşı da fazlasıyla uyanık olmak gerekiyor. Ne de olsa karşımızda kılcal damarlarımıza kadar nüfuz etmiş, bu kirli, kanlı yöntemi geçmişte bir kaç defa başarıyla gerçekleştirmiş olan bir “stratejik ortağımız”, “müttefikimiz” ve onun devam eden “projesi” var.

Evet, darbe bastırılmış olsa da, onun hayaleti ülke semalarında ve meydanlarında kendisini göstermeye, yüreklerde, zihinlerde hissettirmeye devam ediyor. “Korku”, “endişe”, “güven sorunu” ve “nefret” üzerinden istikrarsız bir Türkiye hedefleniyor. İstikrarsız bir Türkiye ise, her türlü müdahaleye açık, başarısız bir devlet ile eşdeğer olacaktır; aynen Afganistan, Irak, Libya, Suriye vb. örneklerde görüldüğü üzere...

Dolayısıyla, “15 Temmuz İhanet Darbesi” ile Türkiye’ye yönelik olası bir dış müdahalenin kilometre taşları da döşenmişe benziyor. Bu bağlamda, başta ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin değerlendirmesi (her ne kadar sonradan böyle değil denilse de) olmak üzere, Rand Corporation ve diğer ABD’li düşünce merkezleri, uzmanlar ve medya üzerinden verilen mesajları tekrar ve tekrar değerlendirmekte fayda var. Ağızlarındaki baklayı o zaman siz de göreceksinizdir! 

 

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol

USGAM Başkanı

 
  BM Güvenlik Konseyi'nin 541 ve 550 Sayılı Kararlarının Hukuken Geçersizliği   2012-03-01
     2012-03-19
  "Küreselleşmenin Fenomeni: Uluslararası Kuruluşlar"   2012-03-23
  'Merkez-Köprü Bağlamında Türkiye Enerji Politikası'   2012-03-24
  "Kıbrıs Rum Devlet Başkanı Hıristofyas’ın Kıbrıs Maskesi"   2012-04-05
  “Yeni Yalta Süreci”ne Doğru…   01.01.2012
  Amerikasız Bir Ortadoğu'ya Doğru "Yeni Türkiye"...   2012-01-12
  Truman Doktrini'nden "Obama'nın Favori Müttefikliğine"...   2012-01-14
  Köprü "out" Model "in"   2012-01-16
  "The Operation" Kılcal Damarlar...   2012-01-24
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU