Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Balkanlar/ "Balkanlar’da Güvenliğin Sorgulanması"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-06-14 23:34:50
"Balkanlar’da Güvenliğin Sorgulanması"

Balkanlar’da bu yıl değişim rüzgârları en hissedilir hale gelmiştir. Sırbistan seçimlerinde milliyetçi Nikoliç’in kazanması ve onun ortaya koyduğu platformlar (“Büyük Sırbistan” düşüncesi, AB’yi Kosova’ya bırakması, Srebrenitsa soykırımın reddetmesi gibi) ve de ardından Yunanistan seçimler sonuçlarında ikinci sırada yer alan radikal parti gerçek manada Balkanları olumsuz etkileyen olaylar olarak değerlendirilmektedir.

Siyaset ve diplomasi alanında geleceği öngörmek adına, hayata geçme ihtimali az olan olayların da analizini yapmakta fayda vardır. 6 Mayıs seçimleri Yunanistan’da yeni bir gerçek ortaya koymuştur: her siyasi parti %20’den az bir oranda oy toplamıştır. Bu seçim sonuçları Yunanistan’ın siyasi hayatında şok bir etki yaratmıştır ve bu yüzden 17 Haziran’da Yunanistan’da erken seçim gerçekleştirilmesi beklenmektedir. Bu yeni seçimler sadece Yunanistan için önem arz etmemektedir, aynı zamanda bölge ve daha geniş çapta diplomatik ilişkiler açısından çok önemli.

Yunanistan’ın gerçeği Avrupa Birliği’nin gerçeği olarak da kabul edilmektedir ve tersi. Haziran’ın sonunda Avrupa Konseyi’nin ekonomik krize karşı önlemleri boşa çıkarsa ve Yunanistan seçimleri kötü bir sonuç verirse Avrupa Birliği para biriminin dayanacak gücü kalır mı? Avrupa Birliği’nin şu anda izlediği politika herkesi hayal kırıklığına uğratacak bir kapasiteye sahiptir. Siyasi, ekonomik ve mali sektörlerde hükümetler zorluklarla karşı karşıya kalmıştır.

Yunanistan’da 6 Mayıs seçimlerinde radikal koalisyon SYRIZA, Nea Dimokratia Partisinden (ND) sonra,  PASOK’u da geride bırakarak seçimlerden ikinci siyasi parti olarak çıkmıştır. SYRIZA koalisyonun başkanı, Aleksis Tsipras, son seçimlerde Yunanistan Cumhurbaşkanı Karolos Papulias tarafından hükümet kurması için görevlendirilmiştir. Samaras ve Venizelos gibi Tsipras bu görevi yerine getirememesine rağmen onun hükümeti kurmak için potansiyele sahip olduğuna güvenilmiştir. Bu siyasi partinin Yunanistan’da seçimleri kazanması olabilecek bir alternatif teşkil etmektedir.

Yunanistan seçim yasasına göre, eğer SYRIZA 17 Haziran’da ilk parti olarak kazanırsa otomatik olarak 50 ek sandalye kazanacaktır bu yüzden şimdiki 52 sandalye sayısını geçerek 100’den fazla milletvekili Parlamento’da oturacaktır. Bu rakama bütün sol parti milletvekillerinin katılımını da eklersek o zaman SYRIZA 151 milletvekili sayısını tamamlayarak hükümet kurma hakkını kazanacaktır.

Yunanistan’nın başına geçebilecek bu koalisyonun, Rusya yanlısı olduğu değerlendirilmektedir. 2 Haziran’da Yunan gazetesi “Ethnos”, SYRIZA’nın seçimleri kazanması için nasıl çabaladığını ve bu hedefe ulaştığında nasıl bir gündem izleyeceğini ortaya koymuştur. Milliyetçi temelli bu siyasi parti Batı’ya karşı çıkmaktadır. Yunanistan’ın uzun vadede yaşadığı krizden SYRIZA, Batıyı sorumlu tutuyor. Bu yüzden, Yunanistan bütün Avro-Atlantik bünyelerinden çıkmasını SYRIZA daha uygun görüyor. SYRIZA’nın son zamanlarda sürekli telaffuz ettiği önemli bir nokta, Yunanistan’ın NATO bünyesinden çıkmasıdır.  Bu siyasi parti, NATO’nun Yunanistan’da kurduğu bütün askeri üslerin kapatılmasına yönelik bir tutum sergilemektedir.        

Aslında bu siyasi partinin ortaya koyduğu strateji yeni bir platform getirmemektedir. Bu strateji Yunanistan parlamentosunda yer alan ve almayan bütün solcu siyasi partilerin gündemindedir. Bu siyasi partiler NATO’yu bir “savaş makinesi” olarak nitelemektedir.  Bu alternatifin hayata geçebilme şansı ne kadar olduğunu değerlendirelim.

Yunanistan’ın NATO’dan çıkması Atlantik güvenlik mimarisinde büyük bir sarsıntı yaratacaktır. Bu sarsıntı belki de Yunanistan’ın Avro bölgesinde getirdiği sarsıntıdan daha büyük bir etki yaratacaktır. Özellikle Ege ve Kıbrıs civarında ve genel olarak Güneydoğu Avrupa ve Doğu Akdeniz’de güvenlik sorgulanır hale gelecektir. Cebelitarık’tan İskenderun’a kadar giden Akdeniz üzerinde kurulmuş Atlantik güvenliğinin bütünlüğü bozulmuş olacaktır. Ayrıca, Yunanistan’ın NATO bünyesinden çıkması, Balkanlar’da Batı karşıtlığını güçlendirecektir ve bölgede Rusya’nın etkisini arttıracaktır.

Bu durumda yaratılan boşluğu nasıl/ne tür bir dinamik dolduracaktır? İlk alternatif Rusya-Yunanistan askeri ortaklığı en uygun görülebilecek “birlikteliktir”. Çünkü Rusya tarihsel olarak NATO ittifakına, AB ve ABD’ye karşı gelmiştir. Rusya’nın bu düşmanlığı SYRIZA’nın stratejisine uygun düşmektedir. İkinci olarak, Rusya Yunanlıların Ortodoks “ağabeyi” olarak ortaya çıkmıştır ve bu dini ittifakı, askeri ittifakını manevi olarak güçlendirecektir. Üçüncüsü, Rusya’da mevcut iktidar Yunanistan’ın iktidara gelebilecek siyasi parti ideoloji (solcu ve radikal) olarak aynı çizgideler. Rusya, Amerikan karşıtlığı politikasını Yunanistan’ın sol partilerine sürekli enjekte etmeye çalışmıştır. Bu yüzden Yunanistan’ın NATO’dan çıkması en çok Rusya’nın işine gelecektir.

Başka bir alternatif, NATO’yu etkisiz hale getirilmek için Moskova tarafından (Dimitri Medvedev) 2008 yılında teklif edilen Avrupa güvenlik sistemin kurulması ve Yunanistan’ın bu bünyeye katılmasıdır. Rusya, NATO üyelerinin bu projeyi kabul etmesi için çabalar sarf etmektedir. Bu proje NATO ittifakına bir alternatifi olarak gözükmektedir.

Yunanistan’ın NATO’dan çıkması senaryosu Balkanlar’da Ortodoks eksenin güçlenmesi ve yeni güvenlik arayışlarına itilmesiyle sonuçlanacaktır. Rusya-Yunanistan-Sırbistan milliyetçi ittifakı Balkanlar’da dengeleri değiştirecektir bu yüzden Balkan güvenliğinin ve burada ülkelerin Avro-Atlantik bakışını uzun vadede değiştirebilir. Bu durum Avro-Atlantik bünyelerin itibarı geleceğe doğru sorgulanır halde gelme ihtimali yüksektir. 

Erjada Progonati

 
  "Dengesizliğin Dengeleyici Gücü" Olabilmek...   2012-04-16
  "Türkiye'nin Normatif Değerler İle Realpolitik Arasında Sıkıştığı Alan Libya ve Suriye Örnekleri"   2012-04-17
  "Başlarken"...   2012-04-15 21:47:16
  "Türkiye İçin Yeni Bir Dış Politika Karar Verme Modeli Önerisi"   2012-04-17
  "İkinci Marmara Seferini Yeniden Düşünmek"   2012-04-17
  "Türk Dış Politikası ve Kamu Diplomasisi"   2012-04-17
  Arnavutluk’ta “Yeni Milliyetçilik” Rüzgarı   2012-04-21
  "Türk Dış Politikasının İşleyişi Üzerine Bir Değerlendirme"   2012-04-18 23:26:39
  "Küreselleşen Dünya’da, Devletlerin Daha Demokratik Dış Politika Karar Verme Sürecine İhtiyacı Vardır"   2012-04-17
  "Dış Politika Yaklaşımlarındaki Dönüşüm"   2012-04-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU