Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Afrika/ "Türk Dış Politikasında Afrika: “Osmanlı Mirası Üzerine Ortak Gelecek - Etkinlik Arayışları”(III)"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-05-26
"Türk Dış Politikasında Afrika: “Osmanlı Mirası Üzerine Ortak Gelecek - Etkinlik Arayışları”(III)"

Türkiye, Afrika’da ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirebileceği önemli fırsatlara sahiptir. Bununla ilgili olarak 2003 yılında Afrika ile Ekonomik ve Ticari İlişkileri Güçlendirme Stratejisi dâhilinde, kıta ülkeleri ile ticaret hacminin ve ekonomik işbirliği imkânlarının geliştirilmesi kararı alınmış ve bu karar başarıyla uygulanmıştır. Örneğin Sahra Altı Afrika ile yapılan ticaretimiz 2000 yılında 742 milyon dolar seviyesindeyken, bu miktar 2008 itibariyle 6 milyar dolara yükselmiştir. Yine 2008 itibariyle Kuzey Afrika ile yapılan ticaret miktarı 10 milyar Dolara ulaşmıştır. 2010 yılında ise kıtanın geneli ile yapılan toplam ticaret miktarı yaklaşık 15,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir[1].  

Son olarak kıtayla toplam ticaret hacmi 2011 yılının ilk sekiz ayı itibariyle yaklaşık 12 milyar dolar seviyesine yükselmiştir[2]. Türk inşaat şirketlerinin Afrika genelinde yüklendikleri projelerin değeri 25 milyar dolar civarındadır[3]. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verilerine göre Afrika’ya yapılan ihracatta ilk beş sırayı Cezayir, Mısır, Libya, Fas, ve Güney Afrika Cumhuriyeti almaktayken ithalatta ise Libya, Cezayir, Güney Afrika, Mısır ve Nijerya başı çekmektedir[4].  

 

Türkiye’nin Toplam  İhracatı (Milyar $)

2003

2004

2005

2006

2007

47,253

63,167

 

73,476

 

85,535

107,215

AFRİKA

2,131

2,968

3,631

4,566

5,976

Kuzey Afrika

1,577

2,203

2,544

3,097

4,030

Sahra-Altı Afrika

554

765

1,087

1,469

1,947

Türkiye’nin Toplam  İthalatı (Milyar $)

49,409

69,492

79,889

139,576

170,057

AFRİKA

3,338

4,820

6,047

7,405

6,784

Kuzey Afrika

2,519

3,231

4,212

4,878

3,616

Sahra-altı Afrika

820

1,589

1,835

2,526

3,168

Tablo 1: Afrika Ülkeleri ile Türkiye’nin Dış Ticareti (2003-2007)

 

Kaynak: Sedat Aybar, “Türkiye-Afrika Ekonomik İlişkileri”, Stratejik Analiz, Cilt 9, Sayı 99, Temmuz, 2008, s. 39.

Türkiye’nin Afrika’ya ihracatını arttırmaya yönelik gerçekleştirilen Türk-Afrika İş Konseyleri kapsamında ilgili ülkelerde ortak iş toplantıları düzenlenmekte ve Türk İhraç Ürünleri Fuarları’na destek verilmektedir. Bu çerçevede Tunus, Fas, Cezayir, Libya, Sudan ve Mısır’la ortak İş Konseyleri tesis edilmiştir. 2008 Türk-Afrika İş Forumu’ndan sonra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Afrika Ticaret Sanayi Tarım ve Meslek Odaları arasında imzalanan bir anlaşma ile 2008 Ağustos ayında Türk-Afrika Ticaret Odası kurulmuştur[5].

2003 Strateji Belgesi kapsamında Türkiye, Afrika Kalkınma Bankası ve Afrika Kalkınma Fonu üyeliği için Şubat 2008’de başvuru yapmış ve bu başvuru aynı yılın Mayıs ayında kabul edilerek Guvernörler Toplantısı sırasında Afrika Kalkınma Bankası’nın bölge dışı 25. üyesi olmuştur. İstanbul’da Ağustos 2008 tarihinde Türkiye-Afrika Zirvesi’nin yanında düzenlenen Türkiye-Afrika İş Forumu sonunda kabul edilen deklarasyonda, taraflar arasında ticaret potansiyelinin geliştirilmesi, yatırımların arttırılması, iş imkânlarının arttırılması ve teknolojik-lojistik altyapının desteklenmesi kararları alınmıştır[6].

Türkiye, kıtaya yönelik ekonomik ve teknik yardımlarını Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla yapmaktadır. Sudan, Etiyopya ve Senegal’de kurulan ofisler aracılığıyla çeşitli insani yardımların ve altyapı projelerinin finansmanı karşılanmakta ve bu projelerin uygulanmasına çalışılmaktadır. Önümüzdeki dönemlerde yardımların miktarını ve kapsamını arttırmak için diğer ülkelerde de TİKA program Koordinasyon Ofislerinin açılması planlanmaktadır.

C. Barış ve Güvenlik

Afrika devletlerinin bağımsızlıklarını kazanmaya başladığı dönemden bugüne iç çatışmalar ve sınır sorunları adeta kıtanın kaderi haline gelmiştir. Kıtanın hemen her bölgesinde etnik, dini veya siyasi sebeplerle yaşanan pek çok kanlı çatışmada bugüne kadar milyonlarca insan ölmüş ve bir o kadarı da yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kalmıştır. Güvenlik ve istikrarın sağlanması amacıyla Birleşmiş Milletler başta olmak üzere bazı uluslararası barış misyonları, kıtanın çeşitli çatışma bölgelerinde görev yapmaktadır. Türkiye de bugüne kadar Birleşmiş Milletler Barış Gücü şemsiyesi altında birçok göreve katılmıştır. Bu görevler şunlardır:

1-      Geçmiş Dönemde İcra Edilen Askeri Misyonlar:

-          Somali’de BM Harekâtı (UNOSOM): Somali’de düşmanlıkların durdurulması ve insani yardım harekatı için güvenilir bir ortamın sağlanması maksadıyla “Ümit Operasyonu” adı altında icra edilen insani yardım ve barışı koruma harekatına Ocak 1993 - Şubat 1994 tarihlerinde 300 kişilik bir mekanize bölükle iştirak edilmiştir.

-          Demokratik Kongo Cumhuriyeti: Avrupa Birliği tarafından Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde yapılan seçimler sebebiyle BM Kongo Misyonu, Temmuz 2006- Aralık 2006 tarihleri arasında bir adet C-130 nakliye uçağı ile takviye edilmiştir.

-          Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde AB Polis Misyonu (EUOPOL): Türkiye söz konusu misyona Haziran 2006-Haziran 2007 tarihlerinde bir jandarma personeli ile katılmıştır.

2-      Halen Devam Eden Askeri Misyonlar:

-          Sudan’da BM Görevi: 2005 yılının Mart ayında kurulan BM Sudan Misyonu’na üç personel ile katkı sağlanmaktadır. Ayrıca Hartum’da kurulan BM Barış Gücü karargâhı için de bir personel görevlendirilmiştir.

-          Sudan’da NATO Görevi: Afrika Birliği Barış Gücü’nün Darfur’da bulunan personeline NATO bünyesinde lojistik destek amaçlı olarak Türkiye bir adet C-130 uçağı tahsis etmiştir[7].

Sonuç

“Yeni Büyük Oyun”un rekabet alanlarından biri olarak güç mücadelesinde önemli bir yere sahip olan Afrika, Büyük Ortadoğu Projesi bağlamında küresel ölçekte keskin bir paylaşım savaşına doğru sürüklenmektedir. Bu noktada Afrika kıtasının jeopolitik konumu ve sahip olduğu yeraltı-yer üstü zenginlikler, değişen jeopolitiği, yeni ve eski pek çok küresel güç-güç adayının bu kıtayla ilgili özel politikalar kurgulamasına ve politikalar geliştirilmesine neden olmaktadır.

Hiç kuşkusuz Afrika, yükselen güç Türkiye açısından da her alanda önemli fırsatlar sunmakta olup, başta Doğu Akdeniz’deki etkinliği olmak üzere, bölgesel çıkar ve güvenlik arayışları bazlı yeni yakın çevre politikasında ikinci önemli halka olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda bölgeye yönelik olarak yumuşak güç unsurları ile yeni bir açılım hamlesi başlatan Türkiye, özellikle eğitim, sağlık, alt yapı vb. insani alanlarda ortaya koyduğu faaliyetler ile birlikte, Afrika’daki varlığını güçlendirmek istemektedir. Aynı şekilde Afrika ülkeleri de bugün itibariyle Türkiye’nin teknik ve ekonomik gelişmişliğinden ve tecrübelerinden faydalanmayı tercih etmektedir. Bu tercihte, Türkiye’nin bölgedeki Osmanlı geçmişi oldukça önemli bir yere sahiptir.

Dolayısıyla, karşılıklı beklentiler çerçevesinde her açıdan yarar sağlayan ikili-bölgesel münasebetlerin bundan sonra daha yoğun bir şekilde geliştirilebilmesi için zemin hem tarihsel hem de konjonktürel açılardan fazlasıyla müsait olup, bunun mümkün olduğunca geliştirilmesi ve farklı sahalara taşınması gerekmektedir. Başta ABD, AB ülkeleri, Japonya, Çin ve Hindistan olmak üzere birçok ülkenin Afrika’ya artan yoğun ilgisi, hiç kuşkusuz Türkiye açısından bir takım zorluklara yol açacak olsa da, küresel bazlı yeniden yapılanma ve denge arayışları Türkiye açısından bir takım fırsatları da beraberinde getirmektedir. Burada, özellikle Batılı ülkelerin önemli bir çoğunluğunun ve diğer güç-güç adaylarının Afrika ülkelerinin temel sorunlarına kalıcı çözüm üretmek, bu konularda kendilerine yardımcı olmaktan ziyade, söz konusu ülkelerin zenginliklerinden pay almak peşinde olmaları, Türkiye’yi farklı kılmakta ve bölge ülkeleri tarafından daha güvenilir bir ortak olarak algılanmasını sağlamaktadır.

Dışa açılım stratejisi çerçevesinde Afrika’ya özel bir ilgi ve politika üslubu benimseyerek kıtaya ilişkin meseleleri dış siyasetinin öncelikli gündem maddeleri arasına dâhil eden Ankara’nın, başta Türk dünyası bağlamında olmak üzere, yakın çevresi ağırlıklı uygulamalardan elde ettiği deneyim çerçevesinde bir politika geliştirmesi, sürecin geleceği açısından büyük bir önem arz etmektedir. Bu kapsamda Ankara’nın siyaset-strateji-araçlar arasındaki harmoniye dikkat ederek eylem-söylem bazında daha dikkatli ve tedrici bir politika izlemesinde fayda mülahaza edilmektedir. Bunun öncelikli yollarından biri de, hiç kuşkusuz, bu bölgeye yönelik ilgisini; bilgi-koordinasyon-etkin takip boyutunda da gerçekleştirmesinden geçmektedir. En azından, şu ana kadarki mevcut durum, Türkiye’nin Türk dünyası bağlamındaki hazırlıksız ve sonrasında da devam eden inişli-çıkışlı ilgi sürecini Afrika boyutunda da fazlasıyla hatırlatmaktadır. Bunun için, en azından literatüre bakmak fazlasıyla kâfi olacaktır.

Dipnotlar

1)      “Dış Ticaret İstatistikleri”, Ekonomi Bakanlığı İnternet Sitesi, (Erişim) http://www.tuik.gov.tr/disticaretapp/disticaret.zul?param1=5¶m2=0&sitcrev=0&isicrev=0&sayac=5809, 2 Ekim, 2011.

2)      “Ülke Gruplarına Göre Dış Ticaret”, Ekonomi Bakanlığı İnternet Sitesi, (Erişim) http://www.ekonomi.gov.tr/index.cfm?sayfa=7145D543-D8D3-8566-4520DFB6CC4A86BA, 2 Ekim, 2011.

3)       Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi, a.g.e.

4)      Ufuk Tepebaş, “Türkiye’nin Afrika Açılımı ve Türkiye Afrika İşbirliği Zirvesi”, TASAM İnternet Sitesi, http://www.tasam.org/index.php?altid=2515

5)      Ali Engin Oba, “Türkiye’nin Afrika Politikası Etkinleşirken”, TASAM İnternet Sitesi, (Erişim)  http://www.tasamafrika.org/tr/arsiv/makaleler/227-tuerkiyenin-afrika-politikas-etkinleirken.html, 25 Ağustos, 2008 s. 45.

6)      Ali Engin Oba, “Türkiye-Afrika İlişkilerinde Yeni Bir Dönem Başlarken”,  Stratejik Analiz, Cilt 9, Sayı 102, Ekim 2008, s. 45.

7)       “Türk Silahlı Kuvvetlerinin Barışı Destekleme Harekâtına Katkıları”,  Türk Silahlı Kuvvetleri Resmi İnternet Sitesi, (Erişim) http://www.tsk.tr/4_ULUSLARARASI_ILISKILER/4_6_Turkiyenin_Barisi_Destekleme_Harekatina_Katkilari/konular/Turk_Silahli_%20Kuvvetlerinin_Barisi_Destekleme_Harekatina_Katkilari.htm, 1 Ekim, 2011.

 

Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL  

Ahmet Said ALTIN

 

 

 
  "Güney Kore- Hindistan Nükleer İşbirliği ve Nükleer Enerji İkilemi"   2012-03-20
  "Japonya Nükleer Enerjiden Vazgeçmiyor"   2012-03-20
  "Yeni Cazibe Kıtası: Afrika"   2012-03-20
  'Merkez-Köprü Bağlamında Türkiye Enerji Politikası'   2012-03-24
  "Bölgesel Politikada Rogun Projesi"   14.12.2011
  "Avrupa Birliği ve Türkmenistan: Boru hatlarına dayalı işbirliği (2)"   28.08.2011
  "Avrupa Birliği ve Türkmenistan: Boru hatlarına dayalı işbirliği (1)"   04.08.2011
  'Kaya Gazı(Shale Gas), Türkiye'ye Ne Katar?'   2012-04-20
  'Türkiye'nin, Avrupa'ya Enerji Mesajı'   2012-04-23
  'Türkiye ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları'   2012-04-28
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU