Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Rusya-Ukrayna/ 'Enerji'de Rusya'yla Mı Rusya'ya Rağmen Mi'

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-05-21
'Enerji'de Rusya'yla Mı Rusya'ya Rağmen Mi'

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılmasıyla birlikte, Türkiye'nin uluslararası alanda ön plana çıkan özelliklerinden biri de, coğrafi-stratejik önemi dolayısıyla enerji politikalarındaki rolü olmuştur. Hazar Havzası kaynakları üzerinde Azerbaycan ile giriştiği ilk projelerden[1] bugüne, Türkiye enerji politikalarında etkin ülke olma konumunu korumaktadır çünkü dünyadaki kanıtlanmış petrol ve doğalgaz rezervlerinin %72'sine sahip bölgelerin kesişme noktasında bulunmaktadır[2].

Türkiye, Azerbaycan enerji politikalarının ikinci büyük başarısı olan Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı projesinin 1990'ların sonunda gündeme gelmesiyle birlikte, Avrupa ülkeleri giderek artan doğalgaz ihtiyaçlarını karşılamak için yeni bir güzergahın[3], Türkiye üzerinden geçmesi konusunda projeler üretmeye başladılar. Enerji konusunda büyük ölçüde dışa bağımlı olan Avrupa ülkelerinin ithalatı, 2008 yılında 1014 milyon Tep(ton eş değer petrol)[4], 2009 yılında 943.6 milyon Tep[5] olmuştur. Yapılan değerlendirmeler enerji ithalatının izleyen yıllarda da yüksek seviyelerde olacağını gösterdiğinden, enerji arz güvenliği Avrupa güvenlik politikalarının temelinde yer almaktadır. Birincil enerji kaynaklarından kömür, doğalgaz ve petrol ithalatlarının her birinin 1/3'ünden fazlasını Rusya Federasyonu'ndan tedarik eden Avrupa ülkeleri için, bu bağımlılığın azaltılmasında Rusya'ya bağımlılığın azaltmasında, farklı kaynakçı ülkelerle yapılacak Türkiye geçişli projeler önem kazanmıştır.

Avrupa Birliği'nin geleceğe yönelik enerji politikaları incelendiğinde, kaynak arz güvenliği ve çeşitliliği ilk sıralarda yer alırken, Rusya Federasyonu'na giderek bağımlı olunacağı gerçeği en büyük tehditlerden biri olarak kabul edilmektedir. 10.6 bin milyon ton petrol rezervi ile dünyada 7., 44.8 trilyon m3 doğalgaz rezerviyle 1. ve 157010 milyon ton kömür rezerviyle dünyada 2. sırada yer alan[6] ve 2011 yılında toplamda 511.4 milyon ton petrol, 670.7 milyar m3 doğalgaz ve 336 milyon ton kömür üreten[7] Rusya Federasyonu, gerçekten de Avrupa enerji pazarının en büyük taliplisi olmaya devam edecektir.

Rusya tekelinin enerji güvenliği ve siyasi güç için tehlikeli olduğu varsayımları ve kaynak çeşitlendirme politikası gereği Avrupa Birliği, Türkiye-Azerbaycan enerji işbirliğinin daha da genişletilerek bölgede başka ülkelerin kaynaklarını da içine alan projelere, destek verdiğini her fırsatta dile getirmektedir. Bu bağlamda Trans-Hazar, Nabucco, ITGE, Güney Avrupa boru hatları gibi projeler ortaya atılmıştır. Hiç şüphesiz ki Avrupa enerji arz güvenliğinin sağlanması için geliştirilen bu girişimler Türkiye ve Azerbaycan'a uluslararası saygınlık getirirken, diğer taraftan Rusya Federasyonu'nun tepkisini çekmektedir. Çünkü Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamalar, Rusya tekeline karşı Azerbaycan-Türkiye temelli Hazar ve Ortadoğu bölgelerinden gelecek enerjiyi koymaya yöneliktir. Bu açıklamalar, üstü kapalı da olsa Rusya ve Türkiye-Azerbaycan arasında bir enerji arzı çekişmesi yaratmış ve sürekli olarak inkar edilse de birbirine rakip projeler gündeme getirilmiştir. Türkiye ve Azerbaycan zaman zaman Rusya ile karşı karşıya gelirken, Avrupa devletlerinin Rusya ile enerji projeleri geliştirmeye devam etmeleri akıllara önemli bir soruyu getirmektedir: Avrupa'nın enerji arz güvenliği için Rusya'ya karşı projeler sürdürmeye çalışmak, yani uluslararası deyimiyle "Rusya'yı by-pass etmeye çalışmak", Türkiye ve Azerbaycan'a kısa, orta ve uzun vadede ne kazandıracaktır ya da ne kaybettirecektir?

Rusya'yı dışarıda bırakan enerji  projeleri, Sovyetler Birliği süresince büyük ölçüde belirsiz kalmış Hazar Bölgesi zenginliklerinin araştırılmasıyla birlikte gündeme gelmeye başlamıştır. Azerbaycan'ın Azeri-Çırak-Güneşli petrol sahalarından çıkarılacak petrolün mevcut Rusya boru hatları ve limanlarıyla taşınması yerine farklı bir güzergahın -yani Türkiye toprakları ve limanının- seçilmesi ve Rus şirketlerinin "Asrın Anlaşması"nda pay alamamaları, Sovyet sonrası dönemde Rusya Federasyonu'nun Azerbaycan ve Türkiye politikası oluşturan en önemli etmenlerden olmuştur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey'e darbe yapan Surat Hüseyinov'a ve Karabağ çatışmalarında Ermenistan'a verilen Rus desteğinin  altında Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı (BTC) girişimini aramamak, tarihi yanlış değerlendirmek olacaktır. Unutulmaması gereken bir başka nokta ise Azerbaycan-Ermenistan savaşına Türkiye'nin müdahale olasılığı doğduğunda, Rusya'nın Türkiye'yi savaşla tehdit etmesi, PKK'nın zaman zaman BTC'ye yönelik eylemleri, Rusya'nın BTC hattının güvensizliği ve ekonomik karsızlığı konusunda ısrarlı kötülemeleri, enerji ilişkilerinde Rusya'nın Türkiye'ye tepkisini belirtmekte değinilmesi gereken noktalardır[8]. Haydar Aliev'in yönetime gelir gelmez BTC'deki Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi'nin (SOCAR) %10'luk payını Rus şirketi Lukoil'e devretmesiyle, "by-pass" edilmeye çalışılan Rusya gecikmeli de olsa projedeki yerini almıştı.

Bu projenin ardından bölgede ortaya atılan projelerde Rusya Federasyonu yine saf dışı bırakılmaya çalışılmıştır. 2000'lerin başlarında fikir alt yapısı oluşan Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi[9], Avrupa için Rusya, Norveç, Cezayir, Libya gibi kaynaklara alternatif oluşturduğundan, Avrupa enerji arz güvenliği açısından çok önemli olarak görüldü. Türkiye-Azerbaycan temeline dayanan ve ilerleyen zamanda içine Türkmenistan, İran, Irak ve Mısır gibi doğalgaz sağlayıcı ülkeleri de  alması tasarlanan proje, öncelikle Güneydoğu ve Orta Avrupa'ya, daha sonraki yıllarda da Batı Avrupa'ya gaz sağlayacaktır. Şüphesiz ki böyle bir projenin, tüm Avrupa tarafından kararlılıkla desteklenmesi ve bir an önce yapımına başlanılması, Türkiye ve Azerbaycan yetkilileri tarafından bekleniliyordu. Türkiye'nin etkin rolüne rağmen boru hattının inşasının önceden duyurulduğunun aksine 2011 yılı yerine 2013 yılının sonunda başlatılacağı gerçeği, Avrupa'nın Nabucco için koşar adımlar atmadığı yönünde eleştiriler doğurmuştur.

Türkiye, Nabucco Projesi için çabalarını sürdürürken, Rusya'ya doğalgaz bağımlılığını azaltmayı amaç edinmiş olan Avrupa ülkeleri de Rusya'yla iki önemli projenin imzalarını atıyorlardı. Türkiye'ye Mavi Akım ile gaz sağlayan Rusya, Avrupa'ya gaz akışı için Kuzey Akım ve Güney Akım projelerini masaya koydu.

Kuzey Akım (Nord Stream), Baltık Denizi'nin altına yerleştirecek ikiz boru hattıyla Avrupa'nın gaz ihtiyacını karşılama projesidir. Bu projenin birinci ayağı yani birinci boru hattı sularından geçtiği 5 ülkenin onayından sonra yapılmıştır ve gaz akışı 2011 yılında başlamıştır. Bu boru hattıyla 27.5 milyar m3 doğalgaz Almanya'ya gönderilmekte olup, 2012 sonunda ikinci boru hattının da inşasının bitmesiyle toplam kapasite 55 milyar m3'e ulaşacaktır[10].

Güney Akım (South Stream) ise, Karadeniz'in altından geçen bir boru hattı ile Bulgaristan üzerinden Orta ve Güney Avrupa'ya gaz sağlanılması üzerine kurulu, yıllık kapasitesi 66 milyar m3 olması beklenilen bir projedir. Bu projeye dahil olan Avrupa ülkeleri, Bulgaristan, Sırbistan, Macaristan, Yunanistan, Slovenya, Avusturya, Hırvatistan ve İtalya'dır. 2012 sonunda karadaki bölümünün inşasına başlanacak boru hattından, 2015 yılında gaz akışı gerçekleşmesi beklenilmektedir[11]. Güney Akım'ın güzergahı, Nabucco'nunkine çok benzediği için, bu iki proje pek çok yetkili tarafından rakip projeler olarak ilan edilmiştir.

Enerji arz çeşitliliği sağlama ve Rusya'ya olan bağımlılığını azaltma çabasında olduklarını her fırsatta dile getirirlerken, 2015 yılı itibariyle Rusya'dan toplamda 121 milyar m3 gaz alımı yapmalarını sağlayacak iki projeye pek çok Avrupa devletinin destek çıkması ve Nabucco projesinin gerçekleşmesinin bu kadar uzaması, şüphesiz ki akıllara perhiz-lahana turşusu ikilemini getirmektedir. Özellikle Türkiye ve Azerbaycan, yeni enerji projeleri için cesur adımlar atarken ve bazı ülkelerle enerji çekişmeleri yaşamayı göze alırken, Avrupa'nın tam bir birlik içinde etkin destek vermemesi, Türkiye ve Azerbaycan'ın, Avrupa için Rusya'yla tersleşmesini sorgulanabilir hale getirmiştir. Bu sorgulama en çok Türk ve Azeri politika oluşturucuları arasında konuşulur olmuştur ki 2008 sonrası dönemde Türkiye ve Azerbaycan'ın bölgede enerji politikalarında bir takım gelişmeler/değişimler olmuştur. Rusya-Gürcistan Savaşı'nı izleyen dönemde Azerbaycan, Rusya ile daha fazla enerji işbirliği konuşabilir hale gelmiştir ve Azerbaycan-Rusya arasında 2009, 2010 ve 2011 yıllarında imzalanan 3 anlaşmayla Azerbaycan, Rusya'ya ilk olarak 500 milyon m3 gaz satmayı kabul etmiş, daha sonra da bu rakamı önce 1 milyar m3'e sonra da 2 milyar m3'e çıkarmıştır. İzleyen süreçte, 25 Ekim 2011'de Türkiye ile Azerbaycan 16 milyar m3'lük doğalgaz alım-satım anlaşması imzalayıp 26 Aralık'ta bu gazın taşınması için Trans-Anadolu Boru Hattı yapılmasını öngören bir zapt üzerine uzlaştılar. Bu gelişmeler, Türkiye ve Azerbaycan'ın enerji politikalarında beraber olduklarını ve Avrupa'ya gaz ticareti için yeni projeler bulabileceklerini göstererek ve Avrupa ülkelerinin Nabucco için ellerini hızlı tutmaları gerektiği mesajını verdi. Bu anlaşmadan sadece bir kaç gün sonra Türkiye, Avrupa ülkelerini de şaşırtan bir şekilde Rusya'ya Güney Akım projesinin Karadeniz'den geçmesi için izin verdi. Bunun karşılığında da Rusya'dan 2025 yılına kadar gaz fiyatında indirim ve batı hattından günümüzde akmayan 3 milyar m3 gazı alma hakkı elde etti.

Türkiye ve Azerbaycan'ın 25 Ekim tarihli anlaşma gereği akacak gazın Nabucco yerine Trans-Anadolu Boru Hattı'ndan geçeceğini duyurmaları ve Güney Akım'a verilen izin, Türkiye ve Azerbaycan'ın, Avrupa enerji politikalarındaki birlikteliksizliği ve enerji arzı çeşitlendirme anlayışındaki tutarsızlığı anlatmak için verdikleri güzel bir mesajdı. Politikalar hazırlanırken bölgenin en çok göz önünde tutulması gereken güçlerin başında gelen Rusya Federasyonu'nu, dışarıda bırakarak yapılacak Avrupa enerji arzı güvenliği bünyesindeki projelerin, Türkiye ve Azerbaycan'ın ulusal güvenliğine baskı yaptığını söylemek, tarihsel süreç incelendiğinde zor değildir. Özellikle de bu tip projeler yürütülürken, Avrupa Birliği'nin tam bir birlik şeklinde projelerin arkasında durmaması, Rusya ve Türkiye-Azerbaycan taraflarını karşı karşıya getirmekten öteye gitmemektedir. Bu durumda, Rusya ve Türk taraflarının Avrupa enerji pazarı için çekişmeleri yerine ortak projelerle pazarı paylaşmaları gerekmektedir. Bir başka deyişle, Güney Akım ve Nabucco birbirilerini tehdit eden rakip projeler olmak yerine aynı amaca hizmet eden kardeş projeler olmalıdır. Bu bağlamda, kısa vadede Rus ve Türk devletleri tarafından enerji alanında tam bir işbirliği önermek güç gibi gözükmektedir fakat bu ülkelerin ortak bir anlayış çerçevesinde, Avrupa'ya enerji ihracatı projelerini gözden geçirmelerinde fayda vardır.

Emre Çıtak

Notlar:

1- Türkiye'nin Hazar Bölgesinde giriştiği enerji projelerini Azerbaycan'ın bağımsızlık sonrası dönemine dayandırmak gerekir. Özellikle 1992 yılında Ebulfez Elçibey'in yönetime geçmesiyle, Türkiye bu bölgedeki enerji ilişkilerinde istenilen ülke haline gelmiştir. Bu doğrultuda 1994 yılında imzalanan "Asrın Anlaşması'nda", Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı da hissesini almıştır.

2-"Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı  2010-2014 Dönemi Stratejik Planı", s. 42

(http://www.enerji.gov.tr/yayinlar_raporlar/ETKB_2010_2014_Stratejik_Plani.pdf son erişim 20.05.2012)

3- Avrupa'nın doğalgaz ithalatı yaptığı ülkeleri incelemek için bakınız: "EU Energy and Transport in Figures", European Commission Statistical Pocketbook 2010, http://ec.europa.eu/energy/publications/doc/2010_energy_transport_figures.pdf son erişim: 20.05.2012     

4-"Europe Energy Position: Annual Report 2010", European Commision Market Observatory and Statistics, http://ec.europa.eu/energy/observatory/annual_reports/annual_reports_en.htm son erişim: 20.05.2012 

5- European Commission Eurostat Energy Production and Imports: http://epp.eurostat.ec.europa.eu/statistics_explained/index.php/Energy_production_and_imports   son erişim: 20.05.2012               

6-"BP Statistical Review of World Energy June 2011", British Petroleum, June 2011, http://www.bp.com/assets/bp_internet/globalbp/globalbp_uk_english/reports_and_publications/statistical_energy_review_2011/STAGING/local_assets/pdf/statistical_review_of_world_energy_full_report_2011.pdf son erişim: 20.05.2012      

7- Rusya Enerji Bakanlığı İstatistikleri: http://minenergo.gov.ru/activity/oilgas/state_oil_industry_in_2009.php

Son erişim: 20.05.2012

8- Bu konuda okunabilecek kaynaklar: Sergej Mahnovski, "National Resources and Potential Conflict in Caspian Sea Region", Olga Oliker and Thomas S. Szanya (der.), Faultlines of Conflict in Central Asia and the South Caucasus, California, RAND, 2003. , Christopher Zürcher, The Post Soviet Wars: Rebellion, Ethnic Conflict, and Nationhood in the Caucasus, NewYork, New York University Press, 2007. , Umut Uzer, Identity and Turkish Foreign Policy: The Kemalist Influence in Cyprus and the Caucasus, Londra, I. B. Tauris, 2011., Kamer Kasım, " The Nagorno-Karabakh Conflict, Caspian Oil and Regional Powers", Bülent Gökay (der.), The Politics of Caspian Oil, New York, Palgrave Macmillian, 2001.

9- Nabucco Projesi'nin ayrıntıları için bakınız: http://www.nabucco-pipeline.com/portal/page/portal/tr son erişim: 21.05.2012

10. Kuzey Akım Projesi'nin ayrıntıları için bakınız: http://www.nord-stream.com/about-us/ son erişim: 21.05.2012

11. Güney Akım Projesi'nin ayrıntıları için bakınız: http://south-stream.info/?L=1 son erişim: 21.05.2012

 
  "Güney Kore- Hindistan Nükleer İşbirliği ve Nükleer Enerji İkilemi"   2012-03-20
  "Japonya Nükleer Enerjiden Vazgeçmiyor"   2012-03-20
  "Yeni Cazibe Kıtası: Afrika"   2012-03-20
  'Merkez-Köprü Bağlamında Türkiye Enerji Politikası'   2012-03-24
  "Bölgesel Politikada Rogun Projesi"   14.12.2011
  "Avrupa Birliği ve Türkmenistan: Boru hatlarına dayalı işbirliği (2)"   28.08.2011
  "Avrupa Birliği ve Türkmenistan: Boru hatlarına dayalı işbirliği (1)"   04.08.2011
  'Kaya Gazı(Shale Gas), Türkiye'ye Ne Katar?'   2012-04-20
  'Türkiye'nin, Avrupa'ya Enerji Mesajı'   2012-04-23
  'Türkiye ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları'   2012-04-28
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU