Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Rusya-Ukrayna/ 'NATO Zirvesi Yönelik Ön Bildiri'

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-05-11 21:21:32
'NATO Zirvesi Yönelik Ön Bildiri'

3-4 Mayıs tarihleri arasında Rusya Savunma Bakanlığı tarafından Avrupa Füze Kalkanının durumu ile ilgili bir konferans gerçekleştirildi. Chicago’da gerçekleşmesi planlanan NATO zirvesi arifesinde yapılan bu konferans Moskova’nın konu ile ilgili düşüncelerini ve tavrını ortaya koymuştur.

Bu mesele ile ilgili daha önce bu büyüklükte bir konferans veya forum gerçekleşmemişti. Konferansa 50 ülkenin savunma ve dış politika kurumlarının temsilcileri, 200 civarında askeri uzman ve siyasetçi katıldı.

İzolasyon Riski ile Nezaket

Meselenin önemi gerçekleştirilen faaliyetin büyüklüğünden de belli olmaktadır ki son zamanlarda Füze Kalkanı meselesi Rus - Amerikan ilişkilerinde önemli bir yer almakta ve aynı zamanda ikili ilişkilerin tüm yönlerinde olumsuz etkileme kapasitesine sahip olduğunu belirtebiliriz.

İki tarafın bu problemi çözmek amacıyla karşılıklı attıkları adımlar bir sonuç vermedi. Rusya’nın Avrupa Füze Kalkanı ile Rusya füze sisteminin işbirliği yapma teklifi, sonradan Rus nükleer caydırıcılık için hukuksal güvenlik talepleri, Amerika tarafından ortak üçüncü ülkelerden füze tehdidini izleme merkezleri kurma teklifi gibi projeler ardı ardına başarısızlıkla sonuçlandı.

Geçen Sonbahardan itibaren Füze Kalkanı meselesi iyice çıkmaza girdi. Bunun ilk göstergesi Rusya Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev’in Washington’un Avrupa’da Füze Kalkanı sistemini kurması durumunda Rusya’nın buna karşı alacağı tedbirler hakkında konuşması oldu.

Rusya, ne ABD, ne de Avrupa Füze Kalkanı meselesinin Güney Osetya’daki gerçekleşen silahlı olaylar dönemindeki gibi ilişkileri gerginleştirmesini istememektedir. Bu dönemde bilindiği gibi Moskova ile Washington arasında ilişkiler dondurulmuş olup taraflar arasında Soğuk Savaş döneminde görülen restleşmeler yaşanmıştı.

Rusya ve ABD bu çıkmazda iken, iki ülkenin resmi temsilcileri sadece Ulusal Savunma Füze Sistemi meselesinde değil, iki ülke arasında başka konulardada bazı çelişkilerin olduğunu ve bu meselelerin çözüme ulaşması gerektiği hakkında defalarca dile getirmiştilerdi.

Chicago’yu ziyaret etmek istemeyen Rusya, bir taraftan durumun daha da alevlenmesini istememekte ve diğer taraftan bilgi izolasyonunda kalma riskini almaktadır. Bu riski minimize etmek için NATO zirvesine katılamayacak olan Moskova’nın bu mesele ile ilgili konumunu, yaklaşımını büyük bir konferans  aracılığıyla dünyaya sunmayı istemiştir. Bu konferansa hem batı ülkelerinin yüksek katılımı hem de NATO genel sekreter yardımcısı Aleksander Vershbow’un katılımı dikkate alındığında Moskova’nın amacına uygun bir şekilde gerçekleştiği söylenebilir.

Her Taraftan Baskı 

Rusya kendi pozisyonunu kamu önünde ilan ederken, NATO zirvesindeki gelecek temsilcilere karşı üç yönden baskı taktiğini kullanmaktadır. Bu üç önemli yön Rusya’nın Amerika ile ikili ilişkilerinde çatışma potansiyeline sahip Füze Kalkanı meselesi ile ilgili üç soruya yönelik cevaplardır.

İlk problem – güvensizlik. Moskova, Amerika temsilcilerinin Avrupa’daki Füze Kalkanı sisteminin Rusya’ya karşı değil İran’a karşı inşa edileceği ve bu kalkan kendi teknik özellikleriyle Rusya’nın nükleer potansiyeline karşı dayanamayacağı konusunda sözlerine güvenmemektedir. Bu tür endişelerin nedeni de teknik bilgi eksikliğidir, deneyimli askeri uzmanlar arasında bile tartışmalara konu olan ABD’nin Füze Kalkanı sisteminin Rusya’ya tehdit derecesi söz konusudur.

Washington Rusya’yı Global Füze Kalkanı sistemi inşaatına dahil etmek istemiyor, çünkü Rusya Amerika’nın yeni küresel güvenlik mimarisindeki egemenliğine tehdit oluşturabilecek potansiyele sahiptir.   

Bu problem çerçevesinde konferansı düzenleyenler Amerikalıların Rusya’yı askeri ve teknik konularda bilgiler sunarak ikna etmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Konferans çerçevesinde Rus subaylar Rusya’nın ABD’ye nükleer saldırısını simüle ederek bu durumda Avrupa Füze Kalkanının davranışını analiz etmeye çalıştılar.

İkinci problem – Moskovanın görüşlerinin Washington tarafından göz ardı edilmesidir. Avrupa Füze Savunma sistemi projesi ile ilgili anlaşmazlık Rusya siyasi liderleri tarafından kamuya açık bir şekilde ilan edilse bile Amerika Birleşik Devletlerinin planlarını hiçbir şekilde etkilememektedir.

Projenin dört aşamasından ilki, yani Avrupa denizlerine “Aegis” sistemi ile donatılmış gemilerin yerleştirilmesinde artık tamamlanma aşamasına gelmiştir. Washington’un Moskova ile anlaşmazlıklarını çözme çabaları gösterilmesine rağmen, Avrupa Füze Savunma sisteminin stratejik yönleri değişmemektedir. Bu da Rusya ile ilişkilerin bozulması ABD’nin planlarını değiştirmek için bir sebep olmadığını göstermektedir.

Bu durumda Moskova artık yumuşak uyarılardan sert tehditlere doğru geçmektedir. Bu yönde ilk adım atılmıştır bile – Cumhurbaşkanının emriyle Kaliningrad’ta “İskander” füze sistemleri yerleştirilecektir. “İskander” füze sistemlerinin lezyon uzaklığı 500 kilometreyi aşmamakta, bu tek başına Avrupa Füze Savunma sistemini doğrudan tehdit etmek için yetersizdir.

Gerçekleşen konferansta Rusya Genelkurmay başkanı Nikolay Makarov Avrupa’daki Amerikan füze savunma sistemlerine direkt saldırı için yeni çalışmaları olduğunu açık bir şekilde söylemiştir.

Üçüncü problem – Rusya’nın katılımı olmadan yeni küresel güvenlik sisteminin yapılandırılması. ABD’nin mutlak egemenliği çerçevesinde yeni Dünya transformasyonu sürecinde, Washington stratejik ortaklarının güvenliğini sağlamlaştırmak istemektedir. Bunu yapmanın yolu da bu devletler üzerinde koruma “şemsiyesi” oluşturmaktır, tabii ki bu sistemin nükleer füze tehditlerinden de koruması gerekmektedir.

Bu açıdan düşünüldüğünde Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni küresel güvenlik sisteminde mutlak lider konumunda olması şarttır. O yüzden bu sistem içerisinde Washington ile rekabet edebilecek bir devletin bulunması olumsuz karşılanmaktadır.

Beyaz Saray ve Pentagon oluşturulmakta olan Füze Savunma sistemi içerisinde sadece periferi katılım seçeneklerini sunmaktadır. Bu durum ise Moskova’yı zayıf konumuna düşürmekte ve doğal bir şekilde Rusya’nın itirazını ortaya çıkarmaktadır.

Gerçekleşen konferansta Rusya temsilcileri bu soruları cevaplandırmaya çalıştılar.  Bu amaçla konferansın ikinci gününde devlet temsilcileri ve katılımcılar için Marfino’ya, Moskova’nın “Don – 2N” radar füze savunma sistemi yerleştirilmiş askeri üssüne ziyaret gerçekleştirildi. Rus generaller Amerikalı meslektaşlarına, Rusya ve NATO askeri altyapı ortaklığı çerçevesinde ilk Avrupa Füze Savunma sistemine “Don - 2N” sistemini ekleme önerisinde bulundular.

NATO’nun Chicago zirvesi öncesinde gerçekleşen bu konferans Rusya için istenildiği gibi geçtiğini söylemek mümkündür. Konferansta Ruslar tarafından zirveye katılacak olan temsilcilere yönelik akılcı bir baskı yapılmıştır. Bu baskının ne kadar verimli olduğunu ise zaman gösterecektir.

Türkçeye Şerife Jabbarova tarafından tercüme edilen bu yazı, Roman Larionov tarafından yazılmış olup, 05.05.2012 tarihinde Voice of Russia'da Rusça olarak yayınlanmıştır. Orijinal metin için bkz: http://rus.ruvr.ru/2012_05_05/73852822/ , 05.05.2012  

 
  "İran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "KRİZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"   20.03.2012
  "ASEAN Bölgesel Forumu Toplantısı ve Güneydoğu Asya'da Yeniden "Pax-Americana Sendromu"   2012-03-20
  "Güney Çin Denizinde Yükselen Kriz Bağlamında Asya Pasifik Bölgesinin Güvenliği"   2012-03-20
  "Çin - Pakistan İlişkilerinde Gwadar Limanı ve Bölgesel Gelişmelere Etkileri"   2012-03-20
  "Hindistan Donanması Doğu Komutanlığı'nın Etkinliğini Artırıyor"   2012-03-20
  "ÇHC XXI Yüzyılın Süper Gücü Olacak"   2012-04-04
  "Avrupa'da Sağ Popülizm Tehlikesi..."   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU