Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Balkanlar/ Arnavutluk’ta “Yeni Milliyetçilik” Rüzgarı

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-04-21
Arnavutluk’ta “Yeni Milliyetçilik” Rüzgarı

Haziran 2009’dan beri Arnavutluk’ta muhalefette olan Sosyalist Parti (SP) ve başkanlığını yapan Edi Rama o yılda gerçekleşen seçimlerin sonuçlarına karşı çıkmıştır. Değişik yollardan seçim sonuçlarını protesto eden SP herhangi bir sonuca ulaşamadı. Bu sonuçlar Edi Rama’nın ve başkanlık ettiği partisinin imajını ciddi bir şekilde zedelemiştir. Haziran 2013 yılında Arnavutluk’ta genel seçimlerin gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu durumda zaman içerisinde siyasette puan kaybeden SP, yeni stratejiler hayatta geçirmeye çabalamaktadır.

İktidarda bulunan Demokratik Parti (DP) ve lideri Sali Berişa’nın durumu da, 2013 yılında gerçekleştirilecek olan genel seçimlerde salıntıda. Arnavut halkı bu yönetime karşı her zamandan çok tepkili (ekonominin gittikçe düşüş göstermesi/işsizlik, devamlılık gösteren enerji krizi, ülkenin kuzeyinde geçen iki yılda yaşanan sellere karşı müdahale edilememesi ve benzeri durumlar) olduğu için DP’nin tekrar iktidara gelme şansı azalmaktadır. Ayrıca DP, üçüncü siyasi gücü temsil eden koalisyon ortağı Entegrasyon Hareket Partisi’nden (LSI) gelecek seçimlerde daha olumsuz etkileneceğini varsayıyor. LSI’nin başkanı, İlir Meta’nın yolsuzluk skandallarına karıştığı ortaya çıkmıştır ve bu durum koalisyon kurduğu partinin (DP) imajını daha fazla zedelemektedir.

Gelişmelerden anlaşılan şu ki, 1991 yılından beri alternatifli bir şekilde iktidara gelen SP ve DP’nin şansları tekrar yönetime gelmek için gittikçe azalmaktadır. Bu tabloya yeni siyasi partilerin ortaya çıkışı da bir etken olarak eklenince iki büyük siyasi partinin gelecek seçimlerde iktidara gelme ihtimallerini belirtmek daha çok kolaylaştırmaktadır.

En çok ses getiren ve yeni bir oluşum olarak ortaya çıkan Kırmızı ve Siyah Birliği Partisi, SP ve DP’nin gözünü korkutmaktadır. Bu parti, Kosova’da bulunan milliyetçi  kökenli “Vetevendosja” partisinin ikizi olarak nitelendirilebilir. Bu parti Arnavutluk’ta 2011 yılının sonunda gerçekleşen nüfus sayımına karşı çıkaşıyla ses getirmiştir. Başkanı, eski Yüksek Adalet Konsey’in Başkan Yardımcısı, Kreşnik Spahiu’dur. Spahiu, Arnavutluk içinde ve Balkanlar’da bulunan Arnavut azınlığa yönelik aktif bir politika izlemektedir. Yeni partinin faaliyetleri ve Arnavut halkının mevcut partilere karşı kaybolan güveni Kırmızı ve Siyah Birliğin 2013 yılındaki genel seçimlerde yüksek oranda oy alma şansını arttırmaktadır. Aynı zamanda şu anda Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bamir Topi liderliğinde benzer şekilde milliyetçi temelli bir parti kurulmuştur: Fryma e Re Demokratike (Demokraitik Yeni Nefes). Bu partinin içerisinde eski DP yetkilisi olan adamlar (eski Parlamento Başkanı, eski Bakanlar, v.b.) yer almaktadır. DP’den memnun olmayan üyeler ayrılıp bu partiye katılmıştır. Bu yüzden de bu partinin avantajı, gelecek seçimlerde Arnavutluk siyasetinde tecrübeli siyasetçilere yer vermesidir.

Yeni kurulan partilerin ortak ve dikkat çekici noktaları milliyetçi temelli olmalarıdır. Bu unsur hem mevcut partilerin hem de uluslararası camianın dikkatini çekmiştir. İktidarda olan DP, Arnavutluk’ta siyasi partilerin arasında artık bir modaya dönüşen milliyetçi eğimini dikkate alıp genel seçimlerin yaklaşması ile bünyesinde yeni stratejiler geliştirmektedir. Böylece geçen yıl DP’nin koalisyon kurduğu Çameryalıları (1913 yılından beri Yunanistan’da kalan Arnavut azınlığı) temsil eden parti, PDIU (Partia per Drejtesi, Integrim dhe Unitet- Adalet, Entegrasyon ve Birlik Partisi) ile yeni ve aktif bir işbirliğine gitmektedir. PDIU’nun üyeleri Arnavutluk’un çeşitli şehirlerinde (Fier gibi) bazı devlet kurumlarda stratejik yerlere getirilmektedir. Bunu yaparak DP hem gelecek yıl gerçekleştirilmesi beklenen yerel seçimler için puan kazanmaya çalışmaktadır hem de tespit ettiğimiz milli sorunla uğraşan önemli partilerin birisini bünyesinde bulundurup bu tür görevleri vererek kendi ulusal imajını pekiştirmektedir. Ancak burada değinmesi gereken önemli bir unsur daha var: DP’nin koalisyona katmak istediği bir diğer siyasi parti de, Arnavutluk Parlamentosu’nda Yunan azınlığını temsil eden PBDNJ (Partia Bashkimi per te Drejtat e Njeriut-İnsan Hakları Birlik Partisi). Bu durum DP’yi milliyetçi tutumunu zayıflatmaktadır ve daha ön plana çıkarttığı unsur, gelecek seçimlerde daha çok oy almasıdır.

SP ise kendi stratejisinde bu unsuru kopyalamaya çalışmaktadır. Böylece SP lideri, Edi Rama, Ocak ayında yazdığı kitabını (“Kurban”) “tanıtım bahanesiyle” Kosova ve Preşova Vadisine gitmiştir. Burada görüştüğü kişiler arasında Preşova’da Arnavut milliyetçisi olarak tanınan Ragmi Mustafa;  Bujanovac’ta, Shaip Kamberi; Preşova Vadisi’nde Demokratik Partinin lideri, Skender Destani yer almıştır. Rama’nın yaptığı konuşmalarda Sırbistan’ın Kosova’nın bağımsızlığını kabul etmesi gerektiğini ve her iki ülkenin (Sırbistan ve Kosova) geleceğinin AB ile entegrasyonda olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca Rama Arnavut Parlamentosuna Preşova Vadisinde, Tetova okuluna benzeyen ve Arnavutça dersler veren okullar kurulması için fon ayırma teklifini sunacağını söz vermiştir.

Arnavutluk’ta özellikle Soğuk Savaş’ın sonuna kadar ikinci planda kalan “Arnavutluk sorununu” bu dönemde en etkin şekilde tekrar ortaya çıkması uluslararası camianın da dikkatini çekmiştir. Böylece Arnavutluk’ta bulunan Alman elçisi,  Carola Holtkemper, son zamanlarda ortaya çıkan bu milliyetçi eğimi eleştirmektedir. Tartışılması gereken soru şu: Arnavutluk’ta son zamanlarda ortaya çıkan milliyetçilik eğimi taşıdığı ilk anlamıyla mı yorumlanmalı yoksa bu unsur 1991’den beri artık alternatifli bir şekilde iktidara gelen siyasi partilerin (SP-DP) eskimiş oyunlarına karşılık yeni bir maske olarak mı ortaya çıkmıştır? “Arnavutluk sorunu” 1913 yılından beri çözüm beklemektedir. Balkanlar’da beş ülkede dağılmış olarak bulunan Arnavut nüfusu siyasi partilerden çok rahatsızdır. Bir çatı altında olmaları için değişik lobilerden çıkan sesler gittikçe daha güçlü olmaktadır. Bu yüzden ölçüm olarak küçük kalan ama Balkanlar’da stratejik bir öneme sahip olan, Arnavutluk uluslararası camia tarafından daha çok dikkate alınmalı. Eskiden gelen sorunlar zamana yayıldıkça bölgenin istikrarını ve güvenliğini tehdit etmektedir. 

Erjada PROGONATİ

 
  "Dengesizliğin Dengeleyici Gücü" Olabilmek...   2012-04-16
  "Türkiye'nin Normatif Değerler İle Realpolitik Arasında Sıkıştığı Alan Libya ve Suriye Örnekleri"   2012-04-17
  "Başlarken"...   2012-04-15 21:47:16
  "Türkiye İçin Yeni Bir Dış Politika Karar Verme Modeli Önerisi"   2012-04-17
  "İkinci Marmara Seferini Yeniden Düşünmek"   2012-04-17
  "Türk Dış Politikası ve Kamu Diplomasisi"   2012-04-17
  "Türk Dış Politikasının İşleyişi Üzerine Bir Değerlendirme"   2012-04-18 23:26:39
  "Küreselleşen Dünya’da, Devletlerin Daha Demokratik Dış Politika Karar Verme Sürecine İhtiyacı Vardır"   2012-04-17
  "Dış Politika Yaklaşımlarındaki Dönüşüm"   2012-04-20
  "Türk Dış Politikasının Gelgitleri"   2012-04-21
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU