Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Balkanlar/ "Milli Çıkarlar Nezdinde Diplomasi"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-03-04
"Milli Çıkarlar Nezdinde Diplomasi"

AB gözetiminde, Sırbistan-Kosova arasında son zamanlarda sürülen diyaloglar Kosova’nın tanınması yönünde ilerleme kaydedilmemiştir. Bu diyaloglar sadece teknik konuları kapsamaktadır (serbest dolaşım, üniversite diplomalarının karşılıklı tanınması ve nüfus kayıt defterleri konularında anlaşmalar). Bu durum, hem Kosova ve Sırbistan için hem de bölge için önemlidir. Sırbistan’ın AB’ye girmesi için çok az bir yol kalmıştır. Kosova’nın durumu bağımsızlığını kazandıktan sonra uluslar arası arenada itibar kazanmışsa da hedeflerini gerçekleştirememiştir. Bölge açısından da bu olumsuzluklar bazı aktörler için negatif etki yaratmışken bazıları için de tam tersine fırsat yaratmıştır. 

Sırbistan, Kosova’nın bağımsızlığını en azında kısa vadede tanımayacağını aşikârdır. Kosova’nın Sırbistan tarafından tanınması milli çıkarlarına karşı olacağını söylenmektedir. Ayrıca, Belgrat hükümetinde ikinci bir dönemde Kosova’nın Arnavutluk ile birleşmesi paranoyalar yaşanmaktadır. Arnavutluk hükümetin gündeminde böyle bir mesele hiç telaffuz edilmemektedir. Başka bir deyişle, bu durum Sırbistan tarafından ortaya atılmıştır. “Büyük Arnavutluk”un ortaya çıkması tehlikesini bölgede bulunan tüm  “Ortodoks kardeşler” her zamandan çok, şimdi hissetmektedirler. Yunanistan böyle bir kâbustan tarih boyunca kurtulmamıştır. 

Dikkatimizi çeken en önemli husus bu paranoyaların karşısında Rusya’nın tutumu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın resmi sayfasında “Büyük Arnavutluk” ideası uluslararası güvenliğine aykırı gelmektedir. Bu tür fikirler bölgede istikrarsızlığa yol açabilir. Rusya, “Büyük Arnavutluk”u desteklememektedir. Arnavutluk’ta bulunan Rusya elçiliği bu tavrını açıkça Arnavutluk hükümetine nota olarak vermeye düşünülmektedir. Dolayısıyla, Rusya bir defa daha dış politikasıyla uluslar arası arenada sesini duyurmaktadır. İki ülke arasında olan bir meseleye üçüncü uluslar arası bir aktör arabuluculuk bir rol oynamaktan çok, ortalarını daha da karmaşıklaştırmaya çalışıyor.  

Diplomasinin önemli esaslardan birisi, ancak ilgili uluslararası aktörlerin hayati çıkarlarının tersine gelişen olaylarda onlar tepki gösterir. Bu durumda, Rusya Sırbistan adında Arnavutluk’u protesto etmektedir. Diplomatik kriz denilecek dereceye kadar ilerleyen bu meselenin bahanesi, pek gerçekçi görünmezse de tehlikeli boyutlara yol açabileceğini görünmektedir. Arnavutluk hükümeti bu duruma karşı şu anda sessiz kalmaktadır, çünkü diplomatik platformdan yoksun olan durum diplomatik girişimler yersiz olacaktır.

Bu durumu, daha yakından analiz edecek olursak, Rusya’nın “Büyük Arnavutluk”tan çok endişelendiren Sırbistan’ın uluslar arası arenada statüsü görünüyor. 2 Haziran’da “Frankfurter Allgemeine Zeitung” gazetesinde verdiği bir röportajda, Sırbistan Cumhurbaşkanı, Boris Tadic, Kosova sorunun çözülmesi için “Büyük Arnavutluk”un ortaya çıkmasına olumlu yaklaşmıştır. Bu teklif birçok uluslar arası aktörleri şaşırtmıştır ve olumlu bir diplomatik hamle olarak alkışlanmıştır. Çünkü Sırbistan yıllarca bu fikre karşı mücadele vermiştir. Belgrat’ın tüm problemleri Kosova bağımsızlığını tanımamasından kaynaklanmıştır. Aslında Tadic’in bu teklifi bu kadar iyi niyetli olarak anlaşılmaması lazım, çünkü bu sorunda iyi niyet olsaydı ilk olarak Kosova’nın bağımsızlığı tanınmış oludu. Bu teklif aslında Tiran hükümetini kışkırtmaktır. Sırbistan, Kosova’nın Sırp çoğunluğu barındıran Mitrovica şehrini talep etmektedir. Bu da Arnavutluk hükümetine Kosova’yı Sırbistan ile birlikte aralarında bölmektir. Kosova’nın bir kısmı Arnavutluk’a öbürü de Sırbistan’a birleşmesi anlamında gelmektedir. Sırbistan Cumhurbaşkanın teklifi Rusya’yı rahatsız etmiştir.

Moskova’yı, Kosova ile birlikte ortaya çıkacak “Büyük Arnavutluk”, Sırbistan kadar rahatsız etmemektedir. Belgrat’ın “Büyük Arnavutluk”u tanıma teklifine bulunması, kendi AB geleceğini kurtarma çabalarında bulunması demektir. Sırbistan’ın Kosova’yı tanımamasıyla AB’ye katılma sürecini sıkıntıya sokmuştur. Sırbistan’ın izlediği bu süreç, Moskova’nın hesaplarını olumsuz etkilemiştir. Balkanlar’da bu sorunun çözülmesi Rusya’nın çıkarlarına karşı gelmektedir. Balkanar’da krizlerin devam edilmesi Rusya’nın bu bölgede etkisini daha kolay sürdürebilmesini sağlıyor. Bu sorunun bu şekilde dile getirmesinin yasal dayanağı olmamaktadır, çünkü Kosova bağımsızlığını ilan ettikten sonra, 22 Temmuz 2010’da Uluslararası Adalet Divanı tarafından tanındı. Ayrıca Rusya, Kosova bağımsızlığını bahane ederek 8 Ağustos2008 yılında Gürcistan’nın Güney Osetya’ya ve Abhazya’ya silahlı saldırı yapmıştır. Sırbistan-Kosova arasındaki anlaşmazlık, Rusya’ya bir alternatif kartı olarak NATO, AB, ABD’ye sunmasına yarayacaktır. Sırbistan’ın AB’ye her zamandan çok şimdi daha yakın olması ve Batı Balkanlar ülkelerine benzer bir yol izlemesi, Rusya’yı “Büyük Arnavutluk” gibi, Sırbistan paranoyasına karşı çıkmasına yol açmıştır. Sırbistan, Moskova’dan bağımsız olarak hareket etmesi beklenilmektedir. Dolayısıyla Rusya’nın Balkanlar’da etkinlik sahası iyice daralmış olacaktır.  

23 Martta Rusya Başbakanı, Vladimir Putin, Belgrat’ta ziyarette bulunmuştur. Bu ziyarette Putin, Sırbistan NATO’ya girecekse ve Atlantik füze sistemini kabul ederse, Rusya balistik füzeleri Sırbistan’a karşı monte edeceğini açıkça tehdit etmiştir.  Bu şekilde, Sırbistan’ın NATO’ya girme olasılığına karşı Moskova tehditte bulunarak onu engellemeye çalışıyor. Rusya, Sırbistan’ı kendine bağlamak için birçok yola başvurmuştur. Böylece, ortak enerji projeleri, askeri, dostluk ve işbirliği yönünde değişik anlaşmalara imza atma girişiminde bulunmuştur. Sırbistan, Moskova’nın bu politikalara karşı tutumuna olumsuz etki yapmıştır. Sırp Başbakan yardımcısı ve aynı zamanda Liberal Parti’nin başkanı, Cedomir Jovanoviç, Moskova’nın politikası “sömürgeci” olarak nitelendirmiştir.

Belli ki Tiran’ın NATO’ya katılmasından sonra (komünizm döneminden beri) Moskova’nın tepkisizliği daha sürmemiştir. Arnavutluk’un NATO’ya katıldıktan sonra, Rusya’nın politikaları bu hükümete karşı daha aktif ve olumsuz olarak ortaya çıkmaya başladı. Bu yüzden, Tiran hükümeti bir an önce, Rusya’nın bu tepkilere karşı tedbirler alması ve bir tutum belirlemesi gerekiyor.  Neticede Rusya’nın Arnavutluk’a karşı son zamanlarda izlediği politika, Arnavutluk hükümetinden çok, Sırbistan hükümetine mesaj olduğunu değerlendirmek gerekiyor. Bu gelişmeler, en çok Sırbistan’ı ve Kosova’yı yeni diplomatik süreçlere itmektedir. Her iki hükümet, geleceğe yönelik belirli yollar çizmesi ve ikilemler yaşamaması gerektiğini anlaşılmaktadır. Bu hem AB’ye yoluna katılımların hızlandırması hem de Balkanlar’ın yaşadığımız yüzyılda “barut fıçısı” olaraktan çıkmak; Balkanlar’da en büyük sorunlarından birini çözerek istikrarı sağlamaya yönelik olumlu bir gelişmeye yol açacaktır.

Erjada PROGONATI

 
  ‘Arap Baharımsı’lığı Döneminde Türkiye-İran İlişkisi   2012-03-19
  "Ortadoğu Bağlamında Türkiye-ABD İlişkileri"   2012-03-12
  "Amerika'nın Büyük Stratejisi Olarak Demokrasi "   2012-03-19
  "Bangladeş'de Anayasa Tartışmalarının Gölgesinde Siyasi Kriz   2012-03-20
  "Çin Pakistan İlişkilerinde Doğu Türkistan"   2012-03-22 00:13:23
  "Avrupa Treni Dönüyor Mu?"   2012-03-20
  "Obama -Dalay Lama Görüşmesinin ABD - Çin - Hindistan İlişkilerine Olası Etkisi"   22.03.2012
  "Özbekistan: 20 Yıllık Yeni Tarih"   22.03.2012
  "ÇATIRDAYAN AVRUPA"   2012-03-20
  "Cem Özdemir'e "Yeşil" Iışık (Mı?)"   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU