Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Kafkasya/ "Azerbaycan Örneğinde Türk Cumhuriyetlerinde Sosyal ve Kültürel Hayatı Etkileyen Dış Tehditler (2)"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-04-11 23:35:18
"Azerbaycan Örneğinde Türk Cumhuriyetlerinde Sosyal ve Kültürel Hayatı Etkileyen Dış Tehditler (2)"

Misyonerlerin “İncilleştirme -2000” hedefi çerçevesinde, Azerbaycan’da 7500’den fazla Türk’ü, 20 milyon dolardan fazla harcayarak Hıristiyanlaştırdığı iddia edilmektedir. Misyonerler, yayınladıkları çok sayıda kitap ve broşürleri bedava dağıtmaktadırlar. Rusça olan Blagodat gazetesi 100.000, Azerbaycan Türkçesi olarak yayınlanan Müjde Gazetesi ise 75.000 basılmaktadır. Özellikle Bakü’deki tiyatro, sinema ve konferans salonlarını kiralayarak yaptıkları toplantılara, yaklaşık 1500 kişi katılmaktadır[1].      

1993 yılında yayınlanan ve Protestan misyonerlerin önemli kitaplarından biri olan “Operations World” adlı kitapta, 1993 yılına kadar Azerbaycan’da 2000’den fazla kişinin Hıristiyanlığı kabul ettiği yazılmaktadır. Yine Katolik dünyasının lideri Papa, 2003 yılında Azerbaycan’a yaptığı ziyaret esnasında, Hıristiyanlara daha fazla ibadet özgürlüğü tanınmasını istemiş ve Bakü’de bir Katolik kilisesi yapılması için müsaade almıştır[2].  

Misyonerlerin bir faaliyeti de, ülkedeki Şii-Sünni ayırımını körüklemeleridir. Merkezi İsveç’te bulunan İncil’i Tercüme Enstitüsü (IBT); Adige, Kabartay, Osetin, Karaçay, Çeçen, Nogay, Avar, Lezgi, Lak, Dargin, Tabasaran, Rutul gibi dillerin bir kısmına İncil’i tercüme ettirmiştir ve diğer dil ile lehçelere de tercüme ettirme çalışmaları sürdürülmektedir. Azerbaycan’a 100 bini aşkın kitap ve 175 bin gazete  getirilerek halka dağıtılmıştır (1996). Malta ve Lübnan’dan bu ülkeye yönelik Hıristiyanlık propagandası yapan radyo yayınları gerçekleştirilmektedir[3].

Nahçıvan’da “ADRA” isimli bir insani yardım örgütü, daha çok gençlere hitap etmekte olup, İngilizce dil kursları aracılığıyla misyonerlik faaliyetleri yapmaktadır. Bu kuruluşun “İdrak ve Prognozlar” adlı bir de dergisi yayınlanmaktadır. Azerbaycan Dini Araştırmalar Merkezi’nin verdiği resmi rakamlara göre; Bakü’de 15 cami bulunurken, kilise sayısı yedidir. Dini teşkilatların sayısı 300 den fazla olup, 260’ı Müslüman, diğerleri ise Hıristiyan, Yahudi, Krişna ve Bahai teşkilatlarına aittir. Resmi olmayan rakamlara göre sayı 900’ü geçmektedir. Bakü Devlet Üniversitesi’ne bağlı olan “Bakü İncil Enstitüsü” kapatılmış olmasına rağmen, faaliyetlerini açıktan açığa sürdürmektedir. “Greater Grece” teşkilatı da şehrin muhtelif yerlerinde kiralanan evlerde dini sohbetler, kurslar ve seminerler düzenlemektedir. Merkezi ABD’de bulunan Hayat Verici Lütuf Tarikatı’nın Bakü’de bulunan şubesi aktif olarak faaliyetini sürdürmektedir. Ayrıca komün yaşayış şekli ve vejeteryan özelliği ile dikkat çeken ve gençler arsında yaygın faaliyetlerde bulunan Krişnacılar da, Azerbaycan’daki önemli misyonerlik kuruluşlarındandır. Yehova Şahitleri, Azerbaycan’ın Zagatala bölgesinde ağırlıklı olarak çalışmalarını yürütmektedir. Ayrıca bu kuruluş tarafından Sebayil ve Nesimi rayonlarında ev ev dolaşılarak basımı yurt dışında gerçekleştirilen “Storojevaya Basriya” dergisi ile metro ve otobüs duraklarında çeşitli broşürler dağıtmaktadırlar. Misyonerler, Azerbaycan’da etnik azınlık olan Lezgi, Talış, Avar, Tat ve Kürtlere yönelik yoğun dini propaganda yapmaktadırlar. Azerbaycan’da çok sayıda insanın din değiştirmesi üzerine ortaya çıkan “Allah’ın Askerleri” adlı gizli bir örgüt, İran’dan maddi destek almaktadır. Azerbaycan gençleri, misyonerlik faaliyetlerine tepkilerini, açıkça ortaya koymuşlar, bu girişimleri “dini ve milli değerlerin ayaklar altına alınması” olarak nitelendirmişlerdir[4].

                Hıristiyan misyonerlerin ulaşmak istedikleri gruplar arasında, ordu mensupları da yer almaktadır. Böylece Azerbaycan ordusu, müritler aracılığıyla kontrol altına alınmak istenmektedir. Bu amaca yönelik Şuşa ve Laçın’deki TV kanallarında, Rusça ve Türkçe dini propagandaya yer veren programlar yapmaktadırlar. İkinci bir hedefleri ise, Ermenistan tarafından işgal edilen toprakların geri alınması konusunda halkın inancını yıkmaktır. Kafkasya’daki stratejik konumu ve Orta Asya’ya açılan kapı olması dolayısıyla Azerbaycan’ı üs durumuna getirmek istemektedirler. Birçok misyoner teşkilatı, Orta Asya’dan gençleri çeşitli programlar altında, Azerbaycan’a getirtmekte ve yoğun Hıristiyanlık propagandası ve misyonerlik eğitimine tabi tutmaktadır[5].  

                Azerbaycan’da ilk misyonerlik faaliyetlerinde bulunan, merkezi ABD’nin Baltimor şehrinde bulunan Greater Grece (Hayatverici Lutuf) Uluslararası Kilisesi’dir. Önceleri gizli faaliyetlerde bulunan kilise, Adalet Bakanlığı’ndan izin istemiş, fakat bu istek reddedilmiştir. Bununla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylan bu kuruluş, Bakü Bibliya Cemiyeti’ni kurmuştur. Bu çerçevede Bakü Bibliya Enstitüsü ile Hayatverici Lutuf ve Hayat Sözü kiliselerini tesis etmişlerdir[6]. Bu grubun üyeleri, daha çok, öğrenci ve öğretmenlerden oluşmaktadır. Bakü’de bu grubun kullandığı birçok ev vardır[7]. Azerbaycan’da misyonerlik faaliyetlerinde bulunan bir diğer grup da, Hayat Sözü Kilisesi’dir. Bu kilise, 1993 yılından itibaren Azerbaycan’da misyonerlik faaliyetlerinde bulunmuştur. Dini kurum olarak tanınma isteği, Adalet Bakanlığı’nca 24 Temmuz 1996’da reddedilmiştir. Daha sonra 16 Mart 1997’de Azerbaycan Yüksek Mahkemesi’nin kararı ile kilisenin misyonerlik çalışmaları yasaklanmıştır[8]. Bunların dışında Hint kökenli misyoner kuruluşu olan Krişnacıların faaliyetleri de önemlidir. Ayrıca Elliler Kilisesi, Gedeonov Kardeşler, Yeni Yaşam Propagandası Kilisesi, İhdus Kilisesi, Umudun Sesi, Bibliya Enstitüsü, Kilise ve Yaşam Bereketi, Yeni Peygamber Kilisesi, Yedinci Gün Advenistleri, Vaftizciler, İncilciler, Yeni Yaşam Kilisesi gibi misyoner kuruluşlarının da faaliyetleri söz konusudur.     

Türk devletlerine gönderilen misyonerlerin büyük bir bölümü, Türk vatandaşıdır ve İstanbul’dan yayın yaptığı iddia edilen radyolarla, Türk dünyasının değişik bölgelerine Türkçe olarak Hıristiyanlık propagandası yapılmaktadır[9].

Azerbaycan’da misyoner teşkilatlar, evvela, halkın ne kadar milli şuura sahip olduğunu öğrenmek için anketler yapmaktadırlar. Bu teşkilatlar, durum tespiti yaptıktan sonra, milletin dini bütünlüğünü bozmak ve kendi ideolojilerini kabul ettirmek üzere faaliyetlerine başlamaktadırlar. Son dönemlerde Yahova Şahitleri halka; “ben Ermenilerle savaşmam, çünkü onlar benim din kardeşimdir” şeklinde propaganda yapmaktadırlar. Bunun adı; sivil toplum, demokrasi, hümanizm değil; ağır manevi buhran, milli onurun yok olması, milletin bölünmesi ve devletin çöküşüdür[10]. Batılı misyoner teşkilatlar, İslam ve Türklük aleyhine, Ermeniler lehine propagandalar yapmaktadırlar. Batı’nın Azerbaycan’daki resmi temsilcileri, ülkedeki azınlıklara ve din değiştirenlere dini özgürlük verilmesi, kiliseler yapılmasına izin verilmesi yönünde, hükümete baskı oluşturmak için beyanatlar vermektedirler[11].  

Son yıllarda faaliyetlerini gözle görünür bir şekilde arttıran misyoner teşkilatları, (Krişnacılar, Yahova şahidleri, Hıristiyanlar, Vehabiler vb.) Azerbaycan'da yoğun bir şekilde çalışmaktadırlar. Göçmenlerin, özellikle de gençlerin, din değiştirmeleri için içinde bulundukları ağır şartları ve zaaflarını son derece iyi tespit ederek kullanan bu teşkilatlar, çoğu zaman başarılı da olmaktadırlar. Ümitsiz olan gençler, kolaylıkla bunların tesiri altında kalmaktadırlar. Misyonerler, gençlerin, milli şuurdan yoksun olarak yetişmeleri için propaganda yapmaktadırlar. Maddi yönden çok güçlü olan ve zengin materyallere sahip bu teşkilatların faaliyetleri bir an önce kontrol altına alınmalıdır. Bazı gruplar ise yardım teşkilatı adıyla ülkeye girmekte ve kendi fikirlerini gençlere aşılamaktadır. Bu teşkilatlar, halka açık ayinler yaparak her geçen gün katılımı artırmaktadırlar. Gençlere problemlerini ancak kendilerinin çözeceklerini söyleyen ve çok parlak bir gelecek vaat eden misyoner teşkilatları, kontrol altına alınmazsa, yakın gelecekte millet ve devlet hayatında bu problemin acı bir netice vermesi mümkündür[12].

Gazetelere yansıyan haberlere göre; özellikle kaçkın ve mecburi göçkünlerin yoğun yaşadığı bölgelerde yatakhane ve çadır şehirlerde misyonerler tebliğ yapmaktadırlar. “Tanrı savaşa izin vermiyor” diye propaganda yapan, Dernegül ve Yasamal bölgesinde çok sayıda misyoner teşkilatı vardır. Bu teşkilatlar para, kitap ve broşür dağıtarak faaliyetlerine devam etmektedirler. Misyoner teşkilatları propagandalarında eğittikleri genç kız ve erkekleri kullanarak toplumu içeriden vurmayı amaçlamaktadırlar[13]. Ayrıca bu teşkilatların üyesi olan doktor, hemşire, öğretmen, diplomat ve yardım kuruluşlarının temsilcilerinin faaliyetleri sıkı bir şekilde takip edilmeli ve milleti, kendi öz değerlerinden uzaklaştırarak, nifak sokmak isteyen bu gibi şahıslara fırsat verilmemelidir.

Bağımsızlıktan sonraki geçiş döneminde bilim adamları, ekonomik ve sosyal itibar kaybına uğramışlardır. Bütün bu ağır şartlara rağmen bilimsel faaliyetlerini sürdürmeye çalışan bilim adamları, finans kaynağı olarak misyonerlerin tekliflerini kabul etmek zorunda kalmışlardır. Eğitime yardım adı altında ülkeye birçok misyoner gelmiştir. Bunların en yaygınları, yabancı dil kurslarında ve okullarda öğretmenlik yapan “barış gönüllüleri”dir. Misyonerler; bilimsel kongre, konferans ve sempozyum düzenlemekte, bilim adamlarının çalışmalarına destek verip, eserlerini yayınlamakta, bilgisayar, İngilizce kursları açmakta ve kendi okullarını kurmaktadır. Misyonerler bütün bunları, “bilime ve eğitime katkı sağlamak, halkın bilgi düzeyini yükseltmek ve onların evrensel kültürle tanışmalarına yardımcı olmak” için yaptıklarını söylemektedirler[14].      

Harici ülkelerden Azerbaycan’a getirilen kitapların sayısı neredeyse kişi başına iki kitaba ulaşmıştır. Parasız dağıtılan bu kitaplarda devletin birliğine ve halkın inanç bütünlüğüne aykırı fikirler vardır. Bu kitapların mutlaka kontrol edilmesi gerekmektedir. Ayrıca basına yansıyan haberlere göre, son zamanlarda ülkede satanistler örgütlenmeye ve kendilerine taraftar bulmak için faaliyet göstermeye başlamışlardır[15].

Azerbaycan basınında sıkça yer alan haberlere göre; Vatikan uzun süredir Ermenistan’ı ve yaptığı terör hareketlerini desteklemektedir. Vatikan’ın Ermenistan temsilcisinin, Ermenilere desteğini açık bir şekilde göstermesi ve Karabağ’da Azerbaycan Türklerine saldıranları “Hıristiyan Cengaverleri” olarak adlandırması, Azerbaycan’da rahatsızlık yaratmaktadır. Dağlık Karabağ’da misyonerler faaliyet göstermektedirler.  Vatikan Radyosu’nda çalışan Ermenilerin sayısı 196’ya çıkmıştır. Bu radyonun Hankenti’ndeki şubesi, bu bölgedeki misyoner faaliyetleri organize etmektedir[16]. 

Azerbaycan’da 2000’den fazla dini teşkilatın olması ve bunların faaliyetleri halk arasında huzursuzluk yaratmaktadır. Bu kadar çok kurumun olması demokrasi değil anarşi ortamı doğurmaktadır. Özellikle Yehova Şahitlerinin faaliyetleri milli bütünlüğe zarar vermektedir[17].

Birçok ülkede faaliyetleri yasaklanmış veya kısıtlanmış olan misyoner teşkilatlar, Azerbaycan’da gizli ya da açık bir şekilde, faaliyetlerine devam etmektedirler. Bu faaliyetler aynı zamanda güvenlik sorunu haline de gelmektedir. Çünkü ülke hakkında istihbarat bilgileri toplamaktadırlar. Normal yollardan toplanan bilgilerin yanında, internet üzerinden de yasal olmayan yollarla devletin gizli bilgilerine ulaşabilmektedirler[18]. Bu teşkilatların en çok ilgilendikleri gruplardan birisi de, her türlü istismara açık ve ihtiyaç sahibi olan kimsesiz sokak çocuklarıdır. Bu çocuklara sahip çıkan misyonerler, onları kendi ideolojileri doğrultusunda yetiştirmektedirler. Son zamanlarda çocuklarıyla birlikte din değiştiren ailelerin sayısında artış vardır. Bu ailelere milli bağımsızlığa aykırı propagandalar yapılmaktadır[19].

Misyonerler, diğer ülkelerde olduğu gibi, Azerbaycan’da da, teknolojiden ve basın-yayından istifade etmektedirler. Son zamanlarda internet üzerinden yapılan zararlı yayınlarla gençlerin kafaları karıştırılırken, asıl tehlikelerden birisi de internetten yapılan misyonerlik faaliyetleridir. Her gün saatlerce, internette zararlı siteleri ziyaret eden, tanımadığı art niyetli insanlarla sohbet eden gençler; ailelerinden, milletinden ve devletinden uzaklaşmaktadır. İnternet sohbetlerine meraklı gençler, kendilerine yapılan cazip teklifler sonrasında,  bu konularda çok bilgili ve tecrübeli misyonerlerin ağına düşmektedirler[20].   

Misyonerlerin kullandığı metotlara her gün yenileri eklenmektedir. Azerbaycan’da şehir merkezlerinde, sınır kasabalarında özellikle de yatakhanelerde yapılan misyonerlik faaliyetlerine şimdi de parklar eklenmiştir. Parklarda ellerinde Azerbaycan Türkçesi metinlerle dolaşan misyonerler, yanlarına oturdukları halktan kişilerden, ellerindeki metinde ne yazdığını kendilerine açıklamalarını istemekte ve amaçlarının Türkçe öğrenmek olduğunu söyleyerek,  bu insanlarla yakınlık kurmaya çalışmaktadırlar. Son zamanlarda parklarda Hıristiyanlık propagandası yapan misyonerlere sıklıkla rastlanmaktadır. Ayrıca bu zamana kadar hiçbir Rus sefiri Türkçe öğrenmemişken, ülkeye gelen her ABD sefirinin ilk iş olarak Türkçeyi öğrenmesi milletin üzerinde olumlu imaj bırakmaktadır[21]. 

Misyonerler son zamanlarda, Hıristiyanlığı anlatmaktan çok, İslam ve Hz. Muhammed hakkında yazılı ve sözlü olarak hakarete varan saldırılar yapmaktadırlar. Bu saldırılar en üst düzey din adamından, en alttaki misyonere kadar pervasızca yapılmaktadır. Bu tür ifadeler, Müslümanlar arasında Hıristiyanlara karşı kin ve nefret duygularının artmasına sebep olmaktadır[22].

Azerbaycan’da son yıllarda, gerek kendi imkanları ile gerekse devletin sağladığı imkanlarla yurt dışında eğitim almaya giden öğrencilerin sayısı, dört bini geçmiştir. Bu öğrenciler eğitimleri süresince bulundukları ülkelerde sahipsiz bırakıldıklarında misyonerlerin ağına düşmektedirler. Devlet bu konuda tedbirler almalı ve özellikle elçilikler vasıtasıyla bu öğrencilere sahip çıkmalıdır. Aksi takdirde milletin geleceğinin emanet edildiği bu gençler, geri dönülmez bir yola gireceklerdir[23].

Misyonerler, ortaokul çocuklarını tiyatro ve bale bahanesiyle bir araya getirmekte ve onlara “uşak bibliyası” adlı renkli kitapları hediye etmektedirler. Bakü’de, Gence’de, Lenkeran’da, Ali Bayramlı’da Sumgayıt’da Mingeçevirde, ABD’li, Norveçli, İngiltereli, Finlandiyalı, Macaristanlı, Hollandalı tespit edilebilen 19’dan fazla pastör faaliyet göstermektedir. Bunların amacı; topraklarının yüzde yirmisi işgal altında olan Azerbaycan’ın, ahalisinin de yüzde yirmisini, 2010 yılına kadar Hıristiyanlaştırmaktır[24].                 

Misyonerlerin bu yoğun faaliyetlerinden, halkın büyük rahatsızlık duymasının ardından, yöneticiler harekete geçirmiş ve Azerbaycan Milli Meclisi’nin 27 Aralık 1996 tarihinde aldığı kararla misyoner teşkilatların çalışmaları durdurulmuştur[25].

Kaynakça

1)       Zülfiye Ahmetli, “Bizi Dinden Döndermek Üçün 20 Milyon Dolar Haçlanıp”, Çağ Gazetesi, 30 Kasım 1997, s. 3.

2)        Hatem Cabbarlı, “Azerbaycanın Milli Tehlükesizlik Problemi ve Misiyoner Teşkilatların Faaliyetleri”, http://www.azsam.org/modules.php?name=News&file=article&sid=126, 25.12.2006. 

3)        Ömer Turan, Avrasya’da Misyonerlik, Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Yayınları, Ankara 2002, s. 22.

4)        Bayram Küçükoğlu, Türk Dünyasında Misyoner Faaliyetleri (Dünü Bügünü ve Yarını), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2003, s. 220-223.

5)      Mehmet Seyfettin Erol, “Orta Asya ve Kafkaslar’da Mistik-Hümanistik Güç Oyunu: Misyonerlik Faaliyetleri”, Stratejik Analiz, C. 1, S. 12, Şubat 2001, s. 16.

6)      Mövsüm Mehmedli, “Onlara Redd Olun Azerbaycan’a Deyipler”, Hürriyet Gazetesi, 25 Mayıs 1997, s. 8.

7)      Alternativ Gazetesi, 13 Mayıs 1997, s. 5.

8)      Cemaleddin Guliyev, ”Missioner Ocağı Kapanmalıdır”, Ekspres Gazetesi, 12 Mayıs 1998, s. 4.

9)      Erol, a.g.m., s. 12.

10)    Füzuli Gurbanlı, “Missionerlerin talasina düşmüş Azerbaycanlılar”, http:/olaylar.net/view.php?d=438, (23.10.2006).

11)   Şahin Muhammedoğlu, “Bakıda dini azatlık ve terör meselesi”, http:/olaylar.net/view.php?d=472, (23.10.2006).

12)    www.xeber.net/view.phped=4236, 15 Ekim 2002; Antiga Yakupkızı, “Missionerleri Tebliğatı”, http:/olaylar.net/view.php?d=394, (23.10.2006).

13)   www.525ci.com/1299/memleket.htm. (4 Ekim 2002).                         

14)   Seyfettin Erşahin, “Türkistan’da Misyonerlik Faaliyetleri (Kırgızistan Örneği)”, Diyanet İlmi Dergi, C. 34, S. 3, Temmuz-Ağustos-Eylül 1998, s. 100-101.

15)   “Bizde Satanistler Var”, http:/olaylar.net/view.php?d=158, (23.10.2006).

16)   Şahin Muhammedoğlu, “Vatikan Misyonerleri”, http:/olaylar.net/view.php?d=320, (23.10.2006).

17)   Şahin Muhammedoğlu, “İeqova şahidlerinin Bakı Sergüzeştleri”, http:/olaylar.net/view.php?d=379, (23.10.2006).

18)    “Azerbaycan misyoner hakerlerin hedefinde”, http:/olaylar.net/view.php?d=8719, (25.10.2006).

19)   Şahin Muhammedoğlu, “Dini missionerlik ve harici agenturalar”, http:/olaylar.net/view.php?d=20787, (23.10.2006).

20)   Elnare, “İnternet malumat yoksa fesad menbayia”, http:/olaylar.net/view.php?d=20701, (23.10.2006).

21)    Şahin Muhammedoğlu, “Harici missionerlerin Azerbaycan dilini “öğrenme”üsulu”, http:/olaylar.net/view.php?d=20667, (25.10.2006).

22)   http:/olaylar.net/view.php?d=20583, (25.10.2006).

23)   http:/olaylar.net/view.php?d=20211, (25.10.2006).

24)   “Azerbaycan’da haç suyuna salınmış adamlar var”,  http:/olaylar.net/view.php?d=8822, (25.10.2006).

25)   “Mahkeme Misyonerlerin Faaliyetlerini Araşdırıp”, Ayna Gazetesi, Bakü, Nisan 1997, s. 15.

Doç. Dr. Okan YEŞİLOT

 
  "Avrupa Günü'nü Kutlasak Mı kutlamasak Mı?"   2012-03-20
  "Nerede O Eski Dostluklar..."   2012-03-20
  "Dünyadaki Amerikan Karşıtlığı Üzerine Bir Değerlendirme"   2012-03-23
  "Nobel Barış Ödülü Obama'ya Verildi"   2012-03-24 14:55:50
  "Azerbaycan Örneğinde Türk Cumhuriyetlerinde Sosyal ve Kültürel Hayatı Etkileyen Dış Tehditler"   2012-04-10
  "Azerbaycan Örneğinde Türk Cumhuriyetlerinde Sosyal ve Kültürel Hayatı Etkileyen Dış Tehditler (3)"   2012-04-11
  “Dünya yaşasın sen de yaşa Türkmenistanım”   2012-04-21
  "Marşlarımız"   2012-04-28
  "Büyük Öğrenci Projesi" ve Bir Hikâyenin Düşündürdükleri…"   2012-05-09
  "Orda bir Türkistan Var Uzakta..."   2012-05-15
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU