Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Ortadoğu/ Maliki Nereye Koşuyor?

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-01-20
Maliki Nereye Koşuyor?

 

Başbakan Nuri el Maliki'nin Bağdat'tan Ankara'yı hedef alan salvoları ve attığı "yanlış" adımlar, Irak iç siyasetindeki krizi Ankara üzerinden bölgesel  boyuta taşıma hedefini ortaya koyuyor. Amiyane tabirle, "takke düşmüş, kel görünmüş vaziyette"...
Dolayısıyla Maliki, ABD'nin Irak'ta yapamadığını neredeyse tek başına gerçekleştirmek üzere. Bu gidişle hem Irak'ı resmen ikiye ya da üçe bölecek, ki bu bir iç savaş anlamına geliyor hem de bölgesel bir paylaşım savaşının önünü açacak gibi... 
Neresinden bakarsanız bakın, bölge yine Irak üzerinden yeni bir savaşın içine çekiliyor, eğer "akl-ı selim" bir an önce galebe çalmazsa. Nitekim, Bağdat-Erbil olarak başlayan bunalımın, Maliki'nin uzlaşmaz tutumu ve sert söylemlerinden dolayı hızlı bir şekilde Ankara-Bağdat hattına yönelmesi ve krizde Tahran'ın oynadığı "örtülü rol", açıkçası etnik-mezhepsel temelli bir savaşın güçlü sinyallerini veriyor.
Kuşkusuz, burada diğer bölgesel ve bölge dışı başkentlerin oynadığı rolü de göz ardı etmemek gerekir. Ama ortada olan onlar değil, bizleriz. Dolayısıyla oyun içinde oyun var, hem de oldukça büyük bir oyun!
***
 Tüm gelişmeler bizi "planlı bir kriz" süreciyle karşı karşıya bırakıyor. Temel hedef, bölgede Ankara'yı etkisizleştirmek. Bu bağlamda Maliki'nin "Türkiye bölgeye felaket ve iç savaş getirmeye çalışıyor" ifadeleri oldukça dikkat çekici. Dikkat çekici olmanın ötesinde fazlasıyla provokatif ve tehlikeli. Bir diğer ifadeyle, çok boyutlu-hedefli bir kriz yönetimi sürecinde Türkiye'ye yönelik olarak yürütülen psikolojik operasyonun S-400'leri gibiler...
Fakat burada bir yanılgıya düşmemek lazım. Maliki, üzerine düşen görevi yapıyor. O, sadece bir "emir eri". Bir çok kimse biliyor ki, "siyaset-strateji-araçlar" bağlamındaki "ahenksizlik", böylesine yüksek perdeden bir atış yapabilmesine müsait değil. Hatta, "Kuzey"in sahip olduğu "siyasi bütünlük" ve silahlı gücün kaçta kaçına sahip olduğu bile tartışmalı...
Bundan dolayı bırakın Ankara'ya meydan okumayı, Erbil'le bile tek başına mücadeleye girmesi mevcut şartlar altında mümkün görünmüyor. "Kum"a bu kadar yakın duran Maliki'nin, güneyde Irak milliyetçiliği daha ön plana çıkan Şii lider Mukteda el Sadr'dan bile destek alması o kadar kolay değil. Hatta tam tersi bir gelişme bile söz konusu olabilir. Sonuçta "ince siyaset" ve "oyun" bu topraklarda da geçerli. 
Dolayısıyla söyleyene değil, söyletene bakmak lazım! Peki, o zaman burada hemen sormak lazım; Maliki niçin Ankara'ya kafa tutuyor ya da "tutturuluyor"?
***  
Bunun için öncelikle krizdeki zamanlamaya dikkat çekmek gerekiyor. Ne de olsa "ani bir kriz" ile karşı karşıya değiliz.
Gelişmelere Irak özelinde ve bölgesel bazda ana hatlarıyla baktığımızda: ABD'nin Irak'tan "resmen" çekildiğini; Arap Baharı rüzgarlarının Şam kapılarına kadar dayandığını, dolayısıyla İran'ın ileri karakolu konumunda bulunan Suriye'yi kaybetme riski ile karşı karşıya bulunduğunu; Türk-Amerikan ilişkilerinde göreceli bir yakınlaşma sürecinin başladığını ve bunun özellikle Ortadoğu ağırlıklı olarak etkisini hissettirdiğini; BM Güvenlik Konseyi'nde İran'ın yanında duran Türkiye'nin bir süre sonra Füze Kalkanı'na "evet" dediğini ve Kürecik'i işaret ettiğini; Bu noktada Ankara-Tahran-Şam dengesinin ekseninin kaydığını, Ankara-Tahran hattında "güven" sorunun dillendirilmeye başlandığını, hatta Türkiye'ye aba altında sopa gösterildiğini; İran-Batı arasındaki nükleer krizin yeniden tırmandığını ve Hürmüz'e doğru yelken açtığını; İran İslam Devrimi'nin en güçlü  varlık nedenlerinden  birini oluşturan Filistin sorununda Tahran'ın elini zayıflatan gelişmelerin yaşandığını; Türkiye'nin PKK terörü ile mücadelede etkin sonuçlar almaya ve Kuzey Irak ile "farklı" ve yeni bir sürece doğru yol aldığını görüyoruz.
Dolayısıyla, Ankara-Bağdat hattındaki kriz; Ortadoğu bölgesindeki diğer krizlere paralel olarak İran'ın bölgeden iyice tecrit edilmeye-çevrelenmeye başlandığı, bu kapsamda Şii Jeopolitiğinin darbe aldığı, buna karşılık Türkiye'nin bölgede etkinlik-güç kazanmaya başladığı bir döneme denk geliyor. 
***
Ve yine biliniyor ki, Irak merkezli bir kriz Türkiye'yi etnik-mezhepsel boyutta sürecin içine kaçınılmaz bir şekilde sokar, en azından hızını keser ve birilerine de vakit kazandırır.
Fakat göz önünde bulundurulması gereken küçük bir ayrıtı var, o da Ankara'nın bu "basit" oyunun farkında olması...
Nitekim isim verilmeden Maliki'nin İran'ın etkisinde olduğunun vurgulanması ve bu çerçevede; "Irak'ın herhangi bir etnik veya mezhepsel çizgi adına 'uydu devlet' haline getirilmeye çalışılması Irak'a yapılacak en büyük düşmanlıktır." açıklaması, bunun en temel göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla Ankara'ya karşı adımların buna göre atılmasında fayda var!
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin Erol

 

 
  "İran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "KRİZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"   20.03.2012
  "ASEAN Bölgesel Forumu Toplantısı ve Güneydoğu Asya'da Yeniden "Pax-Americana Sendromu"   2012-03-20
  "Güney Çin Denizinde Yükselen Kriz Bağlamında Asya Pasifik Bölgesinin Güvenliği"   2012-03-20
  "Çin - Pakistan İlişkilerinde Gwadar Limanı ve Bölgesel Gelişmelere Etkileri"   2012-03-20
  "Hindistan Donanması Doğu Komutanlığı'nın Etkinliğini Artırıyor"   2012-03-20
  "ÇHC XXI Yüzyılın Süper Gücü Olacak"   2012-04-04
  "Avrupa'da Sağ Popülizm Tehlikesi..."   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU