Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Ortadoğu/ "Ortadoğu'da Yeni Dönem: II. Arap Uyanışı ya da Aydınlanması"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-04-06
"Ortadoğu'da Yeni Dönem: II. Arap Uyanışı ya da Aydınlanması"

Son bir aydan beri Ortadoğu bölgesinde yükselen halk kıyamları sadece bu bölgenin değil dünyanın da gündemini değiştirdi. Zira bölgede yeniden yazılmaya başlayan Ortadoğu’nun yeni tarihi dünya tarihinin de dengelerini alt üst edecek türden hadiselere sahne oldu. Buna eski Ortadoğu’dan ‘yeni Ortadoğu’ya giden sürecin başlangıcı da denebilir. Zira, Tunuslu bir işportacı olan Bouazzi’nin tutuşturduğu devrim ateşi Tunus’tan Yemen’e kadar tekmil Arap dünyasını yakıp geçti. Sonuçta bölgenin en kanlı diktatörlerinden olan Bin Ali ülkesinden kaçarken Mısır’da ise Mübarek istifa etti. Bu durumu ilgili uzmanlar ‘dijital devrim’, ‘halk devrimi’, ‘develerin devrimi’ ya da ‘Ortadoğu’nun Berlin Duvarı’nın yıkılması gibi değişik nitelemelerle ifade ettiler.

Yazının başlığını numara vererek atmamızın sebebi, bundan yaklaşık dokuz ay önce yine bu köşede yazdığımız makalenin devamı mahiyetinde bir yazı olmasından dolayıdır. Dokuz ay önceki yazımızda, İsrail tarafından önce Lübnan sonra da Filistin’de yapılan vahşi yıkım ve katliamlara Batı âleminin göz yumması ve Arap diktatörlüklerinin de dolaylı yollardan ya da en azından sessiz kalarak destek vermesinin Arap halkları nezdinde büyük bir öfkeye sebep olduğunu ifade etmiştik. 31 Mayıs 2010’daki Filistin’de zulüm altında kıvranan halka yardım için giden Mavi Marmara gemisine karşı gerçekleştirilen kanlı İsrail baskını ise bardağı taşıran son damla olmuştu. O dönemlerde tüm Arap dünyasında yapılan gösteriler ise bu durumun bir tezahürüydü. Zira Arap sokakları Türkiye’yi Ortadoğu’da kendi yönetimlerinin yapamadıklarını cesaretle yapan lider ülke olarak görmekteydiler.

Fitili Mavi Marmara ateşledi

Dolayısıyla, biz daha o zaman Mavi Marmara baskınının, Ortadoğu’da yeni bir dönemin fitilini tutuşturan mühim bir kıvılcım olduğunu ve içinde bulunduğumuz çağın ruhunu temsil eden barış, demokrasi, insan hak ve hürriyetleri kavramlarının Ortadoğu halkları arasında da yayılmasının bu bölgede barış ve demokrasiyi esas alan yeni bir devrim döneminin patlak vermesine sebep olacağını ifade etmiştik. Yine daha önce bu köşede WikiLeaks belgeleri ile ilgili yazımızda, asrın diplomatik ifşaatının en fazla Ortadoğu bölgesini etkileyeceği öngörüsünde bulunmuştuk ve gelinen süreçte de yanılmadığımız ortaya çıktı.

Ancak, Ortadoğu’da tüm dünyayı etkileyen böyle bir sosyo-kültürel inkişaf ve fikri ve siyasi inkılâbı sadece yukarıda bahsi geçen siyasi hadiselerle açıklamak kabil değildir. Bu durumun daha geniş ekonomik, sosyal, siyasi, kültürel ve tarihi sebepleri vardır. Bunlardan sosyo-ekonomik sebeplere bakılacak olursa, özellikle, SSCB’nin yıkılmasından sonra tüm dünyayı istila eden küreselleşme dalgasının Ortadoğu’da sebep olduğu büyük ekonomik tahribattan ve menfi sosyal yansımalarından bahsetmek gerekir. Zira, Ortadoğu’daki diktatörlükler yeni global dönemin temel etkileyici ve belirleyici gücü olan küreselleşmenin erek ve gereklerini kavrayamamış ve ülkelerini bu yeni döneme adapte etmekte oldukça başarısız olmuşlardır. Dikta hükümetlerinin gerekli ve yeterli tedbirleri alamamaları, sonuçta, ekonomik paylaşımın fakirin aleyhine genişlemesine ve dolayısıyla da sosyal adalet sisteminin çökmesine sebep olmuştu. Böylece, küreselleşme Batı’da refahın yaygınlaşmasını sağlarken Ortadoğu’da bir avuç ‘Karun’un haricinde milyonlarca insanın ekonomik olarak sefalete düşmesine sebep olmuştur. Zaten bölgedeki asrın halk hareketlerini tetikleyen olay da Tunuslu üniversite mezunu bir işportacının ekmek bulma feryadıydı.

Küreselleşmenin müspet etkisi

Küreselleşme Ortadoğu halklarını bir taraftan sosyo-ekonomik bakımdan menfi yönde etkilerden diğer taraftan ironik bir şekilde onları kültürel ve entelektüel bakımlardan müspet yönde etkilemiştir. Küreselleşmenin neticesi olarak haberleşme ve bilgi teknolojisinde meydana gelen devrim niteliğindeki gelişmeler halklar ve devletler arasındaki hızlı haber ve bilgi akışının kurulmasını sağlamıştır. Küreselleşmeyle gelen iletişim devrimi dünyada baş döndürücü hızla cereyan eden ekonomik, sosyal, siyasi fikri ve entelektüel değişim ve gelişimlerin Ortadoğu’daki modern nesle ulaşmasını mümkün kılmıştı. Tunus’ta bir kibritten çıkan ateşin tüm Ortadoğu’yu sarması işte tam da bu yüzden olmuştur ki bu sebepten dolayı bölgeyi saran halk ayaklanmaları ‘dijital devrim’ olarak da adlandırılmıştır.

Tarihi ve kültürel nokta-i nazardan bakıldığında ise bunu anlamak için zamanı şekillendiren faktörlerin ya da global fikri-siyasi trend, değişim ve gelişmelerin etkisine bakmak lazımdır. Bu bağlamda akla ilk gelmesi gereken husus, Arap diktatörlüklerinin ideolojilerine zemin teşkil eden sosyalist Arap milliyetçiliği fikriyle, post-modernizmin hâkim olduğu yeni çağın anlayışının birbirlerine büyük bir tezat oluşturması gerçeğidir. Zira post-modernist anlayış bir taraftan çoğulculuk, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi ve özellikle de dini değerlere saygıyı ön plana çıkarırken diğer taraftan modası geçmiş olan katı pozitivizmi reddetmektedir. Oysaki 1950’li yıllarda Batı koloniyalizmine karşı vazifesini icra etmiş olan Ortadoğu diktatörlüklerinin dayandığı ideoloji ise tam tersine bu değerleri reddetmiş ve özellikle de dini değer ve hareketlere karşı büyük baskılar uygulamıştır.

İslami hareketler değişiyor

Arap diktatörlüklerinin tesis etmiş olduğu statükoya karşı Ortadoğu’da en güçlü muhalefeti teşkil etmiş olan İslami hareketler, statükoya karşı olmanın zorunlu bir sonucu olarak ve zamanın ruh ve anlayışına uygun olarak fikir ve ideolojilerini tecdit etmişlerdir. Laik Arap diktatörlüklerine karşı geçmişte otokratik bir şeriat nizamı kurmayı savunan bu hareketlerin zamanla demokratik bir İslam anlayışına doğru evirilmeleri, fikri ve entelektüel bir tekâmülün sonucudur. Tunus ve Mısır’daki halk devrimlerinde önemli roller üstlenmiş olan En-Nahda ve Müslüman Kardeşler gibi İslami hareket lider ve temsilcilerinin son dönmelerde değişik medya gruplarına yaptıkları açıklamalarda demokrasiye kuvvetli vurgu yapmaları ve Türkiye modelini örnek göstermeleri, geçmişte radikal fikirlere sahip olan bu İslami grupların ideolojik değişim ve fikri bir tekâmül gösterdiklerini ortaya koyan açık işaretlerdir.

Dolayısıyla, Ortadoğu’da asrın halk ayaklanmalarıyla başlayan yeni dönemi, fikri ve entelektüel yönden bir zamanlar koloniyalist sisteme karşı başkaldırıyı temsil eden ve sosyalist Arap rejimlerine öncülük eden ve birinci ‘büyük Arap uyanışı ya da aydınlanması’ olarak tabir edilen devrin bitişi olarak değerlendirmek mümkündür. Ortadoğu’da yeni başlayan dönem ise ‘Arap Aydınlanmasının’ ikinci büyük uyanışına ya da yeniden yapılanma sürecinin başlangıcına işaret etmektedir. Ortadoğu’daki bu yeni dönem de tıpkı 1950’lerde olduğu gibi kendi fikri siyasi, ekonomik ve entelektüel sistemini teşkil ve tanzim edecektir.

Ortadoğu’daki halk devrimlerinin niçin bugünlerde ortaya çıktığı meselesine gelince bu durum Ortadoğu’da yaklaşık bir asırdır devam eden tecdit ve aydınlanma süreciyle ilgili bir husustur. Yukarıda bahsi geçtiği şekilde Ortadoğu’da zamanı şekillendiren iç ve dış dinamikler ve global değişim çerçevesinde bölgede devam eden aydınlanma sürecinin olgunlaşması, bölgede halk devrimlerinin patlamasına zemin hazırlamıştır. Ancak, bazı Frankofon ve Anglo-Saksofon kafaların Ortadoğu’da yaklaşık bir asırdır devam eden bu aydınlanma ve tecdit sürecini kavrayamamaları onların bölgede hali hazırda ortaya çıkan halk hareketlerini yanlış değerlendirmelerine sebep olmuştur. Bu halk hareketlerini Amerika’dan ya da Batı’dan gelen yardımlara, faktörlere ve Batı destekli STK’lara bağlamak en hafif tabiriyle eblehliktir, cahilliktir, Ortadoğu tarihinden bihaber olmak demektir. Acaba Tunuslu Bouazzi’nin kendini yakmasını, ya da milyonların kanlı sokakları doldurmasını adalet arayışı, zulme karşı kıyam ve haksızlığa karşı isyan duygularından başka hangi güç sağlayabilirdi. Batılı STK’lar mı yoksa ABD dolarları mı, acaba hangisi!

Firavunlar çağı kapanıyor

Ortadoğu bölgesi son yarım asırdır ilk defa dış faktörlerin değil de ağırlıklı olarak iç faktörlerin kendi kaderini tayin ettiği bir döneme girmeye başlamıştır. Artık, krallar, diktatörler, çağdaş Firanvunlar ya da Batı kuklaları değil ama bizzat halklar kendi geleceklerini belirleyeceklerdir. Artık marjinal Ortadoğu’dan ‘Orijinal Yeni Doğu’ya gidişin süreci başlamıştır.

Eğer tarih mirat-ı hakikat ise, nasıl ki 1950’lerdeki devrim yılları Ortadoğu’da koloniyal bir dönemden post-koloniyal döneme geçişin müşevvik ve müsebbibi olduysa ve o dönemin siyasi, ekonomik ve ideolojik yapısını belirlediyse, hali hazırda patlak veren halk devrimleri de Ortadoğu’da post-modern çağın ruhuna uygun yeni bir siyasi yapının teşkilini sağlayacaktır. Bu dönemin adalet, özgürlük, bağımsızlık ve demokrasi gibi temel öğeler çerçevesinde şekillenmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu yeni dönemde Türkiye’nin bölgesel etkisinin yükselmesi ve global öneminin artması yüksek bir ihtimal olarak beklenmelidir.

 

Prof. Dr. MUSTAFA SITKI BİLGİN / bilgin.ms@gmail.com

TESAM Başkanı, Yıldırım Beyazıt Üniv-SBF Öğretim Üyesi

 

 

 
  ‘Arap Baharımsı’lığı Döneminde Türkiye-İran İlişkisi   2012-03-19
  "Ortadoğu Bağlamında Türkiye-ABD İlişkileri"   2012-03-12
  "Amerika'nın Büyük Stratejisi Olarak Demokrasi "   2012-03-19
  "Bangladeş'de Anayasa Tartışmalarının Gölgesinde Siyasi Kriz   2012-03-20
  "Çin Pakistan İlişkilerinde Doğu Türkistan"   2012-03-22 00:13:23
  "Avrupa Treni Dönüyor Mu?"   2012-03-20
  "Obama -Dalay Lama Görüşmesinin ABD - Çin - Hindistan İlişkilerine Olası Etkisi"   22.03.2012
  "Özbekistan: 20 Yıllık Yeni Tarih"   22.03.2012
  "ÇATIRDAYAN AVRUPA"   2012-03-20
  "Cem Özdemir'e "Yeşil" Iışık (Mı?)"   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU