Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Rusya-Ukrayna/ "Moskova - Taşkent: Zor diyalog"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 16.06.2011
"Moskova - Taşkent: Zor diyalog"

Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev 13-14 Haziran 2011 tarihlerinde Özbekistan’a iki günlük bir gezi düzenlemiş ve Devlet Başkanı İslam Kerimov'la görüşmüştür. Görüşmelerde özellikle Orta Asya bölgesindeki güvenlik ve enerji sorunları ele alınmıştır. Ayrıca İslam Kerimov'un bu konularda dile getirdiği endişelere Rusya'nın ne derece destek sağlayacağı konuları masaya yatırılmıştır.

İki lider arasında bölgesel güvenlik konusunda görüşülen en temel konunun Afganistan sorunu ve bu kapsamda ABD ile ilişkiler olduğunu tahmin etmek zor değildir. Öncelikle ABD Afganistan'a yönelik genel stratejisini değiştirmektedir. ABD Kongresindeki bazı senatörler "Bin Ladin" tehlikesinin ortadan kalkması sonucu Amerikan askerlerinin Afganistan'daki varlığını sorgulamaktadırlar. Diğer taraftan Barak Obama'nın seçmenlerine verdiği Afganistan'daki askeri varlığını azaltma sözünün önümüzdeki seçimlerden önce kısmen de olsa yerine getireceği beklenmektedir. Nitekim bunun ilk belirtileri ortaya çıkmaya başlamıştır ve ABD askerlerini Afganistan'ın güneyinden kuzeye doğru yavaşça çekmektedir. Ancak ABD her ihtimale karşı ülkeyi İran'ın etkisinden korumak için Shindand'da, ülke merkezinde etkisini devam ettirmek için Kabul'da ve ülkenin stratejik önemi açısından orta güney bölgesi olan Kandehar'da askeri varlığını devam ettirecektir. Ayrıca ABD özellikle Orta Asya devletlerine de önemli bazı görevler yüklemeyi planlamaktadır.

Özbekistan’a bakıldığında daha farklı bir durum görülmektedir. ABD'nin orta vadede Afganistan'dan askeri varlığını kademeli olarak azaltması beklenmektedir. Obama Başkanlık seçimlerinde galip gelmek için Afganistan'dan belli bir miktar askerini geri çekerek, bu boşluğu Orta Asya devletlerinin askerleriyle doldurmayı hedeflemektedir. Durumun bu şekilde gelişmesi Afganistan'a sınırı olan Özbekistan açısından bölgesel güvenlik sorunlarını gündeme getirecektir. Bu bağlamda ulusal güvenliğini sağlamak, siyasi rejimini korumak ve radikal dini grupların ülkeye sızmasını önlemek için Özbekistan’ın NATO ve ABD ile daha sağlam ilişkiler geliştirmesi beklenmektedir. ABD Özbekistan'dan askeri üs istemese de (isteme ihtimali de vardır), en azından Özbekistan topraklarını askeri amaçlı kullanma isteğinde olacaktır. Bu konular 31 Mayıs 2011'de ülkeyi ziyaret eden ABD Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Denis McDonough ile İslam Kerimov arasında müzakere edilmiştir. Nitekim bazı BDT basın kaynakları, Kerimov ve Medvedev arasındaki görüşmelerde güvenlik ile siyasi meseleler ve NATO ile işbirliği yapma ve Afganistan sorununa daha faal katılma konularının ele alındığı dile getirmektedir. Ancak Rusya'yı endişelendiren esas konu Özbek gazının doğu ve güney istikametine kaymaya başlamasıdır. Bu bağlamda güvenlik endişelerini gidermede Rusya'dan taviz isteyecek olan Özbekistan’ın enerji politikasını Rusya'nın lehine çevirmesi gerekecektir. Aksi halde Rusya'dan tavizler koparması zor olacaktır.

Özbekistan'ın endişeleri ve Rusya: Özbekistan'ın en önemli endişesi kendi iktidarını ayakta tutan siyasi rejimin değişmesidir. Orta Doğu olaylarından etkilenen ve ülke sınırları dışında siyasi faaliyette bulunan İ.Kerimov'a muhalif beş güçlü isim[1] el ele vererek 2011 Mayıs sonunda Berlin'de kurultay yapmışlardır. Dünyanın çeşitli yerlerinden katılan delegeler kurultay sonucunda aralarındaki çekişmeleri bir tarafa bırakarak, İ.Kerimov'un siyasi rejimine karşı "Özbekistan Ulusal Hareketini" kurmuşlardır. Hareketin başına ise 1993 yılından bu yana ülke dışında İ.Kerimov’a karşı siyasi faaliyetlerine devam eden “ERK Demokratik Partisinin” yöneticisi Muhammed Salih getirilmiştir.

1990'lı yıllardan bu yana İ.Kerimov muhalifleri ilk kez bu şekilde güçlü bir birleşmenin adımını atmışlardır. Kerimov muhalifleri 1992 yılında ilk defa birleşmiş olsalar da bu birleşme şimdiki gibi güçlü bir yapıya bürünememiştir. Çünkü İ.Kerimov o dönemde iktidarını korumak için bazı muhaliflerine önemli makamlar dağıtarak kendi yanına çekmiş, bazılarını ise güç kullanarak ülke dışına sürgün etmiştir. Ancak Mayıs 2011'deki kurultay ikinci ve ciddi bir İ.Kerimov karşıtı koalisyon olmayı hedeflemektedir. Söz konusu kurultaya ABD ve AB ülkelerinden siyaset bilimcileri de katılmış; Alman parlamentosunun bazı milletvekilleri ise Özbekistan'da demokrasinin gelişimi için  "Özbekistan Ulusal Hareketine" her türlü desteği sağlayacağını da dile getirmişlerdir. Bu durum İ.Kerimov'un endişelenmesine neden olmuştur. Bu endişesini tetikleyen diğer bir neden Rusya'nın siyasi çevresinde Özbekistan'a karşı olan olumsuz tavırlardır.

Kısacası ülke yöneticilerinin temel endişesi Rusya ile ABD'nin Özbekistan'dan bazı siyasi tavizleri koparabilmek için siyasi rejime karşı muhalif çevreleri koz hükmünde kullanarak, onları destekleyebilme endişesidir. Bundan dolayı Kerimov siyasi rejimini korumak için hem Rusya'nın hem de ABD'nin bölgedeki bazı isteklerini yerine getirmeye çalışacaktır. Nitekim basın kaynaklarında, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinden birkaç gün evvel Medvedev'in Özbekistan'ı ziyaret etmesini isteyen Kerimov, Afganistan sorunu kapsamında NATO ile ABD'ye verebileceği taviz konusunda Rusya'nın nabzını yoklamıştır.          

Kerimov'u endişeye sürükleyen diğer önemli bir konu Tacikistan tarafından Vahş nehri üzerinde inşa edilen Rogun hidroelektrik santralidir. Bilindiği gibi Rogun hidroelektrik santralinin inşaatı 1976 yılında başlatılmıştır. Ancak Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla mali destek kesilmiş ve inşaat durdurulmuştur, proje 2004 yılına kadar askıda kalmıştır. Dış ülkelerden mali kaynak bulamayan Tacik hükümeti nihayet Rogun hidroelektrik santralinin inşaatını Dünya Bankasının yardımlarıyla inşa etmeye karar vermiştir. Santralinin tamamlanması halinde Tacikistan hükümetinin elektrik satışından 700 milyon ABD doları kâr elde edeceği tahmin edilmektedir. Herhangi bir yer altı zenginliği olmayan Tacikistan bütçe açığını hidroelektrik santraller inşa ederek kapatmayı planlamaktadır. Ancak Özbekistan Tacikistan'ın bu davranışlarını ekonomik kalkınmasına tehdit olarak algılamaktadır. Çünkü en önemli gelir kaynağı tarım olan Özbekistan'a göre bu hidroelektrik santralinin inşaatı Tacikistan'dan gelen suların kesilmesine neden olacaktır. Dolayısıyla birçok tarımsal alan hasara uğrayacaktır. Özbekistan Batı dünyasında bu hidroelektrik santralin aleyhine propaganda yürütse de pek başarılı olduğu söylenemez. Bu bağlamda Rogun hidroelektrik santralinin inşaatını durdurmak için her türlü yola başvurmaya kararlı Özbekistan Tacikistan'daki 1 milyona yakın Özbek azınlığı Tacik hükümetiyle olan ilişkilerinde etkin olarak kullanmaktadır. Ayrıca kendi tezini savunmada Batı desteğinden mahrum kalan Özbekistan, amacına bölgesel güç konumunda olan Rusya'nın desteğini sağlayarak ulaşmaya çalışmaktadır. Nitekim kaynaklarda bu sorun Kerimov tarafından Medvedev'le görüşme esnasında dile getirilen en önemli konulardan biri olduğu teyit edilmektedir.

Bu tablo karşısında Rusya'nın desteği ne olabilir? Her şeyden önce Rusya'nın Özbekistan ile oluşturmaya çalıştığı stratejik işbirliği girişimleri diğer Orta Asya devletlerine göre daha zor olmuştur. Yani diğer Orta Asya devletlerinin dış politikalarına bakıldığında bunların kimin safında yer aldıkları net şekilde ortaya konulabilirken, Özbekistan dış politika yönünü sürekli Rusya ve ABD (Batı) arasında değiştirmiştir. Diğer taraftan Özbekistan Rusya inisiyatifi ile oluşturulan entegrasyon hareketlerinin gelişimine karşı çıkmıştır. Örneğin Özbekistan "Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütüne" üye iken, örgüt üyelerini askeri açıdan kenetleyen "Kolektif Acil Müdahale Gücüne" katılmayı reddetmiştir. Aynı şekilde Rusya'nın etkili olduğu ve "Tek Ekonomik Alanı" amaçlayan "Avrasya Ekonomik Topluluğu" ile ilişkilerini geliştirmeye pek istekli yanaşmamaktadır. Özbekistan belli bir dönem Rusya karşıtı oluşturulan GUAM örgütünün de aktif üyesi olmuştur. Ancak ABD (Batı) ile arasının açılması sonucu hemen örgütü terk ederek "Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü" ile ilişkileri geliştirme çabası içerisine girmiştir. Zamanında Rusya'nın karşı çıkmasına rağmen ABD'ye Hanabad'da askeri üs vermiş, 2005 Andijan olaylarından sonra ABD ile ilişkiler bozulunca bu üssü hemen kapatma kararı almıştır. Yani Özbekistan sürekli olarak bölgesel ve bölge dışı aktörleri dengelemeye çalışmıştır ama bu dengeyi diplomatik ustalıkla becerememiştir, hatta bazı durumlarda yanlış anlamaya itecek radikal kararlara bile başvurmuştur. Elbette Özbekistan bağımsızlığını sınırlayabilecek her türlü uluslarüstü bölgesel entegrasyon girişimlerine soğuk bakmaktadır. Bu belki de egemenliğine ilişkin kıskançlıktan kaynaklanmaktadır ancak günümüzde Rusya Orta Asya bölgesinde daha etkin olmaya kararlı ve bunun doğal bir sonucu olarak vereceği her türlü desteğin karşılığı olarak kendi müttefiklerinden daha fazla kuzeye doğru yönelmesini istemektedir. Diğer taraftan Rusya hâlâ Özbekistan'ın geçmiş dönemlerde yaptığı ABD yanlısı tavırlarının küskünlüğünü sindirebilmiş değildir ve bu nedenle Özbek lideri İ.Kerimov'u da güvenilir bir ortak olarak görmemektedir. Bundan dolayı Rusya Özbekistan'a her desteği vereceğini vaade edebilir,  ama kuzey komşusunun desteğinin Özbekistan'a pahalıya mal olacağı da unutulmamalıdır.

1) Berlin'deki kurultaya katılan beş güçlü muhalif örgütler şunlardır: “ERK Demokratik Partisi”, "Andijan: Adalet ve Uyanış" Örgütü, "Tayanç" Cemiyeti Harekâtı, bünyesinde daha çok gençleri barındıran "Özbekistan İnsan Hakları Harekâtı" ve  "Alevlenen Kalpler Kulübü’dür".

 

16.06.2011

Aidarbek Amirbek

 
  "İran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "KRİZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"   20.03.2012
  "ASEAN Bölgesel Forumu Toplantısı ve Güneydoğu Asya'da Yeniden "Pax-Americana Sendromu"   2012-03-20
  "Güney Çin Denizinde Yükselen Kriz Bağlamında Asya Pasifik Bölgesinin Güvenliği"   2012-03-20
  "Çin - Pakistan İlişkilerinde Gwadar Limanı ve Bölgesel Gelişmelere Etkileri"   2012-03-20
  "Hindistan Donanması Doğu Komutanlığı'nın Etkinliğini Artırıyor"   2012-03-20
  "ÇHC XXI Yüzyılın Süper Gücü Olacak"   2012-04-04
  "Avrupa'da Sağ Popülizm Tehlikesi..."   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU