Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Türkistan/ "Orta Asya jeopolitiği bağlamında "CASA – 1000" projesi"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 23.06.2011
"Orta Asya jeopolitiği bağlamında "CASA – 1000" projesi"

Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahmanov 16 Haziran 2011 tarihinde Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Zerdari'yle bir görüşme yapmış ve çeşitli siyasi temaslarda bulunmuştur. Görüşülen önemli konulardan biri "CASA - 1000" projesi olmuştur. Diğer taraftan 21-23 Haziran 2011 tarihinde NATO Genel Sekreteri'nin Orta Asya ve Kafkasya Özel Temsilcisi James Appathuray'ın ülkeye yapacağı resmi ziyaretinde Tacik hükümetinin ISAF'la daha fazla işbirliği ve "CASA - 1000" projesi konularına yönelik görüşmeler yapması beklenmektedir.

            Orta Asya su kaynakları kullanımı sorunun tarihsel arka planı: Sovyetler Birliği döneminde Orta Asya bölgesinde su kaynakları ve elektrik enerji kullanımı sorunu açığa çıkmamakta idi. Çünkü SSCB döneminde kış aylarında su kaynaklarının bol olduğu Kırgızistan ve Tacikistan’a su kaynaklarını elektrik enerjisine dönüştürmemesi için diğer Orta Asya ülkeleri tarafından gaz ve kömür, Rusya tarafından ise mazot verilmekte idi. Kırgızistan ve Tacikistan ise alınan tüm bu kaynakları hem kendi halkının ısınma ihtiyaçlarını hem de ülkedeki termik enerji santralleri için kullanmakta idi. 1980'lerin sonunda bu kapsamda Tacikistan'a 5 milyar m³ gaz, Kırgızistan’a ise 3,6 milyar m³ gaz tedariki yapılmıştır. Bu miktar söz konusu ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamış ve bu iki ülke hidroelektrik santral inşa ihtiyacı hissetmemiştir. Dolayısıyla Kırgızistan ile Tacikistan’da toplanan bol miktardaki su kaynakları komşu Orta Asya ülkelerine tarımsal ihtiyaçlarını karşılamaları için aktarılmıştır.

Ancak Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra yukarıdaki sistem tamamen çökmüştür. Rusya, Özbekistan ve Türkmenistan’ın Kırgızistan ve Tacikistan’ın ihtiyaç duyduğu gaz, kömür ve mazotu sağlamaması her iki ülkede büyük bir enerji açığı yaratmıştır. Yer altı kaynakları konusunda diğer Orta Asya devletlerine nazaran şanssız olan Kırgızistan ve Tacikistan’ın bu durumda hidroelektrik santral inşa ederek elektrik enerjisi elde etmekten başka çaresi kalmamıştır. Böylece ülke ekonomisini kalkındırmayı hedefleyen liderler bu planlarını devletin en önemli dış politika hedefi haline getirmişlerdir. Ancak bu durum tarımsal alanlarını sulamak için Kırgızistan ve Tacikistan’dan su alan Özbekistan yöneticilerini rahatsız etmiştir. Bu konuda henüz diplomatik bir çözüm bulunamamış ve ortaya “su kaynaklarının kullanımı” sorununu çıkmıştır. "CASA - 1000" projesi çerçevesindeki sorunların temelinde de bölgedeki su kaynakları ile bu kaynaklardan elde edilen elektrik enerji üretimine dayalı anlaşmazlıklar vardır.     

            "CASA - 1000" projesi nedir? "CASA - 1000" (Central Asia - South Asia 1000) projesi CASAREM'i (Central Asia - South Asia Regional Electricity Market) hayata geçirmenin ilk adımıdır. CASAREM'in temel hedefi ise Orta Asya ile Güney Asya bölgelerini birbirlerine kenetleyen ortak elektrik enerji pazarını yaratmaktır. Günümüzde CASAREM'i hayata geçirmeye çalışan dört devletten Kırgızistan ve Tacikistan (Orta Asya bölgesi) elektrik enerji ihracatçısı konumunda iken, Afganistan ve Pakistan (Güney Asya bölgesi) elektrik enerji ithalatçısıdır. Eğer proje hayata geçirilirse bölgedeki diğer devletlerin katılımıyla projeye taraf devletlerin sayısı artacaktır. Ancak alt yapı konumunda olan "CASA - 1000" projesi uygulanmadan CASAREM'in hayata geçirilmesi mümkün değildir. Diğer bir deyişle CASAREM "CASA - 1000" projesi üzerine inşa edilecektir. "CASA - 1000" projesi kapsamında ilk etapta yıllık 1300 MWt elektrik enerjisini ihraç edilmesi, bu oranının zamanla 5000 MWt elektrik enerjisine kadar yükseltilmesi planlamaktadır. Bunun 1000 MWt’ının Pakistan'a 300 MWt’nın ise Afganistan'a ihraç edilmesi beklenmektedir. Yıllık 1300 MWt elektrik enerjisinin 650 MWt'sinin Tacikistan, geriye kalan kısmının Kırgızistan tarafından sağlanması taahhüt edilmiştir.  

            "CASA - 1000" projesinin Tacikistan olmadan hayata geçmesi mümkün değildir. Çünkü proje kapsamında Kırgızistan'ın Güney Asya devletlerine sağlayacağı enerji nakil hatları coğrafi açıdan Tacikistan üzerinden geçmek zorundadır. Bu durum ise jeopolitik açıdan Tacikistan'a Kırgızistan üzerinde dolaylı bir etki sağlayacaktır. Diğer taraftan projeyi hayata geçirmek için 994 milyon dolar yatırıma ihtiyaç vardır. Bu giderleri dört devlet kendi aralarında şu şekilde paylaşmışlardır: Kırgızistan – 206 milyon dolar, Tacikistan – 260 milyon dolar, Afganistan – 340 milyon dolar ve Pakistan – 188 milyon dolar. Projeye taraf dört devlet bu finansal kaynakların 700 milyon dolarını Dünya bankası, İslam kalkınma bankı ile çeşitli finansal enstitülerle yapılan antlaşmalarla sağlamayı planlamaktadırlar.                

            "CASA - 1000" projesinin uygulanabilmesi için üç büyük enerji nakil hatlarının inşası gereklidir. Bunlar;

1) Kırgızistan ile Tacikistan arasındaki enerji sistemini birbirine bağlayan "Datka (Kırgız) – Hojent (Tacik) enerji nakil hattı" (477 km., 500 kW),

2) "Hojent – Rogun – Sangtuda enerji nakil hattı" (350 km., 500 kW),

3) "Sangtuda – Kunduz – Puli – Humri – Kabul – Peşavar enerji nakil hattı" (750 km., 500 kW).

Bunlara ek olarak proje kapsamında Datka, Hojent, Sangtuda, Kabul ve Peşavar'da transformatör istasyonların inşaatının da gerekli olduğu gözden kaçmamalıdır. Bugün itibariyle Tacikistan'ın elektrik enerjisi üretim miktarının 5080 MWt olduğu değerlendirilmektedir. Bu miktar Tacikistan'ın kendi ihtiyaçlarını bile zor karşılamakta, hatta kış aylarında halkın elektrik enerji ihtiyaçlarını karşılamak için Türkmenistan'dan enerjiyi ithal etme ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı Tacikistan elektrik enerji ihtiyacını karşılamak ve enerji politikası açısından belirlediği hedeflere ulaşmak için çeşitli hidroelektrik santrallerinin inşaatını sürdürmektedir. Özellikle Tacikistan hükümeti "Rogun" HES ile "Sangtuda – 2" HES'in inşaatını bir an evvel bitirmeye gayret etmektedir.           

            Jeopolitik bağlamda projenin geleceği ve çatışan çıkarlar: Proje Tacikistan açısından hayati öneme sahiptir. Bundan dolayı Tacikistan projeyi uygulamak için bölgesel devletlerin desteğini kazanmaya gayret etmektedir. Bu bağlamda 21 Haziran 2011 tarihinde iki günlük resmi temas için ülkeye gelen NATO Genel Sekreteri'nin Orta Asya ve Kafkasya'daki özel temsilcisi James Appathuray ile projenin gelişiminin detaylı şekilde ele alınması beklenmektedir. Projenin hayata geçirilmesi ve ABD’nin İmamali Rahmanov rejimine destek sağlaması karşılığında James Appathuray’ın Tacik hükümetinden ISAF’a desteğin artırılmasını talep edeceği değerlendirilmektedir. Diğer taraftan "CASA - 1000" projesinin hayata geçirilmesi için Afganistan'da istikrarın sağlanması hayati öneme sahiptir. Çünkü enerji nakil hattı Pakistan'a Afganistan üzerinden geçeceği için istikrarsız Afganistan projeyi sekte uğratacaktır. Yani Tacikistan hükümeti proje kapsamında kendi çıkarı gereği NATO ile olan bağlantılarını canlı tutmaya çalışacaktır. Nitekim bugüne kadar ABD'nin Tacikistan'a finansal yardımı 1 milyar doları geçmiştir. Ayrıca ABD Tacik askerlerini eğitmek için de önemli yardımlar yaparak, Tacikistan ve Afganistan arasındaki bağlantıyı sağlayan dört köprünün inşaatını finanse etmiştir. Kısacası "CASA - 1000" projesine ABD'nin tam desteğini sağlaması için Tacikistan’ın Afganistan hususunda ISAF ile bağlantılarını arttıracağı beklenmektedir.

            Devlet bütçesine ek gelir sağlama açısından "CASA - 1000" projesi Kırgızistan için önemli rol oynamaktadır. Ancak Kırgızistan, enerji nakil hatlarının Tacikistan üzerinden geçmesinden oldukça tedirgin olmaktadır. Çünkü Tacikistan ileriki dönemlerde Kırgızistan'la siyasi sorunlar yaşanması durumunda bunu Kırgızistan'a karşı koz olarak kullanabilecektir. Diğer taraftan Tacikistan hükümeti Kırgızistan'ın projeye sınırlı olarak katılmasını istemekte ve daha çok kendi elektrik enerjisini ihraç etmeye talip olmaktadır. Şu anda bunu gerçekleştiremese de zamanla inşa edilecek hidroelektrik santrallerle bu boşluğu durduracağını düşünmektedir. Bu bağlamda Orta Asya bölgesinde elektrik enerjisinin ihracatı konusunda Tacikistan ve Kırgızistan devletleri birbirlerini rekabetçi gözüyle bakmaktadırlar.

Tacik ve Kırgızların elektrik enerji ihracatı konusunda birbirlerini rekabetçi olarak görmeleri, Orta Asya'da hidroelektrik santrallerin yapımına karşı tavır takınan Özbekistan'ın işine yaramaktadır. Bilindiği gibi Orta Asya devletleri içinde "CASA - 1000" projesinin hayata geçmemesi için elinden gelen diplomatik hamlelere başvuran devletlerin başında Özbekistan gelmektedir. Pakistan kaynaklarına göre "CASA - 1000" projesinin önünü kesmek için Özbek hükümetinin yaptığı en önemli diplomatik hamlelerden biri, Pakistan'daki Svat nehrinde 1315 MWt gücünde inşa edilmesi düşünülen üç hidroelektrik santralinin yapımına finansal yatırım sağlama sözüdür. Böylece Özbek yetkilileri Pakistan'da hidroelektrik santrallerin inşasıyla Pakistanlıların elektrik enerjisi açısından Orta Asya'ya bağımlılığının azaltılmasından yana olduklarını dile getirmişlerdi. Özbek hükümeti bunun karşılığında Pakistan'ın bir an evvel  "CASA - 1000" projesinden çekilmesini talep etmiş ancak Pakistan hükümeti Özbekistan'ın bu önerisine pek sıcak bakmamıştır. Çünkü ülkede üç yeni hidroelektrik santralinin inşası zaman alacaktır ve ekonomik açıdan zayıf olan Özbekistan'ın finansal destek sağlayıp sağlayamayacağı belirsizdir. Bu sebeple Pakistan hükümeti mevcut olan ve halen inşası devam eden hidroelektrik santrallerden elektrik enerji ihtiyacını karşılamayı daha mantıklı görmektedir. Dolayısıyla Özbekistan'ın bu diplomatik hamlesi başarıyla sonuçlanmamıştır. Diğer taraftan 14 Haziran 2011 tarihinde Tacikistan’ın Rusya Büyükelçiliğinin internet sitesinde "Su kaynakları Orta Asya devletlerini birleştiren en önemli faktör" adlı bir makale yayınlanmıştır. Bu makalede Tacikistan Büyükelçiliği Özbekistan'ın bölgedeki su kaynaklarına yönelik tezinin yanlış olduğunu ve Tacik hükümetinin su kaynaklarını sadece barışçıl amaçlarla kullanmayı hedefledikleri belirtilmiştir. Bu makaleyi kendilerine meydan okuma şeklinde algılayan Özbekistan’ın Rusya Büyükelçiliği ise 18 Haziran 2011'de  "Gerçekler ve Duygular Hakkında" adlı karşıt bir makale hazırlayarak, kendi hükümetinin tezini doğrulayan hukuksal kanıtlar ortaya koymuştur. Yani kısacası su kaynaklarının kullanımı Özbek-Tacik ilişkileri bağlamında tüm Orta Asya devletleri açısından büyük bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Türkmenistan ise tarafsızlık dış politika gereği görünürde herhangi bir taraf tutmama izlenimini yaratmaktadır. Ancak resmi demeçlerden proje konusunda Türkmenistan'ın Özbekistan'a daha yakın pozisyon sergilediğini okumak mümkündür.  

Rusya yakın çevresi olarak algıladığı Orta Asya bölgesinde ABD ve NATO'nun etkin bir şekilde yerleşmeye başladığına tanık olmaktadır. Eğer NATO tarafından bu yerleşim aynı süratte devam ederse Rusya'nın bölgedeki etkisi zamanla sorgulanacaktır. Bunun farkında olan Rus yetkililer yakın çevresine karşı yönelik her türlü fırsatı varlığını koruma açısından koz olarak kullanma gayretine girmişlerdir. Rusya bu kapsamda "CASA - 1000" projesine olan desteğinin karşılığı Tacikistan hükümetinden bazı siyasi tavizler koparma peşindedir. Bu taviz Rusya'nın "CASA - 1000" projesine katılımı veya desteği karşılığında ülkede Rus askeri varlığının devamının sağlanması şeklinde olacaktır. Nitekim Rusya,  NATO Genel Sekreteri'nin Orta Asya ve Kafkasya'daki özel temsilcisi James Appathuray'ın bölgeyi son aylardaki ziyaretlerinden endişe duymakta ve ülkede NATO'yu devre dışı bırakmayı amaçlayan Afgan sınırındaki Rus askeri varlığının devam etmesi için diplomatik temaslarını yoğunlaştırmaktadır.

            Konumuzu özetleyecek olursak, "CASA - 1000" projesinin hayata geçmesinin önünde hem iç (projeye taraf devletlerin kendi aralarındaki rekabet ve ekonomik gelişmemişliği) hem dış faktörlerin (Özbekistan’ın tutumu ile alternatif projelerin gelişimi) engeli vardır. Diğer taraftan projeye taraf olan devletlerinin tamamı istikrarsız bir bölgede yer almaktadır. Ancak tüm bu olumsuz engellere rağmen Orta Asya'yı dünya ekonomisine entegre etmek ve Güney Asya bölgesiyle işbirliğini daha fazla geliştirmek açısından             "CASA - 1000" projesi hayata geçirilmelidir. Projenin hayata geçmesinin en önemli koşulu diplomatik hünerle bölge devletlerinin projeye daha fazla destekçi olmalarını ve katılımını sağlamaktır. Aksi halde proje askıda kalarak, hayata geçmesi uzayabilecek, hatta zamanla ortadan bile kalkabilecektir.          

                                 

 

23.06.2011

Aidarbek Amirbek

 
  "İran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "KRİZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"   20.03.2012
  "ASEAN Bölgesel Forumu Toplantısı ve Güneydoğu Asya'da Yeniden "Pax-Americana Sendromu"   2012-03-20
  "Güney Çin Denizinde Yükselen Kriz Bağlamında Asya Pasifik Bölgesinin Güvenliği"   2012-03-20
  "Çin - Pakistan İlişkilerinde Gwadar Limanı ve Bölgesel Gelişmelere Etkileri"   2012-03-20
  "Hindistan Donanması Doğu Komutanlığı'nın Etkinliğini Artırıyor"   2012-03-20
  "ÇHC XXI Yüzyılın Süper Gücü Olacak"   2012-04-04
  "Avrupa'da Sağ Popülizm Tehlikesi..."   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU