Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Amerika/ "G-20 Zirvesi ve ABD Açısından Önemi"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 25.09.2009
"G-20 Zirvesi ve ABD Açısından Önemi"

Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu kalkınmış ve kalkınmakta olan ülkelerin oluşturduğu G20 grubu (Group of 20), ABD'nin Pittsburgh kentinde bugün toplanıyor. Nisan ayında Londra'da düzenlenen G20 zirvesinde olduğu gibi Pittsburgh’daki zirvede de polisle göstericiler arasında çatışma çıktı. Küresel kapitalizmin her geçen gün daha da belirginleştirdiği gelir dağılımındaki dengesizlikler devam ettiği sürece bundan sonraki G20 zirvelerinde de benzer sahnelerin yaşanması muhtemeldir. Gelir dengesizliğinin yanı sıra dünya ülkelerinin çevresel sorunlara duyarsız bir şekilde ekonomi politikaları takip etmeleri bu gösterileri ortaya çıkaran bir diğer unsurdur.

 Bu yılki G20 zirvesi ABD açısından iki farklı konuda önem taşımaktadır. Bunlardan birincisi bu yılki zirvede çok önemli konuların müzakere edilecek olmasıdır. İkincisi ise Obama hükümetinin ülkede yaşanmakta olan ekonomik kriz nedeniyle iç politik baskıyla karşı karşıya olması nedeniyle ekonomi yoğun politikalara ağırlık verme zorunluluğudur.

 Küresel ekonomik krizin gölgesinde düzenlenecek olan zirvede ele alınacak bazı önemli konu başlıkları şu şekildedir:

 -IMF’deki oy dengesine yönelik yeni düzenlemelerin ele alınması. (ABD’nin planı, Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelere Fon yönetiminde daha fazla söz hakkı vermektir.)

 -G20’nin yeniden yapılandırılmasına ilişkin planların ABD Başkanı Barack Obama tarafından açıklaması ve ele alınması. (Washington yönetiminin Fon’un icra kurulundaki 24 üye sayısını 20’ye düşürmeyi planlaması bu yeniden yapılanma projesine örnek gösterilebilir.)

 -Banka yöneticilerine ödenen ikramiye ve maaşların nasıl sınırlandırılacağına ilişkin bir çerçevenin belirlenmesi.

 Zirvede böylesine önemli konuların ele alınacak olması ABD’nin zirveye verdiği önemi arttırmaktadır. Bu konu başlıklarının ötesinde zirvede ele alınacak en genel sorunun küresel ekonomik kriz olacağı aşikardır. Küresel ekonomik krizin etkilerinin tüm dünyayı sardığı düşünülürse zirvenin önemi daha net ortaya çıkacaktır. Zirvede hemen her ülkenin yetkilileri ülkelerinin menfaatleri yönünde etkili bir diplomasi yürütmeye çalışacaklardır. Böylesi bir diplomasi trafiğinin merkezinde ise doğal olarak ABD yer alacaktır.

 ABD, her ne kadar zirvenin merkezinde yer alan ülke olsa da geçen yıllara nazaran bu yıl zirvede daha farklı bir konumda olacaktır. Zira, bu yıl Amerikan ekonomisi de oldukça önemli bir krizle boğuşmaktadır. Bunun yanı sıra Amerikan halkının ekonomik krizin etkisi sonucu ekonomi politikalarına askeri ve politik alanlara nazaran daha fazla önem verdiği bir dönemde zirvenin önemi daha da artmaktadır. Obama için halkın desteğinin devam etmesinin en önemli yolu Amerikan ekonomisinin tekrar eski günlerine döndürülmesidir. ABD’de geçen hafta yapılan bir anketin sonuçları bu gerçeği daha net ortaya koymaktadır. The Wall Street Journal gazetesi ve NBC’nin geçen hafta içinde ortak düzenlediği ve 1000’den fazla kişinin görüşünün alındığı anket, ekonominin yeniden düzelmeye başladığı yönünde bir iyimserliğe işaret ediyor. Böylesi bir iyimserlik Obama’nın politikalarına genel desteğin devam etmesi sonucunu beraberinde getirmektedir. Zira, ankete göre Obama’ya olan halk desteği yüzde 51 dolayındadır. Anket, seçimler bir yılını doldurmak üzereyken, Demokratların Cumhuriyetçilere oranla siyasi desteğinin sürdüğünü de ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 41’i Demokratlara karşı olumlu görüş dile getirirken, Cumhuriyetçilerden yana olanların oranı yüzde 28’de kaldı.

 Fakat, aynı anket Amerikan halkının Obama’nın dış politikasına yönelik desteğinde bir azalma olduğunu ortaya koymaktadır. Bu anketten çıkarılabilecek en genel sonuç günümüz konjonktüründe Amerikan halkının ekonomiyi dış politikadan daha önemli bir alan olarak gördüğüdür. Amerikan halkındaki bu eğilimin önümüzdeki dönemde de devam edeceği söylenebilir. Bu nedenle Obama’nın halkın genel eğilimini ortaya koyan bu tarz anketleri görmemezlikten gelmesi düşünülemez. Böylesi bir gerçeklik Obama’nın önümüzdeki dönemlerde dış politikada ve özellikle Afganistan konusunda iç politik talepler ile dış politik gereklilikler arasında sıkışması sonucunu beraberinde getirecektir. (Dr. Bilal Karabulut)

 
  "İran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "KRİZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"   20.03.2012
  "ASEAN Bölgesel Forumu Toplantısı ve Güneydoğu Asya'da Yeniden "Pax-Americana Sendromu"   2012-03-20
  "Güney Çin Denizinde Yükselen Kriz Bağlamında Asya Pasifik Bölgesinin Güvenliği"   2012-03-20
  "Çin - Pakistan İlişkilerinde Gwadar Limanı ve Bölgesel Gelişmelere Etkileri"   2012-03-20
  "Hindistan Donanması Doğu Komutanlığı'nın Etkinliğini Artırıyor"   2012-03-20
  "ÇHC XXI Yüzyılın Süper Gücü Olacak"   2012-04-04
  "Avrupa'da Sağ Popülizm Tehlikesi..."   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU