Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Kafkasya/ "Ahıska Sorununda Son Gelişmeler:Geri Dönüşler Başlıyor Mu?"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-03-24
"Ahıska Sorununda Son Gelişmeler:Geri Dönüşler Başlıyor Mu?"

Ahıska bilindiği üzere şuanda Gürcistan’ın sınırları içerisinde, Türkiye sınırında yer alan eski Türk yurdudur. Bu bölgede eskiden beri yaşamakta olan Türkler 2. Dünya savaşı sırasında güvenlik gerekçesiyle ani baskınla toplanarak Orta Asya’ya sürgün edilmişlerdir. Ahıska Türklerine burada 12 yıl askeri rejim uygulanarak köyden köye hareket etmeleri bile engellenmiştir. 1956’da askeri rejim kaldırılınca bu halkın ileri gelenleri örgütlenerek sürgün edildikleri vatanlarına geri dönüş mücadelesi vermeye başlamışlardır. Sovyet yönetimi Ahıska Türklerinin vatanlarına geri dönmelerine izin vermezken, geri dönüş mücadelelerinin önderleri KGB başta olmak üzere çeşitli baskı araçlarıyla susturulmaya çalışılmıştır.

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bu sorunun muhatabı Gürcistan olmuştur. Gürcistan soruna ilk başlarda kulaklarını tıkasa da daha sonra uluslararası toplumun baskılarıyla birlikte bu sorunla ilgilenmek zorunda kalmıştır. Gürcistan 1999 yılında Avrupa Konseyine şartlı kabul edilmiştir. Bu şartlardan biride Ahıska Türklerinin (Meskhetian Turks) haklarının iade edilmesidir. Bu kapsamda Gürcistan 12 sene içerisinde Ahıska Türklerini ata yurtlarına geri dönüşünü sağlamış olacaktır. Gürcistan uzun zaman iç problemlerini ileri sürerek sorunla ilgilenmekten uzak kalmasıyla birlikte, ancak 2007 yılında Ahıska Türklerinin geri dönüşünü içerek “Gürcistan kanunu” isimli bir düzenlemeyi meclisten geçirmiş ve Cumhurbaşkanı Saakaşvili imzalamıştır. Bu kanunla ilgili bu zaman kadar çok şey yazılmış ve eleştiri yapılmıştır ama kısaca belirtecek olursa kanunun her paragrafı insan haklarına tamamen ters düşen, asimilasyonu amaç edinmiş bir düzenlemedir diyebiliriz. Fakat süreç geri dönüşü imkânsızlaştırdığı için bu kanun bir gelişme olarak kabul edilmiştir. Bu kanuna göre 2008-2009 döneminde müracaatlar yapılacak 2010 yılından itibaren “geri dönüşçü statüleri” (repatriate status) verilecektir. 2008’in başından başlaması gereken müracaatlar Gürcü tarafının başvuru formlarını ancak Haziran 2008’de vermesi dolayısıyla 6 ay geç başlamıştır. Hem müracaatlarda istenen belgelerin çokluğu hem formların yalnızca Gürcüce olması hem de kanunun asimilasyonu amaçlayan içerikte olması nedeniyle müracaatların sınırlı kaldığı söylenebilir. Fakat yinede bu şartlar altında 14 bine yakın kişi müracaatta bulunmuş bunlardan dosyası tamamlanan 5.841 kişinin dosyası Gürcü makamlarına iletilmiş diğer 8 bine yakın dosya ise Rus dilinde olması ve belgelerde eksiklik olması dolayısıyla halen beklemededir.

Gürcistan içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi durumu gerekçe göstererek dosyaları incelemeyi ağırdan alsa da Avrupa konseyine verdiği sözü verine getirme çabası içerisinde olduğunu göstermek için 2011 Haziran ayından itibaren Ahıska Türklerine (Gürcü makamlarının deyimiyle Meskilere) “geri dönüşçü statüsü” (repatriate status) vermeye başlamışlardır. İlk etapta 500’ün üzerinde kişiye geri dönüşçü statüsü verildiği bilinmektedir. Gürcistan Hükümet Konseyi Başkanı ve Zorla Yurtlarından Göç Ettirilen Kişilerin İskanı ve Göçmenlerden Sorumlu Devlet Bakanı Birinci Yardımcısı Tamar Martiashvili bakanlığın 79, 04.07.2011 tarihli kararı ile ilk “geri dönüşçü statüsü” (repatriate status) Azerbaycan’da yaşayan Binali Süleymanov’a verilmiştir. 2011 yılında 1000 kişiye statü verileceği ileri sürülmüştür ama bu rakama halen ulaşılmamıştır. İşler ağır yürüse de durum olumlu gelişme olarak kabul edilebilir. Zaten Ahıska Türkleri de bu haberi sevinçle karşılamışlardır. Bununla birlikte resmi olmayan bilgiler geri dönüşçü statüsü alan kişilere ilerleyen günlerde ev yapımına başlanacağı duyurulmuştur. Tabii ki bunun ne zaman açıklanacağı ve inşaatın tam olarak ne zaman başlanacağı bilinmemektedir.

Fakat genel olarak bir değerlendirme yapmak gerekirse, müracaatların teslim edilmesinin üzerinden üç buçuk sene geçmesine rağmen teslim alınmış 5.480 dosyadan bu zaman kadar 500 dosyanın sonuçlandırılmış olması işlerin çok yavaş ilerlediğini göstermektedir. En önemlisi de müracaat ederken istenilen belgeler belli iken dosyaların neye göre incelendiği ve sonuçlandırıldığı insanı düşündürmektedir. Ahıska Türklerinin vatanlarına geri dönüşü gasp edilen haklarının iadesidir. Bundan dolayı vatana geri dönmek için müracaat etmiş, sürgüne tabi tutulmuş ve sürgün esnasında 2. Dünya savaşında olan, geri döndüğünde Ahıska’ya bırakılmayan her Ahıska Türkü ve onların çocuklarının geri dönüş statüsü almaları onların en doğal hakkıdır. Dolayısıyla dosyaların incelenmesi sadece istenilen belgelerin olup olmaması veya gerçek olup olmaması açısından incelenmelidir ki bunun da bu kadar uzun sürmemesi gerekmektedir. Diğer taraftan gürcü makamlarının istedikleri kişiye geri dönüşçü statüsü verip, istemedikleri kişiye vermeme gibi davranışları en temel uluslararası hukuk kurallarına ters düşecektir. Bununla birlikte 500 kişinin talebinin sonuçlandırılmış olması sadece kabul edilmiş 5.480 dosyanın yıllar alacağını göstermektedir. Şuan itibariyle 500 kişiye geri dönüşçü statüsünün verilmiş olması olumlu gelişme olarak kabul edilmiş olsa da bunun beklentileri tatmin edecek bir rakam olduğunu söylemekte çok iyimserci bir düşünce olacaktır. Hal böyle iken bu durum bize, Gürcistan makamlarının sorunu sürüncemede tutmaya devam ettikleri, yapılanın sadece Avrupa Konseyi başta olmakla uluslararası kuruluşlardan gelen baskıları yatıştırmak ve geri dönüş için ayrılmış kredileri alabilmek için uygulanmakta olan bir taktik olarak gözükmektedir.

Gürcistan makamları 2007 yılında resmileşen kanunu uygulama konusunda epey yavaş hareket etmektedirler. Buna ülkenin içinde bulunduğu durumu gerekçe göstermektedirler. Müracaat süresi kısa tutulurken yapılan inceleme ve sonuçlandırmalar çok yavaş ilerlemektedir. Avrupa Konseyine verdikleri söze gör şimdiye kadar Ahıska Türkleri vatanlarına geri dönmeleri gerekmekteydi. Kendileri belirlenen tarihlere uymazken dağınık şekilde yaşayan Ahıska Türklerinin müracaatları bir seneye sığdırılmış olması hiçte iyi niyetli bir davranış olarak gözükmemektedir. Bundan dolayı bekletilen müracaatların kabul edilmesi konusunda esnek davranmaları beklenmektedir. Ayrıca “geri dönüşçü” statülerinin 2 yıllık süreleri vardır, yani bu süre içerisinde kişinin Gürcistan’a yerleştirilmesi gerekmektedir. “Geri dönüşçü” statülerinin Haziran ayında verilmeye başladığını düşünürsek bir senenin geride kaldığı anlaşılmaktadır. Fakat daha yerleşimle ilgili ufak bir adım dahi atılmamıştır. Bu durumunda bir sene sonra soruna dönüşeceği açıktır.

Tabii ki bu soruların cevap bulması Gürcü makamlarının elinde olan bir şeydir. Geri dönüşle ilgili düzenli bir program oluşturulup açıklanması birçok soruyu ortadan kaldıracaktır. Ama burada bu programın bilgi edinme açısından doyurucu olması gerekmektedir. Bir resmi web sitesinden müracaat edenlerin tamamını içeren bir bilgi edinme rehberi olursa, incelemelerin ne aşamada olduğu ne zaman sonuçlanacağı, evlerinin hangi bölgede yapılacağı, ne zaman göç ettirileceği, hatta ne zaman vatandaşlık verileceği ve bunun gibi birçok konuda yeteri bilgiye ulaşılabilecek bir haber kaynağı düşüncelerin değişmesine yardımcı olacaktır. Önerimiz zor bir şey değil uygulanmak istenirse.

 

23.03.2012.

Elşan İZZETGİL

 
  Batı'nın Soykırım Siyasetindeki Sırıtan Yüzü: "Hocalı"...   2012-02-28
  "Karabağ'ın Ruhu Azerbaycan Üzerinde Dolaşırken"   2012-04-11
  "Rus Faşizmi Rusya'nın Sonu Olur Mu?   2012-04-18
  "Hocalı Soykırımı’nın Tanıklarından Seriye Caferova USGAM’ın Sorularını Yanıtladı"   2012-04-29
  "Avrupa Konseyi Raporlarında Ahıska Sorunu -(2)"   2012-06-12
  İnsanlığa Karşı Cinayet: 20 Ocak Faciası   2013-01-19 23:59:16
  İnsanlık Adına Vahşet: Hocalı Soykırımı   2013-02-23 22:50:01
  Ermeni İddiaları ve Berlin Mahkemesi   2013-03-11 15:44:39
  Azerbaycanlı Türklerin Soykırım Günü: 31 Mart   2013-03-22 00:16:42
  Dünya Türk Forumu ve Morgenthau’nun Anıları   2013-04-08 21:56:21
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU