Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Kafkasya/ "Azerbaycan İran İçin Düşman Bir Ülke Mi?"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 20.03.2012
"Azerbaycan İran İçin Düşman Bir Ülke Mi?"

Bir hafta önce Azerbaycan’da, ABD ve İsrail temsilciliklerine eylem hazırlığı içinde olan 22 kişinin yakalandığı duyuruldu. İran Devrim Muhafızları'na casusluk yaptıkları anlaşılan gurup, İran’da askeri ve casusluk eğitimi almış ve yanlarında birçok askeri malzemeyle birlikte yakalanmıştır. Azerbaycan vatandaşı olan kişiler Azerbaycan Milli Güvenlik Bakanlığı aleyhinde istihbarat faaliyetleri yürütmek, Azerbaycan'a ihanet etmek, İran için casusluk yapmak ve diğer ağır suçlarla suçlanmaktadırlar[1].

İran, İsrail’in Azerbaycan’la ilişkilerinden rahatsızdır. Özelikle de İran’ın nükleer çalışmalarından dolayı İsrail - ABD ile girdiği kriz ortamında Azerbaycan’ın İsrail’le ilişkileri yükseltmesi ve İsrail’den rekor miktarda (1,6 milyar dolar) silah alması İran’ı aşırı şekilde rahatsız etmiş ve hatta bununla ilgili Azerbaycan’dan açıklama istenmiştir[2]. İran bu silahlanmanın kendine yönelik olduğunu düşünmekte ve bu kriz ortamında Azerbaycan’ın karşı safta yer almasını istememektedir. Çünkü İran’da 35 milyona yakın Azeri Türkü yaşamakta ve bu kriz ortamında ülkenin yumuşak karnı olarak düşünülmektedir. İran bu nüfusa, dolayısıyla da bu nüfusu kendisine karşı kışkırtabileceği  için Azerbaycan’a güvenmemektedir.

Buraya kadarı normal fakat İran’ın Azerbaycan’ı bu kriz ortamında karşı tarafa itmesi anlaşılır mı? Bir yıl içerisinde İran’ın Azerbaycan’a yönelik çıkışlarına baktığımız zaman bu soruya hayır’dan başka cevap veremiyoruz.

Geçtiğimiz Ocak ayında İran’da milletvekilleri Çarlık Rusya ile İran arasında, Azerbaycan’ı ikiye bölen Gülistan ve Türkmençay anlaşmalarının iptal edilmesi gündeme getirilmiştir. Böyle bir girişim Azerbaycan’ın uluslararası toplum tarafından kabul edilmiş sınırlarını değiştirme konusunda herhangi bir hükmü olmaz[3] fakat İran bunu hiç gereği yokken Azerbaycan üzerinde baskı kurmak için ortaya atması çok gereksiz ve düşündürücü bir davranış olmuştur.

Tabii ki Azerbaycan da buna karşılık vermiştir. Şubat’ın 1’de Azerbaycanlı birkaç milletvekili Milli Mecliste söz alarak Azerbaycan’ın isminin değiştirilmesini önermişlerdir. Öneriye göre Azerbaycan isminin önüne “şimal” kelimesi eklenmelidir. Azerbaycan isminin önüne şimal/kuzey kelimesinin eklenmesi doğrudan güney- batı- doğu gibi ön isimli Azerbaycan devletinin var olduğu algısını oluşturacaktır. Bunun ayrıca tetikleyici bir etkisi olabilir. Bu İran’ın 200 yıllık anlaşmaları iptal etmek istemesinin karşılığında, mukabilince İran’a bir cevaptır. Fakat bunun sadece mecliste yapılan bir öneri olarak kaldığı Azerbaycan’ın şimdilik bunu ileriye götürmeye pek niyetli olmadığını söylemekte fayda vardır[4].

Şubat ayının ortalarında İran’da nükleer çalışmalarda bulunan bilim adamlarının öldürülmesi üzerine İran, Azerbaycan’ı İsrail casuslarına yardım etmekle suçlamış ve bir protesto notası verilmiştir. İran içinde bulunduğu durum ve Azerbaycan’ın İsrail ile iyi ilişkilerinden dolayı adeta “yaprak kımıldasa” suçlusu olarak Azerbaycan’ı görmektedir. İran sadece suçlamakla yetinmiyor aynı zamanda Şii kartını da kullanarak Azerbaycan’ı zor durumda bırakmaya çalışıyor. Görüldüğü gibi İran İstihbaratı Azerbaycan’da casus bulup onları eğitim verip Azerbaycan’da yabancı büyükelçiliklerine yönelik eyleme hazırlamıştır. Bu bir iki aylık bir çalışmayla değil, uzun zaman isteyen bir ön çalışmayı gerektirmektedir. Bu İran’ın iç yüzünü göstermektedir. İran bununla da kalmamış Azerbaycan’ı içten parçalamak için sürekli propaganda yapmaya devam etmiştir. Buna İran Haber Ajansı’nın Aran sitesinde Muğan-Talış Cumhuriyeti propagandası yapan haberleri örnek göstermek mümkündür[5].

Azerbaycan her şeye rağmen İran’la ilişkilerini iyi tutmaya gayret göstermektedir. Azerbaycan bölge de Ermenistan’la savaş yaşarken İran’la da sorun yaşayarak kendini zor duruma sokmak istememektedir. İran’ın Azerbaycan’a yaptığı baskıya rağmen Azerbaycan Savunma Bakanı Sefer Abiyev bir hafta önce İran’ı ziyaret etmiş ve İran ile olan gerginliği düşürmek için çaba sarf etmiştir. Abiyev, Azerbaycan’ın İsrail’den altığı silahların Azerbaycan’ın ihtiyaçları doğrultusunda temin edildiğini, buna Azerbaycan’ın mecbur olduğunu, bu silahların kesinlikle İran’a karşı olmadığını üzerine basa-basa anlatmıştır[6].  Aksi taktirde İran’ın yaptığının hazmedilebilir hiçbir tarafı yoktur.

Bu aralar özellikle de 2008 Gürcistan krizi ve Azerbaycan’ın Türkiye ile yaşadığı Ermeni sınırının açılmasıyla ilgili krizden sonra Azerbaycan dış politikada İsrail ile normalin üzerinde bir yakınlaşma görülmektedir. Aslında bu Azerbaycan’ın denge politikasına da ters düşmektedir. Azerbaycan ne Rusya’dan nede Amerika ve diğer batı ülkelerinden temin edemediği İnsansız Hava Aracı gibi silahları İsrail’den temin etmeye çalışmaktadır. Fakat bu ilişkiler İsrail’in, Azerbaycan’ı İran’a karşı herhangi bir savaşa sokabilecek düzeyde olmadığı, zaten Azerbaycan gibi dış politikasını denge unsuru üzerine koyan bir ülkeyi böyle bir hataya sürükleyebileceğini zannetmiyorum.

Yukarda da belirtmiş olduğumuz gibi Azerbaycan İran’la ilişkileri iyi tutmaya gayret göstermektedir aksi takdirde İran’ın bu son casusluk faaliyetleri hafife alınacak, hazmedilecek bir tarafı yoktur. Ermeni sınırının açılmasıyla ilgili krizi göz önünde bulundurduğumuz zaman bu durum “savaş nedeni” bile sayılabilirdi. Fakat Azerbaycan yönetimi alttan almış, toplumunda da herhangi bir tepkisi görülmemiştir.

Aslında ben burada, İran’la ilgili yazılarda belirtilen, yukarıda benimde değindiğim 35 Milyon Azerbaycanlının tepkisini görmek isterdim. İran’ın nüfusunun yarısını oluşturan bu nüfusun devlet politikaları üzerinde bir ağırlığının olması gerekirdi diye düşünüyorum. Fransa’da 500 bin Ermeni’nin oyunu almak için Sarkozy olmadık işlere kalkışıyor. İran bir Fransa değil bunu biliyoruz ama bu kadarda ilgisiz kalmaları ve dikkate alınmamaları acaba İran’daki Azeri faktörü fazlamı abartıyor diye aklımızdan geçiyor. Çünkü bunun örneklerini daha öncede gördük. Karabağ savaşında İran’daki Azerilerden de hatıralarda kalan bir tepki doğmamıştı, bugün İran’ın Ermenistan’la ilişkileri üst düzeyde ama buna herhangi bir rahatsızlık yok. Söylemek İstediğim İran Azeri varlığından dolayı onların hoşuna gitmeyecek işlere kalkıştığında biraz çekinmesi gerekmektedir. Normal olması gerekeni budur.

Sonuç olarak söylemek gerekir ki Azerbaycan Ermenistan’la Dağlık Karabağ sorunu çözüme kavuşmamışken ve bir anlamda savaş devam ederken İran’la herhangi bir şekilde bir sorun yaşamak istemiyor. Hele -hele İsrail’in oyununa gelip İran’a karşı bir maveraya girmek istemez. Fakat İran’ın, İran Azerbaycan’ı hem Ermenistan’la hem Hazar’ın statüsüyle sıkıştırdığı ve en önemli si ülkedeki Azeri nüfusa güvenmediği ve bu nüfusu baskı altında tuttuğunun farkında olduğu için Azerbaycan’dan gelen açıklamalara güvenmemektedir. İran’ın içinde olduğu bu güven bunalımı bu ülkeyi yeni düşmanlar üretmeye itmektedir. İran Azerbaycan’ı zorla düşman safına itmektedir. Kısaca İran kendi kendine düşman yaratmaktadır.

 

1)      “Bakü'de, ABD ve İsrail'i vuracak 22 İranlı yakalandı”,  Akşam Gazetesi, 15Mart 2012, http://www.aksam.com.tr/bakude,-abd-ve-israili-vuracak-22-iranli-yakalandi--104798h.html, 18.03.2012;  “MTN İran kəşfiyyatı ilə əməkdaşlıq edən dəstəni zərərsizləşdirdi” 525. Gazete, 15 Mart 2012, http://www.525.az/view.php?lang=az&menu=17&id=42110, 18.03.2012.

2)      Akşam gazetesi, a.g.y.

3)      “Türkmençay Antlaşması'nı Yeniden Gözden Geçirmenin Hiçbir Anlamı ve Perspekt Yok”, 11. 01.2012, http://www.salamnews.az /tr/news/read/104347/tuumlrkmenccedilay-antlashmasini-yeniden-goumlzden-geccedilirmenin-hiccedilbir-anlami-ve-perspektifi-yok--ermeni-tarihccedili-roumlportajnbsp/,19.03.2012.

4)      Yuri Roks, “Баку взял курс на север Ирана”, 02.03.2012, http://www.ng.ru/cis/2012-02-03/1_iran.html, 19.03.2012; Milli Meclisde “Azerbaycan Respublikasının adının deyişdirilmesi meselesi qaldırılıb”, 01.02.2012, http://m.azercell.com/news.php?cat=1&service=&id=3735, 18.03.2012.

5)      “İran Haber Ajansının Pers İmparatorluğu Hayalleri”, 02 Aralık 2010, http://tr.salamnews.org/tr/news/read/104049/iranin-tuumlrkmenccedilay-antlashmasini-iptal-etmesi-azerbaycan-iccedilin-hiccedilbir-sorun-teshkil-etmeyecek-ndash-rusyali-tarihccedili/, 19.03.2012.

6)      “Əbiyevin bəyanatları İranı sakitləşdirəcəkmi?”, 15.03.2012, http://www.azadliq.az/index.php?option=com_content&view=article&id=14567:biyevin-byanatlar-ran-sakitldirckmi&catid=295:syast&Itemid=414, 18.03.2012; “Azerbaycan Savunma Bakanı Abiyev'in İran ziyareti Abiyev Alınan tüm silah…”, 12.03.2012, http://www.diyadinnet.com/HABER-21103-azerbaycan-savunma-bakan%C4%B1-abiyevin-iran-ziyareti-abiyev-al%C4%B1nan-t%C3%BCm-silah, 18. 03. 2012

 

20 Mart 2012/ Ankara

 Elşan İZZETGİL

 

 
  "İran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "KRİZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"   20.03.2012
  "ASEAN Bölgesel Forumu Toplantısı ve Güneydoğu Asya'da Yeniden "Pax-Americana Sendromu"   2012-03-20
  "Güney Çin Denizinde Yükselen Kriz Bağlamında Asya Pasifik Bölgesinin Güvenliği"   2012-03-20
  "Çin - Pakistan İlişkilerinde Gwadar Limanı ve Bölgesel Gelişmelere Etkileri"   2012-03-20
  "Hindistan Donanması Doğu Komutanlığı'nın Etkinliğini Artırıyor"   2012-03-20
  "ÇHC XXI Yüzyılın Süper Gücü Olacak"   2012-04-04
  "Avrupa'da Sağ Popülizm Tehlikesi..."   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU