Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Kafkasya/ "İran'a Müdahale Girişimlerine Rusya'nın Güney Kafkasya Cevabı"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 03.02.2012
"İran'a Müdahale Girişimlerine Rusya'nın Güney Kafkasya Cevabı"

'ABD Destekli İsrail’in İran’a Muhtemel Müdahalesine Rusya’nın Vereceği Tepki ve Kafkasya’da Yol Açacağı Sonuçları Üzerine Bir Öngörü'

Hürmüz boğazında son günlerde yaşanan gerginliğe herkes şahit olmaktadır. İran’a yönelik son ambargo girişimiyle gerginlik gittikçe yükselmiş ve İran’da Hürmüz “çıkarmasıyla” bu ambargo girişimine cevap vermeye çalışmış ve süreç devam etmektedir. Rusya, Libya’ya karşı müdahale konusunda denge politikası izlemiş ve daha ılımlı siyaset gütmüş olsa da aynı tavrını İran ve Suriye konusunda sürdürmeyeceğini her fırsatta beyan etmiş ve tarafını çok önceden belirlemiştir. Ve en önemlisi de bu konuda boş durmayacağını sürekli gündeme getirmektedir. Rusya’nın ne gibi tavır alacağı tam olarak belli olmasa da gün geçtikçe politikalarını belirginleştirdiği gözükmektedir. Rusya’nın tek uçak gemisini Suriye’nin Tartus limanına konuşlandırması bunun bir adımı, bir işaretidir.

Son bir aydır Rusya’nın en itibarlı gazetelerinde ABD destekli İsrail’in İran’a müdahale planını konu alan yazılar yazılmaktadır. Bu yazılara temel oluşturan yazı da 15 Aralık 2011’de Nezavisimaya gazetesinde çıkmıştır. Bu yazı ve bununla bağlantılı diğer yazılarda Rus yetkililer ve güvenlik uzmanlarına dayandırılarak Türkiye’yi ve Güney Kafkasya’yı da yakından ilgilendiren önemli detaylara yer verilmiştir. Nevasimaya gazetesinde çıkan yazıda Rusya'nın AB Büyükelçisi Vladimir Çizov’un “İsrail veya ABD'nin İran'a karşı bir saldırısının felakete varacak olayların gelişmesine yol açabileceği.… Böylesi bir durumun olumsuz etkisinin sadece bölgeye değil tüm dünya geneline yayılacağı…” uyarısına yer verilerek Rusya’nın bu felakette kayıplarını en aza indirmek için bir sene öncesinden hazırlanmaya başladığı belirtilmektedir[1]. Bu önlemlerin neler olduğuna baktığımız zaman özellikle Güney Kafkasya’yı hedef alan ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren sonuçlar doğuracağı tahmin edilmektedir.

Edindiğimiz bilgilere göre, Ermenistan’daki 102’nci Rus üssü tam donanımlı hale getirilmiş, buradaki görevli subayların aileleri tahliye edilmiş ve Erivan yakınındaki Rus garnizonundaki askerler Türkiye sınırındaki Gümrü’ye sevk edilmiştir. Garnizonun Gümrü’ye taşınmasına sebep olarak ABD’nin İran’a Türkiye üzerinden saldıracağı gösterilmiş olsa da bu hareketi yorumlayan Rus güvenlik uzmanlarından, Kafkasya'daki Rus Kuvvetlerinin komutanlığını da yapmış emekli General Yuri Netkaçev, olası bir savaş durumunda Rusya'nın Ermenistan'daki üslerine ulaşmak için Gürcistan'dan koridor açmak zorunda kalabileceğini belirterek bunun aslında Gürcistan’a yönelik olduğunu ileri sürmüştür[2]. Gürcü uzman Mamuka Areshidze’de Abhazya ve Güney Osetya’daki Rus birliklerin savaşa hazır hale getirilmiş olduğunu ve İran’a olası bir saldırıda bu durum bahane gösterilerek Güney Osetya- Borcom- Cavahetya hattı Rus birlikleri tarafından işgal edilerek koridor açılacağı ve Gürcistan’ın tamimiyle Rusya’nın kontrolü altına alınacağını ileri sürülmüştür[3].

Bunun yanında Karadeniz filosuna bağlı gemiler Gürcistan sınırlarına yakın bir yerde teyakkuzda bekletilirken, Hazar’daki filo da savaşa hazır hale getirilmiştir. Bununla birlikte Dağıstan Cumhuriyeti Azerbaş bölgesine de savaşa hazır bir füze bataryası yerleştirilmiştir. Yine uzmanların görüşlerine göre Azerbaycan’ın 2012 Savunma bütçesi 4 milyar dolar olarak belirlenmiş, 2006 yılıyla karşılaştırıldığında bu rakam 11 kez arttırılmış, bunun Ermenistan ve Gürcistan’ın toplam savunma harcamalarından 3 kat daha fazla ve bunlara İsrail’den alınan İnsansız hava Araçlarını da eklenince Rusya’yı ciddi şekilde rahatsız etmektedir[4]. Uzmanlar, Rusya’nın güvenlik politikasını analiz ederken Azerbaycan’ın İran ile Hazarın statüsü ve tarihi sorunlardan dolayı ilişkileri çok iyi olmasa da Azerbaycan’daki bu aşırı gözüken silahlanmanın İran’a karşı olmadığı, sorunlu olduğu Ermenistan’a yönelik olduğunu algısına yönelik bir hareket olarak nitelediğini ileri sürmektedirler. Azerbaycan’ın Türkiye ile birlikte Ermenistan’a karşı müdahale edebileceği ihtimali onu bölgede güvenliği artırmaya sevk ettiği ileri sürülmektedir.

Rus uzmanlar, Rusya’nın 2012 yılında İran’a karşı bir müdahale olacağını göz önünde bulundurarak ona göre hazırlık yaptığını belirtmektedirler. Yukarıda saymış olduklarımıza ek olarak, çok yakın zamanda Rusya Güney Kafkasya’daki birliklerini yeni takviyelerle güçlendirme kararı almış ve birde Eylül ayında olmak üzere “Kafkaz 2012” isimli tatbikatın hazırlıkları yapılmaya başlanmıştır. Bu tatbikatı diğerlerinden farklı kılan hem çok geniş kapsamlı hem de operasyon - taktiksel değil strateji ağırlıklı bir eğitim planlanılmış olmasıdır[5]. Bu tür bir hazırlık daha önce sadece bir kez yaz-2008 için planlanmış ve 2008 Ağustos ayında da G. Osetya’da krizin patlak verdiğini düşünürsek bu tatbikatın öneme alınmasında fayda vardır.

Bizim burada üzerinde durmak istediğimiz konu İran’a karşı müdahale yapılıp yapılmayacağını tartışmak veya zamanını tahmin etmek değil, hatta böyle bir müdahale durumunda Rusya’nın İran’a ne gibi destekte bulunacağı da değil, asıl ilgimiz böyle bir çatışma durumunda Rusya’nın işaretlerini de gördüğümüz gibi Güney Kafkasya’da özellikle de Gürcistan üzerinde ne gibi politika uygulayacağı ve sonuçlarını tahmin etmektir.

Rusya 1993 yılında “Yakın Çevre” politikasını açıklamıştır. Rusya Federasyonu güvenlik ve tehdit algılamasına baktığımız zaman en önemli tehlike SSCB gibi dağılma endişesi taşıyor olmasıdır. Rusya iç istikrarını, toprak bütünlüğünü korumak için yakın çevresinin güvenliği ile iç güvenliği arasında bağlantı olduğunu düşünmekte ve yakın çevresinin güvenliğinden kendisini sorumlu tutmaktadır[6]. Bu bölgelerin kontrolünü ülke çıkarları için öncelikli konu saymaktadır hatta daha sonra revize edilen Yakın Çevre politikasına göre bu bölgenin güvenliği için nükleer silah bile kullanılabileceği belirtilmiştir. Özellikle Güney Kafkasya ve bunun içerisinde de Gürcistan Rusya için vazgeçilmez önemde bir bölge olduğu anlaşılmaktadır.

Güney Kafkasya’daki istikrarsızlıkların Kuzey Kafkasya’daki Rus kontrolü açısından tehlike oluşturması dolayısıyla Rusya güneyden gelen tehditlere karşı tarihten beri tampon bölge oluşturmak istemiştir. Bundan dolayı da bu bölgenin önem arz ettiğini yukarda söylemiştik. Bununla birlikte bölgenin stratejik önemi açısından da Rusya için çok önemli yeri vardır. Bölgenin Rusya için stratejik önemi üç başlık altında toplamak mümkündür. Bunlardan ilki, İran ve Türkiye ile buluşma noktası olması, ikinci Kafkasya’nın Orta Asya’ya açılan kapı olması, üçüncüsü ise Orta Doğu yolu üzerinde olmasıdır[7].

Rusya’nın Güney Kafkasya ülkelerini ne ölçüde kendi kontrolü altına aldığı konusunu ele alacak olursak, Azerbaycan’ın her ne kadar Dağlık Karabağ sorununun çözümünden dolayı Rusya’ya bir anlamda muhtaç olduğu bundan Rusya’yı karşısına almamaya dikkat etmekte ise de yine de batı eğilimli politikalar izlemekte, yapabildiği kadar Rusya’nın baskısından uzak durmaktadır. Rusya, AGİT Minsk Grubu Eş Başkanlarından biri olarak Dağlık Karabağ sorununu ve Hazarın hukuki statüsünü gibi konuları kullanarak Azerbaycan üzerinde baskı kurmaktadır. Azerbaycan ilk bağımsızlık yıllarında petrol ihraç etmek için acil ihraç boru hattı olarak karşısında neredeyse tek seçenek olarak Rusya vardı fakat Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı inşa edildikten sonra alternatif hatta kavuşmuş ve Rusya’dan bağımsız petrol ihraç edebilmeyi başarmıştır. Bununla birlikte Gebele Radar İstasyonu dolayısıyla Rusya’ya karşı elinde küçük de olsa koz mevcut olduğu için zaman-zaman bu yeteneğini dış politika aracı olarak kullanabilmektedir. Bunlarla birlikte Gürcistan üzerinden Türkiye ve Batıyla kara bağlantı kurabilmektedir.

 Ermenistan’ın tamamıyla Rus güdümünde olduğunu söyleyebiliriz. Ülke bulunduğu konum itibariyle bir taraftan sorunlu olduğu ülke Azerbaycan, bir tarafta gümrükleri kapalı Türkiye, bir tarafta batıyla sorunlu İran ve diğer taraftan Rusya ile düşman ülke Gürcistan ile komşudur. Ermenistan Gürcistan ile ilişkilerini iyi tutarak buradan dünyaya açılmaya çalışmaktadır fakat Rusya ile ülkenin kara bağlantısı olmaması önemli sorun teşkil etmektedir. Diğer taraftan ülke Türkiye ile Azerbaycan arasında tampon bölge oluşturduğu ve İran’la sınır teşkil ettiği için Rusya için koruma altına alınmış durumdadır. Ülkede Rusya’nın önemli askeri üstleri bulunmakta, Gürcistan’dan çıkarılmış birliklerde bu ülkeye konuşlandırılmıştır. Azerbaycan’ın %20 toprağını işgal edip elinde muhafaza edebilmesini de yine Rusya’ya borçludur.

Gürcistan bulunduğu konum itibariyle Rusya’yı kara ile Ermenistan’a ve buradan da İran ve Basra körfezine bağlayan bir coğrafyanın üzerindedir. Bununla birlikte Türkiye’nin doğuya açılan kapısı, Azerbaycan’ı Rusya karşısında daha bağımsız kılan doğu- batı koridorunu oluşturmaktadır. Bakü- Ceyhan, Bakı -Supsa petrol boru hatları, Bakü- Tiflis- Erzurum doğal gaz boru hattı, Bakü-Tiflis- Kars demiryolu projesi bu ülkeden geçmekte, Karadeniz’de ki önemli limanlar yine bu ülke sınırlarındadır.

 Gürcistan Soğuk savaş döneminde NATO ülkesi olan Türkiye ile komşu olduğu için Sovyetler Birliği’nin çok önemli üstlerine ev sahipliği yapmıştır. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra halefi Rusya Federasyonu bu üstleri ülkede muhafaza etmek için çok çaba sarf etmiş fakat Gürcistan’ın bunu istememesi ve uluslararası baskınında etkisiyle Rusya üstleri boşaltmak zorunda kalmıştır. Aslında Gürcistan-Rusya ilişkileri gül devrimine kadar daha ılımlı-dengeli durumda ilerlemiş fakat Saakaşvili’nin devlet başkanı olması ve batı, özellikle de ABD’nin ülke üzerindeki etkisinin artmasıyla iki ülke arasındaki ilişkiler daha da  gerginleştirmiştir. Rusya ülke üzerindeki ABD etkisini kırmak için sorunlu bölgeler Abhazya, Osetya, Acara ve Cavaheti problemlerini kaşıyarak baskı yapmaya başlamıştır. Gürcistan’ın ABD’nin desteğini alarak NATO’ya girmek istemesi Rusya’yı irrasyonel hareket etmeye sevk etmiştir. Bu zamana kadar Abhazya ve Osetya’nın bağımsızlık ilanlarını görmemezlikten gelen Rusya, Kafkasya’daki ülkelere emsal oluşturacağı tehlikesini de göze alarak bu ülkelerin bağımsızlıklarını destekleme ve tanıma noktasına gelmiştir. Bu sürecin geldiği son nokta olarak da Ağustos 2008’de Saakaşvili’nin büyük risk alarak Osetya sorununu çözmek için bu bölgeye askeri kuvvet kullanması üzerine Rusya, Rus vatandaşlarını ve askerlerini korumayı bahanesiyle ülkeyi havadan ve karadan bombalayarak Gürcistan’a silahlı saldırıda bulunmuştur.

Rusya Gürcistan’ı havadan karadan bombalayarak hem bu bölge ülkelerine hem de bu bölgede ilgilisi olan diğer güçlere mesaj vermiştir. İlerisi için de  bir deneme yapmış, bir nabız yoklamıştır. Tabii ki Rusya’nın amacı Abhazya ve Osetya’yı birer bağımsız hür devletler yapmak değil, onun isteği Gürcistan’ın Ermenistan gibi kendi güdümüne girmesini sağlamaktır. Gürcistan’ın Rusya’nın kontrolüne girmemesi Rusya’nın iç, dış ve güvenlik politikalarında “kara delik”  açmaktadır.  İlk önce şunu belirtmek gerekmektedir ki,  Abhazya ve Osetya’nın bağımsızlık süreçleri artık Rusya tarafından kontrol edilemez ve istenmeyen bir noktaya doğru gitmektedir. Süreç böyle devam ederse Kuzey Kafkasya ülkeleri de göz önünde bulundurulduğunda ilhak etme noktasına gelecektir ki buda Gürcistan’ın tamamen kaybedilmesi anlamına gelmektedir. Rusya bu anlamda Gürcistan konusunda ümidini tamamen tüketmiş değil, sadece Gürcistan’ı kendi kontrolüne sokmak için farklı yöntemleri denemeye başlamıştır. Rusya daha önce Gürcistan’ı bir asır arayla Çarlık ve Sovyetler Birliği döneminde iki kez silah gücüyle kendine tabi etmiş ve 2 asır birlikte yaşamışlardır. Rusya’nın bunu yeniden denemek istemekte olduğunu görmekteyiz.

Dış ve güvenlik politikası açısından bakacak olursak Rusya her şeye rağmen Azerbaycan’ı batıya kaybettiğini düşünmeye başlamıştır. Azerbaycan doğal kaynaklarını ithal etmeyi başarmakta ve ekonomisi güçlenmeye devam etmekte, savunma gücü artmaktadır. Rusya, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’daki fiili durum karşısında çok fazla sabretmeyeceği, Aliyev hükümetinin savaş istememesine rağmen savaşa mecbur kalabileceğini tahmin etmektedir. Çünkü “Arap Baharı”nın etkisi Azerbaycan’ı beklenmeyen bir savaşa sürükleyebilir. Bu durumda Ermenistan’ın güvenliğini korumak çok zor olabilir. Azerbaycan’ı kontrol etmenin yolu Gürcistan’ın Rus güdümüne girmesinden geçmektedir. Doğu- batı koridoru, kuzey- güney hattıyla kesilmesi gerekmektedir. Bu şekilde Azerbaycan’ı besleyen can damarı Rusya’nın eline geçmiş olacaktır.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi Rusya’nın güney’deki güçlerini artırması, Abhazya ve Osetya’daki askerlerini savaşa hazır hale getirmesi, Azerbaycan’ın çevresinde ve Hazar’daki askeri gücün artırılması ve nihayetinde Gümrü’ye asker sevk edilmesi Rusya’nın yarım kalan işini bitirme niyetinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Rusya’nın ilk fırsatta Gürcistan’dan Ermenistan’a bir koridor açmak isteyeceği artık açık şekilde anlaşılmaktadır. Saakaşvili’nin ABD ziyaretinde Obama’nın Gürcistan’a NATO’ya girme desteği vereceğini açıklaması[8] da burada Rusya’ya karşı mesaj olarak verildiği şeklinde algılanmalıdır. Obama’nın Saakaşvili’ye destek sözleri ABD’nin Gürcistan’ı size terk etmiş değil, bir yeni müdahaleye kesinlikle müsamaha göstermeyiz, Saakaşvili’ye desteğimizi sürdürüyoruz demektir.

Rusya’nın Gürcistan’a bu şekilde dönmeye çalışması bölgedeki dengeler açısından hafife alınacak bir durum değil, Rusya bunu 2008’deki denemesine güvenerek yapmaya çalışmaktadır. Fakat Rusya’nın Gürcistan’ı ortadan bölen bir koridor açma niyeti ülkenin tamamen Rus kontrolüne girmesi anlamına gelmektedir ki buda Hazar çevresi ülkelerin Türkiye ve batı bağlantısının Rusya’nın kontrolüne girmesi demektir. Yani 20 yıllık çalışmanın bir çırpıda anlamsızlaşmasıdır. Tabii ki oyun büyük, kartlar tek- tek açılıyor, Rusya istediğini yapabilir mi bu tartışılır. Rusya’nın bölgede dengeleri etkileyecek yeni bir hareket yapmaması, yeni bir kriz çıkarmaması için Oboma’dan mesaj gelmiş durumda, diğer taraftan Türkiye’nin Karadeniz’deki münhasır ekonomik bölgesine boru döşemesi için Rusya’ya izin vermesi Türkiye’nin Rusya’ya bir mesajı olarak algılanabilir. Türkiye Rusya’ya kaybedemeyeceği bir şans vermiş durumda.

Dipnotlar

1)       Sergey Konovalov “Москва оптимизирует военную группировку на юге” (Moskova güneyindeki askeri kuvvetlerini güçlendiriyor), http://www.ng.ru/nvo/2011-12-15/1_gruppirovka.html, 01.02.2011.

2)       A.g.y; Vladimir Chijov, “Россия готовит Закавказье к войне в Иране” (Rusya Güney kafkasya’yı İran savaşı için hazırlıyor), http://www.regnum.ru /news/polit/1479812.html#ixzz1knSvk8bU, 02.02.2012.

3)       “Россия создаст транспортный коридор через Грузию до Гюмри в случае войны США против Ирана” (ABD’nin İran’a savaş açması durumunda Rusya Gürcistan’dan Gümrü’ye ulaşım koridoru açacak), http://www.regnum.ru/news/fd-abroad/armenia/1490597.html, 02.02.2012.

4)       Sergey Balmasov, “Пресечет ли Россия угрозу войны в Карабахе?” (Rusya Karabağ’daki Savaş Tehdidine Karşı Koyabilecek mi?) http://www.pravda.ru /world/formerussr/other/22-12-2011/1102897-karabah-1/, 31.01.2011.

5)       Alexander Romanov,  “Российская армия не будет безучастно наблюдать за атакой на Иран” (Rus Ordusu İran’a karşı saldırı durumunda pasif kalmayacak ), http://www.km.ru/v-mire/2012/01/16/vneshnyaya-politika-rossii/rossiiskaya-armiya-ne-budet-bezuchastno-nablyudat-za-at, 16.01.2012, 01.02.2012.

6)       Zeynep Dağı, “Rusya’nın Güvenlik Politikası ve Türkiye”, Ed: Refet Yinanç ve Hakan Taşdemir, Uluslar arası Güvenlik Sorunları ve Türkiye, seçkin Yayıncılık, Ankara, 2002, s.169-180

7)       Giray Saynur Bozkurt, “Gürcistan’daki Etnik Çatışmalar Karşısında Türkiye ve Rusya’nın Tutumu”, Karadeniz Araştırmaları, Sayı: 19, Güz 2008, s.1-30.

8)       Vadim Trukhachev, “Странная похвала Саакашвили от Обамы” (Obama'dan Saakaşvili’ye tuhaf övgü), http://www.pravda.ru/world/formerussr/georgia/31-01-2012/1106499-georgia-0/, 01.31.2012, 01.02.2012.

03.02.2012

  Elşan İZZETGİL

 
  "İran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "KRİZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"   20.03.2012
  "ASEAN Bölgesel Forumu Toplantısı ve Güneydoğu Asya'da Yeniden "Pax-Americana Sendromu"   2012-03-20
  "Güney Çin Denizinde Yükselen Kriz Bağlamında Asya Pasifik Bölgesinin Güvenliği"   2012-03-20
  "Çin - Pakistan İlişkilerinde Gwadar Limanı ve Bölgesel Gelişmelere Etkileri"   2012-03-20
  "Hindistan Donanması Doğu Komutanlığı'nın Etkinliğini Artırıyor"   2012-03-20
  "ÇHC XXI Yüzyılın Süper Gücü Olacak"   2012-04-04
  "Avrupa'da Sağ Popülizm Tehlikesi..."   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU