Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Kafkasya/ Duma Seçiminin Kafkasya Yansıması: 'Ayının Balık Avı'

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 08.12.2011
Duma Seçiminin Kafkasya Yansıması: 'Ayının Balık Avı'

4 Aralıkta Rusya’da Duma seçimleri oldu. Putin’in devlet başkanlığına adaylığını açıklamasından sonra bu seçime ilgi bir hayli yükseldi. Duma seçimleri aynı zamanda devlet başkanlığı seçimleri için bir ön seçim, bir nabız yoklama, bir prova mahiyeti taşıdığı düşünüldü. Aksi takdirde Rusya gibi otokratik bir rejimi olan ülkede yapılan Duma seçimlerinde oluşacak milletvekili dağılımı çok fazla önem atfetmiyor.  İlginin bir sebebi de seçimler öncesinde yapılan anket çalışmalarında Putin’in partisi, tam tercümesiyle “Vahit Rusya”nın % 20 gibi çok düşük oy alacağı ortaya koyulmuş olmasıydı. Tabii ki bu oy oranı Putin’in istenmeyen adam olduğu sonucunu ortaya çıkaracaktı. Özellikle de ülkenin Volga’nın batı, Don nehrinin kuzeyinde yer alan, ülke nüfusunun yoğun olarak yaşadığı ve Putin’in politikalarından memnun olmayan insanların yoğunlukta olduğu bölgeden çıkacak sonuçlar ilgi merkezi olmuştur. Bilindiği gibi bu bölge eski Rus Knyazlıklarının hayat bulduğu, kendilerini gerçek Rus olarak nitelendiren, batı değerlerini benimsemiş, Putin’in baskıcı politikasından bunalmış kesimin yaşadığı yerdir. Bu bölge insanı ekonominin enerji ihracatına endeksli olduğunu, Putin’in söz vermesine rağmen gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinin sağlanamadığı ve ülke gelirlerinin Kafkasya’ya akıtılmasını protesto ediyorlar. Kafkasya’yı bir ur olarak görüyorlar. Batıyla bütünleşme taraftarı insanlarının yoğun olduğu bir bölge olduğu için Putin’in açıklamış olduğu Avrasya Birliği projesinin nasıl algılandığı da burada test edilecektir. Sonuç olarak bütün yolsuzluklara rağmen Duma seçimlerinde Vahit Rusya partisi bu bölgeden ancak  %29-32 ortalamasında oy alabildiği düşünülürse bölgenin bir tepkisi olarak algılanabilir.

Seçimi izleyen uluslararası kuruluşlar, ülkedeki muhalefet seçimlerde yolsuzlukların yapıldığını, seçimlere hile karıştırıldığını, oyların kutulara önceden doldurulması şeklinde seçim sonucunun değiştirildiğini ve buna benzer şeyler ileri sürüyorlar. Bu durumun özellikle de riski az çevre bölgelerinde yapıldığından bahsediyorlar. Çevre bölgelerde yapıldığı muhakkak ama sonuçlara baktığımız zaman bütün çevrelerde yapılmadığı veya sonuç vermediğini anlayabiliyoruz. Yukarıdaki tespitin doğruluk payı var fakat seçim yolsuzluğunun ülke için stratejik sayılan çevre bölgelerde yapıldığı tespitinde bulunulmuş olsaydı daha mantıklı olurdu diye düşünmekteyiz. Çalışmamızın muhtevasına giren Kuzey Kafkasya ülkesi Çeçenistan’da seçimlere katılımın neredeyse %100 olması bu durumu çok güzel izah etmektedir. Diğer Kafkas ülkelerinde Vahit Rusya’ya çıkan oy sırasıyla; Dağıstan %91.44, İnguşetya %90.96, Kabarda Balkar %81.32, Karaçay Çerkes 89.84, Kuzey Osetya  %67.9, Adigey %61. Aynı durum Tataristan ve Başkırdıstan ve Tıva ve diğer cumhuriyetler için de geçerli. Ama en fazla önem verilen bölge Kafkasya bölgesi olmuştur.

Rusya’nın nüfusu 142 milyondan son sayımlara göre 140 milyona düşmüştür. Bu son seçimlerde ülke içinde 108 milyon olmak üzere 110 milyon insana oy kullanma hakkı tanınmıştır[1]. Bu 18 yaşın üstündeki nüfusun çok yüksek olduğunu göstermektedir. Bu durum Rus nüfusun çok hızlı yaşlanmakta ve azalmakta olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Genellikle Rusya’da doğum oranlarının Rus nüfusun az olduğu çevre bölgelerinde özellikle de Kafkasya’da olduğunu düşünürsek Bu durumun Rusya’nın geleceği için çok büyük tehlike arz ettiğini anlamak mümkündür. Buna gençleri “işgal etmiş” alkol ve uyuşturucu belasını da eklediğimiz zaman Rusya’da kırmızı alarmın verilmemesi için bir neden kalmamıştır. Bu durumu alkol satışının ülke genelinde sınırlandırılması için alınan tedbirlerle anlamakta mümkündür. Rusya bu olumsuzlukları hafifletmek için reformlar yapmaktadır ama bunun çok fazla sonuç getirmediği ortada. Rus nüfus bu şekilde azalmaya devam ederse ki edecek, bu durum ülkede diğer etnik gurupları bağımsızlık yönünde cesaretlendirecektir. Bunun dışında daha önemli nokta dünya küçülürken, Rusya’daki etnik gurupların Balkanlar, Güney Kafkasya Orta Asya ve bunun gibi gölgelerdeki uluslaşma hareketlerinden etkilenmeyeceklerini düşünmek pek doru tespit olmaz.  Bu durum Rusya’nın geleceğine karanlık noktalar çizmektedir. Onun içinde Putin’i başa getiren, partisi Vahit Rusya’yı kurduran ona yol gösteren gizli el, radikal politikalar oluşturulmasını istemektedir. Politik temellerinin olup olmadığı tartışılıyor olmasına rağmen Putin’in seçimlerden önce açıklamış olduğu Avrasya Birliği projesi bunun ürünüdür.

Bu durumu Kuzey Kafkasya’da anlamaya çalışacak olursak Kuzey Kafkasya’dan ayrı düşünülemeyecek Aphazya ve Güney Osetya’daki Rusya’nın pozisyonunu göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. Rusya bu iki ülkenin bağımsızlık girişimlerini tanımaktadır. Hatta bu iki ülkeye bağımsızlık ilan etmeleri konusunda cesaret vermiş ve kendine yakın ülkelere de bu iki ülkeyi tanımaları için baskı yapmıştır. Rusya’nın bu iki ülkenin bağımsızlıklarını desteklemesinin tabii ki birçok nedeni vardır. Bunlardan ilki Gürcistan’ı cezalandırmak, Gürcistan’a baskı yaparak kendi yörüngesine çekmek, bu şekilde kendisi için stratejik olan bu bölgeyi kontrol etmek ve bununla birlikte tüm Güney Kafkasya ve Orta Asya’yı güdümünde tutmak. Diğer taraftan Aphazya ve Güney Osetya’ya destek olarak Kuzey Kafkasya’daki Aphaz ve Osetlerin akrabalarına hoş gözükmektedir. Ancak bunlardan daha önemlisi Rusya’nın bu bölgedeki gelişmeleri iyi analiz ediyor, sorunların tarihçesini iyi biliyor olması dolayısıyla bu ülkelerin Gürcistan’ın içerisinde kalmayacaklar ve bir şekilde kendi bağımsızlıklarını sağlamaya çalışacaklarını tahmin etmiş olması dolayısıyla destek vererek “doğacak yavrunun” kendi kontrolünde doğmasını sağlamaya çalışmıştır.  Her şeyden önce bu iki ülkeyi de birçok yönden kendine bağlamış durumda. Buradaki insanlara Rus vatandaşlığını “bahşetmiştir”. Bölge insanı için Rus vatandaşı olmak Rusya’da çalışma izni demek, Rus sosyal güvenlik sisteminden yararlanmak- Rusya emeklilik maaşı almak demek, çocuk yapmayı özendirmek için verilen çocuk parasından yararlanmak demek, kısaca ekmek demek. Fakat geldiğimiz nokta itibariyle bu durum içte tepkiyle karşılanmaya başlanmıştır. Hem ekonomi hem dış politika konusunda da eleştirilere neden olmaktadır. Kuzey Kafkasya’daki bağımsızlıkları bastırırken bu iki ülkeye destek verilmesi bir anlamda ikilem oluşturmaya başlamıştır. Rusya buna ilk baştan düşündüğü gibi nokta koymaya hazırlanıyor. Duma seçimlerinden önce bu iki ülkenin geleceği ele alınmaya çalışılmıştır. Rusya’da bu iki ülkeyle ilgili ara-ara, bu ülkeler Rusya’ya birleşmek istiyor ama bizim buna hukuki yapımız müsait değil bundan dolayı bu ülkelerin ilhakını sağlamak için anayasada değişiklik yapılması ihtiyacını belirten yazılar çıkmaktadır. Görüldüğü gibi Rusya bu sorunu bu şekilde çözmek istiyor. Pek fazla seçeneği yok, ama diyelim ki bu ülkeler Rusya ile birleşmek istemezler bağımsızlıklarını korumaya devam etmek isterler işte Avrasya Birliği projesi bu noktada çözüm sunacaktır. Hatta bu konuda bazı analizlerin yapıldığını da söyleyebilirim Gregory Afanasyan Avrasya Birliği tanınmayan devletlerin bu birliğin içine girmeye ortam oluşturmaktadır diye bir yazı yazmıştır. Yazar Ermeni asıllı olduğu için tanınmayan devletler: Abhazya, Güney  Osetya , Transdinyester’e Dağlık Karabağı’da eklemiştir[2]. Burada anlatılanların Kuzey Kafkasya’daki seçimlerle bağlantısı ise yöntem ve hedefin aynı olmasıdir.

Kuzey Kafkasya ve özellikle de Vahit Rusya Partisinin %99.5 oy aldığı Çeçenistan’a bakalım, Çeçenistan’ın başındaki kişi aynı zamanda Vahit Rusya Partisinin Çeçenistan başkanı ve en önemlisi Putin’in başa getirdiği adamdir. Rus seçmeninin Putin’i Kafkasya’yı beslemekle suçladıklarını söylemiştik, evet doğrudur Rusya Kafkasya’yı istediği gibi kontrol etmek için bu bölgeye para akıtıyor. Bindiği uçakla bomba olup yağdığı, darmadağın Grozni insanının gönlünü almak için neredeyse şehir yeniden inşa ediliyor. Hepsi Rusya tarafından karşılanmasa da her taraf şantiyelerle kaplı. Bu inşaatlarda sadece ülke insanı çalışmıyor bölge ülkelerde Dağıstan’dan Azerbaycan hatta Türkiye’den de çalışanlar var. Putin’in bölge halkı üzerinde bu şekilde bir sempati kurmuş durumda. Diğer taraftan bölge liderleri ve yönetim şekilleri de önemli. Kadirov, sarayında aslan besleyen, sınırsız harcamaları olan biri ama diğer taraftan dindar Çeçen halkının gönlünü kazanmak için zikir törenlerinde görülüyor. Bunun dışında dağlı bölge halkının gönlünü okşayan yönetim tarzı göstermektedir. Elinde silahı, Vahabi gibi radikalleri ulu orta öldürüyor, yargısız infaz yapıyor. “Adalet benim” anlayışı hakim. Bu durumun dağlı kültürüne sahip insanların ruhunu okşadığını söyleyebiliriz. Kadirov kendini ve yaptıklarını halka kabul ettirmiş durumda. Bu ülkeden yolu geçenler Kadirov’un icraatlarını her gittiği yerde hayranlıkla anlatıyorlar. En önemlisi ülkede Kdirov’un istediği ve dediği oluyor. Bu durumda sıfır katılımla %100 sonuç çıkarmak bile mümkün. Kısaca Putin kendisine “biyat” etmiş bölge liderleri vasıtasıyla istediği oyu alacak durumda.  Kadirov Duma seçimlerindeki sonucu bayram olarak niteliyor, kendi diliyle “Seçim bizler için tam bir bayram oldu, halk demokratik şekilde oyunu kullandı”[3].

Putin, Terörü de kullanarak bölge halkına haminiz benim diyor, Kafkasya’yı politikalarıyla “işliyor”.  İç sorunları bitirip ileriye bakmak istiyorlar, Rusya İmparatorluğunu yeni döneme hazırlıyor. Rusya İmparatorluğunun yönü 500 yıldır değişmedi. İmparatorluğu ayakta tutmak için başka yollarının olmadığını da söylemek yanlış olmaz. Kafkasya’da yapılanlarda büyük ideal için yapılan küçük oyunlardır. Bir anlamda  “Ayının balık avında” olduğunu söyleyebiliriz, ama ayı büyük balığın peşinde.

Dipnotlar

1)Seçime katılımla ilgili daha geniş bilgi için Rusya Komisyonunun web sitesine bkz: “Выборы в Россию комиссии”, http://www.cikrf.ru/, 08.12.2011.

2) “Евразийский союз дает непризнанным республикам возможность вступить в данное объединение - Григорий Афанасян”,  http://www.regnum.ru/news/1474644.html#ixzz1fyUGvsic, 08.12.2011.

3) “Kafkasya’da “Tulum” Çıktı: Çeçenistan’da %99.5 oy Birleşik Rusya’ya verildi”, http://www.turkrus.com/haber-hatti/24862-cecenistandan-secim-sonucu-oylarin-yuzde-995i-birlesik-rusyaya-verildi.html, 08.12.2011.

 

08.12.2011

Elşan İZZETGİL

 
  ‘Arap Baharımsı’lığı Döneminde Türkiye-İran İlişkisi   2012-03-19
  "Ortadoğu Bağlamında Türkiye-ABD İlişkileri"   2012-03-12
  "Amerika'nın Büyük Stratejisi Olarak Demokrasi "   2012-03-19
  "Bangladeş'de Anayasa Tartışmalarının Gölgesinde Siyasi Kriz   2012-03-20
  "Çin Pakistan İlişkilerinde Doğu Türkistan"   2012-03-22 00:13:23
  "Avrupa Treni Dönüyor Mu?"   2012-03-20
  "Obama -Dalay Lama Görüşmesinin ABD - Çin - Hindistan İlişkilerine Olası Etkisi"   22.03.2012
  "Özbekistan: 20 Yıllık Yeni Tarih"   22.03.2012
  "ÇATIRDAYAN AVRUPA"   2012-03-20
  "Cem Özdemir'e "Yeşil" Iışık (Mı?)"   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU