Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Kafkasya/ "Cavaheti Ermenileri Ne İstiyor"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 25.11.2011
"Cavaheti Ermenileri Ne İstiyor"

Cevaheti, Türkiye’nin kuzey-doğu sınırında, Türkiye- Ermenistan sınırının bitiştiği çizginin doğusunda, Gürcistan sınırları içerisinde100-140 bin Ermeni’nin toplu şekilde yaşadığı bir yerdir. Bölge Gürcistan’ın Mesketi- Cevaheti eyaletinin Cevaheti kısmı, aynı zamanda Ahıska Türklerinin 1944’de sürgün edildikleri ata yurtlarının güneyini teşkil etmektedir.

Cevaheti sorunun temeline gidecek olursak, Ermenilerin Çarlık Rusya tarafından bölgeye göç ettirilmelerine kadar eskiye gitmemiz gerekmektedir. Sorunu tam olarak ancak bu şekilde anlayabiliriz. Çarlık orduları Güney Kafkasya’yı işgal ederken Eremenilerden büyük destek görmüşlerdir.  Çarlık hem kendilerine destek olan Ermenileri ödüllendirmek hem de bölgede kalıcı olabilmek için sürekli kullanabilecekleri tampon bölgeler oluşturmak amacıyla işgal ettikleri stratejik noktalara Anadolu ve İran’dan Ermenileri göç ettirip yerleştirmişlerdir. Çarlık Rusya bölgedeki Ermeni varlığını artırmak için sistemli politikalar izlemiştir. Rus Çarlığı 1828’de Azerbaycan’ı İran’la paylaşan Türkmençay anlaşmasını imzalamış ve bu anlaşmaya İran’da yaşayan Ermenilerin göç etmelerini serbest bırakan bir madde koymuştur. Diğer taraftan göç edenlerin yol masrafları karşılanmış, yerleştikleri yerlerinde geniş topraklar tahsis edilmiş ve uzun süre vergiden muaf tutularak Ermenilerin bölgeye göçünü cazip hale getirmişlerdir. Bu şekilde kısa zaman içerisinde Osmanlıdan 84 bin, İran’dan ise 70 bin Ermeni Azerbaycan’ın Karabağ, Revan ve Nahçıvan, Gürcistan’ın Tiflis, Borçalı, Ahilkelek, Batum, Sohum bölgelerine yerleştirilmişlerdir. Bu göçler bu tarihten sonra sürekli devam etmiş ve kısa zamanda bölgenin demografik yapısı Ermenilerin lehine değişmeye başlamıştır[1].

İlk başlarda yerli halklarla iyi geçinen sorun çıkarmayan Ermeniler XIX asrın ikinci yarısında dış güçlerin Ermenilere Büyük Ermenistan hayalini aşılamaya başlamalarıyla birlikte problem arz eden bir topluluğa dönüşmüşlerdir. “Denizden Denize Büyük Ermenistan” hayalini gerçekleştirmek için icraata Güney Kafkasya’dan başlamışlar, ilk adım ise Rus Çarı Nikolay’ın Azerbaycan’ın Revam hanlığını “Ermeni Vilayetine” dönüştürmesiyle olmuştur. 9 bin km² olan bu vilayet (Guberniya) 1918’de Ermenistan Cumhuriyetine dönüştürülmüştür. Sovyetler Birliği Kurulurken de Sovyetler Birliğine dahil olmak istemeyen Ermenistan’a  ikna için Azerbaycan’ın Göyçe Mahalı ve Zengazur bölgeleri de verilerek Ermenistan’ın arazisi 29 bin km²’ye çıkarılmıştır. Daha bu dönemde Dağlık Karabağ’ı özek bölge ilan ettirilerek ileriye yönelik yatırım yapılmıştır. Ermeniler uygun zamanda uygun adımı atarak hayali büyük Ermenistan’a ulaşmayı amaçlamaktadır. Sovyetler Birliği dağılırken Dağlık Karabağ Ermenileri kötü ekonomik koşullar, işsizlik gibi gerekçelerle ayaklanıp Karabağ’da çatışma başlatmışlar ve sonucunda Rusların da desteğiyle Azerbaycan’ın %20 toprağını işgal etmişlerdir. Bunun yanında Ermenistan’daki 650 bin Azeri Türkü de bu çatışma esnasında Ermenistan’daki doğma yurtlarından kovulmuşlar ve bu şekilde Ermenistan’da istedikleri homojen toplum oluşmuştur. Bununla birlikte şuanda en önemli komşusuyla sorunlu olması dolayısıyla ekonomik çöküntü içinde olsalar da bu sorunun çözümü konusunda hiçbir taviz vermek istememekte ve Azerbaycan’ın topraklarını iade etmemekte direnmektedirler.

Ermenistan, Dağlık Karabağ sorunu çözüme kavuşmadan yeni Dağlık Karabağ’lar oluşturmanın ardına düşmüştür. Gördüğümüz kadarıyla Cavahet bölgesi Dağlık Karabağ’dan sonra ilk sırada bekletilen bir aday bölgedir.  Biraz Cevahet bölgesini özelliklerini irdeleyecek olursak, Cavaheti bölgesi aynı zamanda Ahıska Türklerinin sürgün edildikleri ata yurtlarının Ahılkelek ve Bogdonovka illerini de kapsamakta olduğunu görürüz. Ermeniler Ahıska Türklerinin sürgün edilmesiyle oluşan boşluğu da iyi kullanarak bu bölgede çoğalmayı başarmışlardır. Bunun yanında Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bu bölgenin bitişiğindeki Kaltsa bölgesinde yaşayan Türkçe konuşan Rumların Yunanistan’a göç etmeleri sonucu onlardan boşalan yerlere yine Ermeniler yerleşmiş ve bölgede nüfuzlarını artırmışlardır. Bu şekilde Ermeniler Cavaheti bölgesinde çoğunluk haline gelmişlerdir. Şuanda Cavaheti bölgesinin %90’dan fazlasını ve Mesketi Cavaheti eyaletinin ise %40’a yakınını Ermeniler oluşturmaktadır.  

Cavaheti Ermenileri, Sovyetler Birliği dağılırken Gürcistan’ın bağımsızlık girişimlerine başlamasıyla birlikte seslerini çıkarmaya başlamışlardır. Buradaki Ermeniler Dağlık Karabağ savaşında gönüllü olarak katılarak Dağlık Karabağ’ın bütün Ermenilerin davası olduğunu göstermişlerdir. Bunun yanında Gürcistan’da Aphazya ve Güney Osetya çatışmaları başlaması ile Gürcistan’da işler karışınca sıranın kendilerine geldiğini düşünerek taleplerini daha yüksek sesle dillendirmeye başlamışlardır. Gürcistan’ın ülkedeki Rus üslerini boşaltma girişimi, Özellikle de Ahalkelek’deki üstün boşatılacak olması ve bu yöndeki girişimleri takip eden dönemlerde büyük ihtimalle Rusların da desteğiyle sokaklara dökerek özerklik isteklerini dile getirmeye başlamışladır. Cevaheti Ermenileri Ahalkelek üssünün kapatılmamasının istememelerinin birkaç gerekçesi vardır. Bunlardan en önemlisi üssün bölgede bulunması Ermenilerin her türlü devlet karşıtı hareketlerinde sığınacakları zırh mahiyeti taşıyor almasıdır. Diğer sebepler ise ekonomikti, bu üstte çalışan sivillerin büyük kısmı burada yaşayan Ermenilerden oluşmaktaydı ve bölge halkı üstteki askerlere endeksli ticaret yapmaktaydılar. Bunların yayında üssün bölgede bulunması Gürcü hükümetinin bölgeye müdahalesini zorlaştırmaktaydı bu da sınır ticareti, uyuşturucu, silah ticareti, kaçakçılık v.b. gibi illegal ticari yollara imkan sağlamaktaydı.

Önemi açısından bölgeye baktığımız zaman, Bakü- Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü Tiflis- Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı, Bakü- Tiflis- Kars Demir Yolu bu bölge üzerinden geçmektedir. Önemlilerini saydığımız bu hatlar bölge ülkelerini ilgilendirdiği gibi uluslar arası güçleri de yakından ilgilendirmektedir. En önemlisi burası bir koridordur ve bu bölge Hazar çevresini batıya bağlamaktadır. Özellikle de Azerbaycan’ı. Trans hazar boru hatları projeleri gerçekleşirse bu bölge daha da önemli hale gelecektir. Ama Trans Hazarın baltalanmasının en kısa yolu da bu bölgede çıkarılacak bir küçük soruna bağlıdır. Bölgenin güvenliği çok önemlidir. Rus üssünün bu bölgede bulunuyor olması Gürcistan’ın iç güvenliğini ilgilendirdiği gibi bu bölgenin güvenliğini de yakından ilgilendirmekteydi. Bundan dolayı Rus üssü Rusların onca baskısına rağmen bölgeden çıkarılmıştır. Bölge Ermenileri bölgeden geçen hatlara özelliklede Bakü- Tiflis- Kars Demir Yolu Hattna itiraz etmişler, Ermenistan’dan geçen bir hat varken bu hattın buradan geçmesine gerek yoktur gibi açıklamalarda bulunmuşlardır. İlk bakışta hattın kendi bölgelerinden geçmesi ekonomik canlanma getireceği için onların faydasına olacağı düşüncesiyle itirazlarını anlamsız bulmak mümkün ama bu konuşmaların güdümlü olduğunu düşündüğümüz zaman olay daha net anlaşılmaktadır. Bu bölgedeki yükselen seslerin doğal olmadığı, Rusya, Ermenistan ve Ermeni diasporası tarafından yönlendirildiği fark edilmektedir.

Ruslar Ahılkelek’deki Rus üssünü boşaltmış olsalar da, bölgeden çekilirken götürmedikleri hafif silahlarla buradaki bazı örgütleri silahlandırdıkları söylenmektedir. Bölgede bugün onlarca Ermeni örgütü faaliyet yürütmektedir. Bunlardan en önemlileri ‘Cavah Hareketi’, ‘Parvents’, ‘Virk’ ‘Yerkir’, Ahaltsahi Ermeni Gençler Merkezi, `Charles Aznavour` hayır kurumu, `Vahid Cavaheti`dir ki Bulardan da Yerkir’in silahlı bir örgüt olduğu bilinmektedir. Yerkir’in eski başkanı Vaagn Çakalyan 2008 yılında silahlı bölücü örgüt kurmak ve silah alıp sattığı gerekçesiyle tutuklanmıştır[2].

Cevaheti Ermenilerinin açıkladıkları isteklerine baktığımız zaman, ekonomik sorunların çözümü, Cevaheti’de resmi dilin Ermenice olması, Ermeni Apostol kilisesinin resmi statüsünün verilmesi, İki dilli üniversitenin kurulması, Ermeni tarihçilerinin hazırladığı Ermeni tarihinin okullarda okutulmasının serbest bırakılması, kendi yöneticilerini seçme hakkı gibi ulusal özerkliğin konusuna da giren bir sürü hak talep etmektedirler. Gürcistan hükümeti Aphazya ve Güney Osetya gibi iki önemli sorunu varken birde Cavaheti Ermenileri sorununu bunların üzerine eklemek istemiyor. Ermeni Örgütleri de bunların bilincindedir. Fakat Ermenistan’ın buradaki tutumu önemlidir. Çünkü Ermenistan Dağlık Karabağ sorununa bir çözüm bulmadan dünyaya açılan iki kapıdan biri olan Gürcistan’ı kaybetmek istemiyor ve daha temkinli hareket etmeye çalışıyor. Diplomatik görüşmelerde sürekli Cevaheti sorunu gündeme getirerek bu şekilde baskı uygulamaya çalışıyor. Son zamanlarda Gürcistan’ın da Cavaheti Ermilerinin sorunlarını çözmek için bir şeyler yapmaya çalıştığı görülmektedir. Ama bu durum Cavaheti Ermenilerinin pek hoşuna gitmediği anlaşılmaktadır. Onlar kendilerinin muhatap alınmalarını istemekte, “daha hızlı yol almak” istemektedirler.

 Aslında Ermenilerin kendileri de istekler konusunda fikir ayrılıklarının olduğunu itiraf etmektedirler. Ermeni siyaset bilimci “Gürcistan’ın bir taraftan güvenlik önlemlerini artırırken diğer taraftan da ekonomik yatırımlar yaparak problemi çözmeye çalışmaktadır ama Cavaheti Ermenilerini muhatap alırlarsa daha efektif çözüm bulmuş olurlar... Sorun şudur: sadece devlet değil aynı zamanda Ermeni sivil toplum kuruluşları da şu soruya yanıt bulmuş değiller. Cavaheti Ermenistan için ne ifade ediyor? Sadece sınır bölgesinde Karabağ’dan sonra Ermenilerin (100 bin 140 bin) toplu şekilde yaşadıkları bir yer mi yoksa bütün Ermeni toplumu ve Ermenistan için daha fazla sorun mu?”[3] Yani talep edilen istekler daha iyi yaşamak için iyileştirme için mi yoksa daha idiealist hedefler için mi olduğu konusunda bir belirsizlik olduğunu söylemeye çalışmaktadır.

Diğer taraftan Erkir örgütü koordinatörü Robert Tatoyan, ABD ve Rusya ilgilendiği bölgelerde nüfuzunu artırmak ve jepolitik hedeflerine ulaşmak için o bölgedeki sivil toplum kuruluşlarıyla ilişki kurmayı tercih etmektedir. Ermenistan’da Gürcistan ile yapılan görüşmelerde Cavaheti sorununu sürekli gündemde tutarak tavizler koparmaya çalışıyor ama en sağlıklısı Ermenistan Cevaheti sivil toplum kuruluşlarını muhatap alsın. Gürcistan’ın güç durumda olduğu dikkate alınmalıdır, bu dönemde önemli tavizler koparılabilir. Gürcistan şuanda batının karşısında itibar kaybetmiş durumda “demokrasi adası olmadığı” ortadadır. Bu fırsat kaçmaz. Politik kültürel, dilsel özgürlükler oluşturulsa, bölgeden Ermenilerin göçü engellense Gürcistan için daha iyi olur. Çünkü Ermenilerin boşalttığı yeri Türkler dolduracak buda daha önemli sorunları beraberinde getirecektir[4]. Burada Totayan’ın açıklamalarından önemli bir itirafı anlamış bulunuyoruz, bölgeden Ermeniler giderken Ahıska Türklerinin geri dönüşünün mevzu bahis olması Ermeni örgüt yöneticisini rahatsız etmiştir. Evet, Ahıska Türklerinin geri dönecek olmaları Ermenileri rahatsız etmektedir. Bunu Gürcü yetkililer de dile getirmektedirler. Hatta bu faktörü bahane ederek Ahıska Türklerinin geri dönüşü ağırdan alınmakta veya geri dönüşün Ahıska bölgesine olmaması gerektiği anlatılmaya çalışılmaktadır. Bu durumu “Sardarapat” hareketinin üyesi film yönetmeni Tigran Khazmalyan Gürcüler ve Ermenilerin ortak tarihi bir birlikteliklerinin olduğunu belirterek bugün bu iki halkın en önemli sorununun, Ahıska Türklerinin geri dönüşünün söz konusu olması dolayısıyla Hırıstiyan bir ülke olan Gürcistan’ın Müslüman tehlikesiyle karşı karşıya olduğudur. Bundan dolayı da, Cavaheti Ermenilerine önemli sorumluluk düşmekte olduğu sonucunu çıkarmaktadır. Gürcü hükümetinin bu sorunla uğraşacağına Ermeni örgüt mensuplarına baskı yaparak ve Vaagn Çakalyan gibi örgüt üyelerini içeri atmalarına anlam veremediğini de cümlelerine eklemektedir[5].

Görüldüğü gibi Ahıska Türklerinin bölgeye gelmeleri Ermenilerin tarihi ideallerine zarar vereceğini düşünülmektedir. Krosnadar’daki Ahıska Türkleri apar topar ABD’ye göç ettirilmeleri de bu sebeple olmuş olabilir. Çünkü Krasnodar’da Türkiye’nin Karadeniz bölgesi Hemşin’den göç etmiş, kendilerini Amşin Ermenileri olarak isimlendiren ve toplu şekilde yaşayarak yine Cavaheti bölgesinde olduğu gibi özerklik taleplerinde bulunan Ermeniler mevcuttur. Bunların bağlantıları dolayısıyla Amerika’nın Ahıska Türkleri ile ilgilenmiş olduğu büyük ihtimaldir. Eğer Ahıska Türkleri ABD’ye göç ettirilmeselerdi son çare ne pahasına olursa olsun Ahıska’ya göç edebileceği düşünülmüştür.

Sonuç olarak eski ASALA üyesi Alek Enigomşyan’ın dediği gibi sorun politiktir[6]. Ermeniler birçok sebep ileri sürerek ayaklanıp özerklik taleplerinde bulunuyorlar. Dağlık Karabağ sorunu da ekonomi, işsizlik gibi bahanelerle patlak vermişti ama ardından işgale dönüştü. Ermeniler “Büyük Ermenistan” hayalleri doğrultusunda fırsatları değerlendirmeye çalışıyorlar. Türkiye’nin hemen sınırında ve çok önemli stratejik bir bölgede tehlikeli işe kalkışıyorlar. Bunun olması imkânsızdır. Gürcistan Rusya’yı karşısına almayı göze alarak Rus üssünü bu bölgeden çıkarttıysa bu Gürcistan’ın ve ona destek verenlerin bu bölgeyi ne kadar önemsediklerini göstermektedir.

Bazı Ermeniler, Ahıska Türkleri zengindirler buraya gelip her tarafı satın alacaklar, dükkanlarımızı, evlerimizi, tarlalarımızı ve bizi kovacaklar diye korkularını dile getiriyorlar. Ahıska Türklerinin bölgeye ekonomik olarak canlılık getirecekleri doğrudur ama Ermenilere zarar verecekleri onların varlıklarını ellerinden almak isteyecekleri doğru bir tespit değildir. Ahıska Türkleri bu zamana kadar bulundukları yerlerde hep uyumlu olmaya çalışan, kimsenin lokmasında gözü olmayan, kendi ekmeğini taştan çıkarmasını bilen bir halk olarak ün salmışlardır. Ahıska’ya döndüklerinde bunun değişeceğini zannetmiyorum. Ama Ermenilerinde bu uyuma ayak uydurmaları taşkınlık çıkarmamaları gerekmektedir.

 

Dipnotlar

1)      “31 Mart Azerbaycanlıların Soygırım Günüdür” AzerTac’ın muhabirinin Azerbaycan Respublikası Milli Siyaset Meseleleri Üzere Devlet Müşaviri Hidayet Orucovla röportajı, Azerbaycan Gazetesi, 29 Mart 2005.

2)       “Армянский кинорежиссер призывает гражданское общество к большей активности”, http://www.regnum.ru/news/1469070.html#ixzz1eXmTFytw

3)      Sergey Minasyan, “Решив проблемы джавахских армян, Грузия поднимет свой рейтинг в мире”, http://www.regnum.ru/news/1465332.html#ixzz1eZ01V3EP, 24.11.2011.

4)      Армяне Джавахка могли бы защитить Грузию от экспансии Турции”, http://www.regnum.ru/news/1465392.html#ixzz1eYWax0nf, 24.11.2011.

5)      “Армянский кинорежиссер призывает гражданское общество к большей активности”, http://www.regnum.ru/news/1469070.html#ixzz1eXmTFytw, 24.11.2011.

6)      6)“Суть проблемы армян Джавахка - политическая: ветеран ASALA”, http://www.regnum.ru/news/1469107.html#ixzz1eXZIuEpU, 24.11.2011.

 

25.11.2011.

Elşan İZZETGİL

 
  "İran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "KRİZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"   20.03.2012
  "ASEAN Bölgesel Forumu Toplantısı ve Güneydoğu Asya'da Yeniden "Pax-Americana Sendromu"   2012-03-20
  "Güney Çin Denizinde Yükselen Kriz Bağlamında Asya Pasifik Bölgesinin Güvenliği"   2012-03-20
  "Çin - Pakistan İlişkilerinde Gwadar Limanı ve Bölgesel Gelişmelere Etkileri"   2012-03-20
  "Hindistan Donanması Doğu Komutanlığı'nın Etkinliğini Artırıyor"   2012-03-20
  "ÇHC XXI Yüzyılın Süper Gücü Olacak"   2012-04-04
  "Avrupa'da Sağ Popülizm Tehlikesi..."   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU