Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Avrupa/ "Son Çare Polonya..."

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-03-20
"Son Çare Polonya..."

2007 Ocak ayından itibaren Avrupa Birliği dönem başkanlığı için fiilen uygulanmakta olan Üçlü Başkanlık sistemi Lizbon Antlaşması ile resmi hale getirilmiştir. Yani Avrupa Birliği Dönem başkanı ülke ve ondan sonra dönem başkanlığını üstlenecek olan iki ülkenin birlikte bir program hazırlayarak kendi dönem başkanlıkları süresince bu programa göre hareket etmelerini sağlayan bu mekanizma Lizbon Antlaşması ile kurumsallaşmıştır. Bu kapsamda üç ülke, on sekiz aylık bir çalışma programı hazırlayarak bunu kendi ulusal prosedürlerine göre onaylayıp Avrupa Birliği Genel İşler Konseyi’ne sunmaktadır. Bir anlamda bu üç ülke Avrupa Birliği dönem başkanlığını eş başkanlık yoluyla altı aylık bir süre için dönüşümlü olarak üstlenmektedir. Üçlü başkanlık yöntemi ile dönem başkanlığını görevini üstlenecek ülkelerin ortak bir gündeme sahip olmaları ve bu çerçevede Avrupa Birliği’nin çalışmalarının ve politikalarının devamlılığının sağlanması amaçlanmıştır. Lizbon Antlaşması sonrası ilk üçlü başkanlık İspanya, Belçika ve Macaristan tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu üç ülkenin çalışma programı ekonomik krizlerle ve işsizlikle mücadele, mali piyasaların düzenlenmesi, enerji güvenliği, göç ve iltica konularına yönelik kapsamlı politikalar üretilmesi gibi konular üzerine yoğunlaşmıştır.

 1 Temmuz 2011 tarihinde başlayıp 31 Aralık 2012 tarihinde sona erecek olan on sekiz aylık bir dönemde Avrupa Birliği Konseyi’nin eş başkanlığını üstlenecek olan ülkeler sırasıyla Polonya, Danimarka ve Güney Kıbrıs’tır. Dönem başkanlığı için sayılı günler kalan Polonya’nın dönem başkanlığı önceliklerini belirten programı Mayıs ayı sonunda Bakanlar Konseyi tarafından onaylanmıştır. Polonya’nın dönem başkanlığı önceliklerini incelediğimizde ekonomik gelişmenin ön plana çıkarıldığını görmekteyiz. Polonya Avrupa Birliği’ne daha hızlı bir ekonomik büyüme için yol gösterici bir ülke olmak istediğini vurgulamıştır. Ayrıca ekonomik büyümenin teşvik edilmesi için iç pazarın geliştirilmesini ve rekabetçi bir Avrupa Birliği yaratma adına Avrupa Birliği’nin bütçesini bir yatırım aracı olarak kullanacağını belirten Polonya Avrupa Birliği vatandaşlarının refahının garanti altına alınması için daha çok ekonomik girişim yapılması gerektiğini belirtmiştir. Tabi bu durum Avrupa Birliği bütçesine en büyük katkıyı sağlayan Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerin eleştirilerine neden olmuştur. Söz konusu ülkeler Polonya’nın aksine Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerin uygulamış olduğu kemer sıkma politikasının Avrupa Birliği bütçesinde de uygulanması gerektiğini savunmuşlardır. Ekonomi yanında gıda ve enerji güvenliği ile dışa açılım konuları Polonya’nın çalışma programın ana başlıklarını oluşturmuştur.

Polonya, Danimarka ve Güney Kıbrıs üçlüsü arasında Polonya Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini destekleyen tek ülkedir. Bu kapsamda Macaristan dönem başkanlığında müzakere başlığı açılmaması umutların yeni döneme taşınmasına neden olmuştur. Polonya’nın ağır aksak ilerlemeye çalışan hatta durma noktasına gelen Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerine yeni bir ivme kazandıracağı beklenmektedir. Ancak Polonya’nın Avrupa Birliği’nin genişlemesi kapsamında daha çok Hırvatistan ile diğer Balkan ülkelerini ön plana çıkartması hayal kırıklığı yaratmıştır diyebiliriz. Çalışma programında Türkiye ile ilgili olarak sadece “Türkiye ile katılım müzakerelerinin devamını destekleyecek her durumu kullanacağız” ifadesinin yer alması kafalarda soru işaretlerinin oluşmasına neden olmuştur. Normalde Polonya Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini destekleyen ve bunu açıkça ifade etmekten çekinmeyen bir ülkedir. Ancak programında Türkiye’nin üyeliğine yönelik olarak çok da parlak olmayan bir ifade kullanmıştır. Bu durumun Polonya’nın Danimarka ve Güney Kıbrıs gibi Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı olan devletlerle çalışma halinde olmasından dolayı gerçekleşmiş olması ihtimali de mevcuttur. Avrupa Birliği gözlemcileri Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin yeniden canlandırılması için Polonya’ya görev düştüğünü belirtirken Polonya’nın takındığı tutum tam ters bir görüntü çizmiştir diyebiliriz.

Haziran ayının başında yedi yıl aradan sonra cumhurbaşkanlığı düzeyinde resmi ziyaret gerçekleştirilen Polonya ile Türkiye arasındaki ilişkiler 2014 yılında 600. yılına girecektir. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini desteklediğini her fırsatta dile getiren Polonya’nın dönem başkanlığında müzakere fasılları açması verdiği desteği göstermesi bakımından oldukça önem taşımaktadır. Umuyoruz ki Polonya müzakere fasıllarının açılması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz demek yerine somut adımlar atar, çünkü son dönemde rekabet faslının açılması için aynen bu ifadeyi kullanan Macaristan Türkiye’ye verdiği sözü tutmadan dönem başkanlığından ayrılıyor. Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin çıkmaza sürüklenmemesi için Polonya’nın üzerine düşeni yapmasını umuyor ve gelecek dönem başkanlığında açılan fasıllar ile yeşeren umutlarla 2012 yılına daha olumlu bakmayı umut ediyoruz.

 

Doç. Dr. M. Nail ALKAN

Gazi Üniversitesi

 
  ‘Arap Baharımsı’lığı Döneminde Türkiye-İran İlişkisi   2012-03-19
  "Ortadoğu Bağlamında Türkiye-ABD İlişkileri"   2012-03-12
  "Amerika'nın Büyük Stratejisi Olarak Demokrasi "   2012-03-19
  "Bangladeş'de Anayasa Tartışmalarının Gölgesinde Siyasi Kriz   2012-03-20
  "Çin Pakistan İlişkilerinde Doğu Türkistan"   2012-03-22 00:13:23
  "Avrupa Treni Dönüyor Mu?"   2012-03-20
  "Obama -Dalay Lama Görüşmesinin ABD - Çin - Hindistan İlişkilerine Olası Etkisi"   22.03.2012
  "Özbekistan: 20 Yıllık Yeni Tarih"   22.03.2012
  "ÇATIRDAYAN AVRUPA"   2012-03-20
  "Cem Özdemir'e "Yeşil" Iışık (Mı?)"   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU