Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Avrupa/ "AB'nin Son Gözdesi: Hırvatistan"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-03-20
"AB'nin Son Gözdesi: Hırvatistan"

Türkiye ile aynı zamanda müzakerelere başlayıp açık ara önde olarak bu müzakerelerin sonuna yaklaşan Hırvatistan artık Avrupa Birliği’ne üye olmak için gün sayıyor. Avrupa Birliği’nin 23-24 Haziran tarihleri arasında Brüksel’de yapacağı zirvede üyelik tarihi verilmesi beklenen bu ülkeyi yakından tanıyalım. Hırvatistan Balkan Yarımadası’nın kuzeybatısında yer alan bir Avrupa devletidir. Kuzeybatısında Slovenya, kuzeyinde Macaristan, güneyinde Bosna-Hersek, batısında Adriyatik Denizi, kuzeydoğusunda Sırbistan yer alır. Tarihi ve doğal güzellikleri ile meşhur ülkenin toprakları tarih boyunca birçok devletin himayesine girmiştir. Varna ve Kosova Savaşları sonunda Osmanlı Devleti Hırvatistan’ın güney bölümüne sahip olmuştur. Osmanlı Devleti’nin 1683 II. Viyana kuşatması ardından Avrupa’da gerilemeye başlamasıyla Avusturya bu toprakları işgal etmiştir. Avusturya’nın idaresi altında Hırvatistan özerk statülü Macar taht toprağı ilan edilerek ‘‘Hırvatistan-Slovenya Krallığı’’ adını almıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Hırvat Meclisi, Avusturya ve Macaristan ile olan bağlarını kopararak bağımsızlığını ve Sırp, Hırvat, Sloven krallığına bağlandığını ilan etmiştir. Bu krallık daha sonra ‘Yugoslavya’ adını almıştır.

II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya’nın Almanya tarafından işgal edilmesinden sonra, Zagreb’de bir ‘‘Bağımsız Hırvatistan Devleti’’ nin kurulduğu ilan edilmiştir. O dönemde özellikle komünist rejim altındaki ülkelerde başlayan demokratikleşme hareketleri Hırvatistan’da da etkili olmuş ve Sırbistan ile Hırvatistan arasındaki ilişkiler bozulmuştur. 19 Mayıs 1991 tarihinde Hırvatistan'ın geleceği konusunda bir referandum yapılmış ve bu referandum nüfusun  %95'inin Hırvatistan'ın bağımsız olmasını desteklemesiyle sonuçlanmıştır. Bu karar üzerine Sırbistan Hırvatistan'a saldırıya geçmiş,  Ekim ayında Sırpların Dubrovnik kentini kuşatması üzerine Avrupa Birliği Sırbistan'a ambargo koymuştur. Aynı dönemde Bosna Hersek’in bağımsızlığını ilan etme çabasında olması Sırbistan’ı Hırvatistan ile barış yapmaya itmiştir. 1992 yılının Ocak ayında Birleşmiş Milletler’in aracılığıyla bir barış antlaşması imzalanmıştır. 22 Mayıs 1992 tarihinde de Hırvatistan Birleşmiş Milletler'e üye olmuştur.

Esasen 25 Haziran 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşan Hırvatistan, Avrupa Birliği tarafından 1992 yılının Ocak ayında bağımsız bir ülke olarak tanınmıştır. Balkan bölgesindeki savaşa son veren Dayton Antlaşması ile iki taraf arasındaki ilişkiler gelişmeye başlamıştır. Özellikle Avrupa Birliği’nin bölge ülkelerine yönelik ilk kapsamlı politikası olan "Royaumont Süreci" ile Batı Balkanlar ( Bosna–Hersek, Hırvatistan, Makedonya, Sırbistan, Karadağ ile Arnavutluk’tan oluşan bölge, AB tarafından "Batı Balkanlar" olarak adlandırılmaktadır) ile Avrupa Birliği ilişkileri gelişmiştir. AB'nin girişimiyle, 13 Aralık 1995’te Fransa’nın Royaumont kasabasında “Güney-Doğu Avrupa’da İstikrar ve İyi Komşuluk İlişkileri Süreci’’('Process on Stability and Good Neighbourly Relations in South-East Europe') kapsamında başlayan bu girişim ile ilk olarak Dayton Antlaşması’nın uygulanmasına katkı sağlamak hedeflendiyse de bu süreç ileriki dönemlerde Batı Balkan ülkelerinde demokrasinin geliştirilmesine katkı sağlamıştır diyebiliriz. Avrupa Birliği bölge ülkelerinin reform sürecine destek vermek ve bu ülkeleri Avrupa Birliği’ne yakınlaştırmak için çeşitli politikalar geliştirmiştir. Bu kapsamda "Bölgesel Yaklaşım" ('Regional Approach') politikası, ‘‘İstikrar ve Ortaklık Süreci’’ ('Stabilization and Association Process-SAP') ve "CARDS Programı" ('Community Assistance for Reconstruction, Democratization and Stabilization') ile ilişkilerin geliştirilmesine hizmet edilmiştir.

Hırvatistan Ekim 2001’de Avrupa Birliği ile imzalamış olduğu İstikrar ve Ortaklık Antlaşması’ndan sonra 21 Şubat 2003 tarihinde resmen Avrupa Birliği’ne üye olmak için başvuruda bulunmuştur. Hırvatistan AB’ye üyelik için resmi başvuruda bulunan ilk Batı Balkan ülkesidir. 16-17 Aralık 2004 tarihleri arasında gerçekleştirilen Brüksel Zirvesi’nde Hırvatistan ile müzakerelerin başlatılması için gerekli çalışmaların yapılması yönünde karar alınmıştır. Ve Türkiye ile aynı dönemde Hırvatistan da Avrupa Birliği ile müzakerelere başlamıştır. Avrupa Birliği’nin bu süreçte ön plana çıkardığı en önemli konular Uluslararası Ceza Mahkemesi ile işbirliği yapılması ve Slovenya ile yaşanan sınır anlaşmazlıklarının çözümlenmesidir. Özellikle Aralık 2008’de Slovenya’nın sınır sorunu nedeniyle verdiği vetolar üyelik sürecinde Hırvatistan’ın önüne taş koymuş olsa da 4 Nisan 2009 tarihinde gerçekleşen NATO üyeliğinden sonra Hırvatistan Avrupa Birliği üyesi olarak da uluslararası arenada yer almak istemektedir. Bugüne kadar 35 fasıldan 31’ini kapatan Hırvatistan’ın katılım müzakerelerini tamamlamak için 4 faslı kaldı. Bunlar; rekabet politikası; yargı ve temel haklar; maliye ve bütçe şartları; ile müzakerelerin sonunda otomatik olarak açılıp kapatılan "diğer konularla" ilgili fasıllardır. Macaristan 30 Haziran’da sona erecek dönem başkanlığı öncesinde Hırvatistan’a üyelik tarihi verilmesi için uğraşacaklarını belirtirken yapılan son açıklamalarda Avrupa Komisyonu bu tarih için 1 Temmuz 2013’ü önermiştir.

Hırvatistan ile aynı tarihte müzakerelere başlayan Türkiye ise açılan 14 başlıktan birini geçici olarak kapatıp 13 başlıkta müzakerelere devam ediyor. Hırvatistan açık ara ile Türkiye’yi geçerek Avrupa Birliği’nin 28. üyesi olmaya hazırlanırken Türkiye’de günden güne Avrupa Birliği ile ilişkiler donma noktasına geliyor gibi gözükmektedir.

Doç. Dr. M. Nail ALKAN

Gazi Üniversitesi

 

 

 

 

 

 
  ‘Arap Baharımsı’lığı Döneminde Türkiye-İran İlişkisi   2012-03-19
  "Ortadoğu Bağlamında Türkiye-ABD İlişkileri"   2012-03-12
  "Amerika'nın Büyük Stratejisi Olarak Demokrasi "   2012-03-19
  "Bangladeş'de Anayasa Tartışmalarının Gölgesinde Siyasi Kriz   2012-03-20
  "Çin Pakistan İlişkilerinde Doğu Türkistan"   2012-03-22 00:13:23
  "Avrupa Treni Dönüyor Mu?"   2012-03-20
  "Obama -Dalay Lama Görüşmesinin ABD - Çin - Hindistan İlişkilerine Olası Etkisi"   22.03.2012
  "Özbekistan: 20 Yıllık Yeni Tarih"   22.03.2012
  "ÇATIRDAYAN AVRUPA"   2012-03-20
  "Cem Özdemir'e "Yeşil" Iışık (Mı?)"   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU