Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Avrupa/ "Göçmen Arayan Göçmen Ülkesi"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-03-20
"Göçmen Arayan Göçmen Ülkesi"

Avrupa Birliği ülkelerinin göçmen ihtiyacı giderek artarken üye ülkelerde uygulanan politikalardan dolayı göçmenlerin Avrupa’ya gelmediğini tam aksine Avrupa’yı terk ettiklerini gözlemlemek mümkündür. 1960’lı yıllarda özellikle Almanya yabancı işçi çağırdığında İspanya’dan, Portekiz’den, İtalya’dan, Yunanistan’dan eski Yugoslavya’dan ve Türkiye’den milyonlarca işçi Almanya’nın çağrısına memnuniyetle kulak vererek Almanya’ya göç etmişlerdir. Bugün aynı Almanya yine göçmen işçileri çağırmakta fakat bu çağrıya 1960’lı yıllardaki gibi kulak veren olmamaktadır. Hatta Almanya gelen göçmene üstüne para verecek konuma gelmiştir diyebiliriz. Peki ne oldu da Almanya artık göçmenler tarafından tercih edilmiyor? Neden Almanya bu nahoş duruma düştü? Şu bir gerçek ki Almanya’nın göçmenlerle ilgili bir sorunu var. Ne ülkedeki göçmenlerle uyum içinde yaşayabiliyor ne de ihtiyacı olan yeni göçmenleri ülkeye çekebiliyor. Peki 1960’larda göçmen işçileri ülkesine çekmekte zorlanmayan Almanya bugün neden zorlanmaktadır? 1960’lı yıllarda Almanya bugün olduğu gibi vasıflı göçmen aramıyordu, Almanya o dönemde kapısını vasıflı vasıfsız herkese açmıştı. Zira Alman ekonomisini ayağa kaldıracak, canlandıracak işçilere ihtiyacı vardı. Bugün olay biraz daha farklı. Alman ekonomisinin ve bununla birlikte Alman şirketlerinin dünyada sahip olduğu şöhrette hiç şüphe yoktur ki nitelikli, vasıflı elemanların payı büyüktür. Aynı Alman şirketleri işte tam bu noktada büyük bir sorunla karşı karşıyadır. Almanya’daki vasıflı işçiler emekli olduğunda onların yerine aynı nitelikte yeni iş gücü bulmakta zorluklar yaşanmaktadır.

Alman Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre her yıl ülkeye 100 ile 200 bin arası göçmen gelse bile, Almanya’nın nüfusu 2050 yılında 12 milyon azalarak 68 milyona düşecektir. Bütün bu sayılar ve veriler Almanya’nın acilen vasıflı göçmenlere ihtiyacı olduğunu göstermektedir ve bu çerçevede Almanya’nın göçmen politikasını yeniden gözden geçirmesi gerekmektedir. Köln Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü’ne göre gelecek dört yıl içinde yaklaşık 200 bin mühendis, teknisyen ve araştırmacıya ihtiyaç vardır. Bu vasıflı işgücü açığını kapatabilmek için Avrupa Birliği dışından da göçmene ihtiyaç duyulmaktadır.

            Federal Almanya Ekonomi Bakanı Rainer Brüderle son dönemde öyle bir öneri getirdi ki Almanya’daki birçok siyasi ve sosyal grup uzun süre bu öneriyi tartıştılar. Peki bu önerinin içeriği neydi? Rainer Brüderle vasıflı göçmenleri Almanya’ya çekmek için gelen göçmenlere bir “hoş geldin ikramiyesi” ödenmesini önerdi. Özellikle Hıristiyan Sosyal Birlik partisi üyeleri bu öneriyi Almanya’da yeterli iş gücü var, dışarıdan yeni göçmenlere ihtiyacımız yok argümanıyla geri çevirdiler.

Almanya özellikle şu günlerde ve gelecekte ihtiyacı olduğu ve olacağı vasıflı göçmenleri neden ülkesine çekmekte zorlanmaktadır? Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın ( OECD ) 12 Temmuz 2010 tarihinde sunduğu göç raporunda şu gerçek ortaya çıkmaktadır: Uzun dönemli ekonomik büyümenin sağlanmasında, vasıflı göçmenler büyük önem taşımaktadır. Fakat konuyla ilgili istatistikler Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip olan Almanya’nın vasıflı göçmenlerle ilgili olumsuz bir tabloya sahip olduğunu göstermektedir. Vasıflı göçmenlerin, genel göçmenlerin içerisinde oranı ABD’de % 55, Avustralya’da % 85, Kanada’da % 99 iken Almanya’da bu oran ancak % 5-10 civarındadır. Özellikle Almanya’nın göç politikası bu oranı bu kadar alçak tutmaktadır. Bu nedenden dolayı Alman Sosyal Yardım Kuruluşları Birliği Başkanı ve Berlin Senatosu’nun eski Yabancılar Temsilcisi Barbara John’un da belirttiği gibi Almanya’nın göç politikasını göçmenler açısından daha cazip hale getirmesi gerekmektedir. Şu an itibariyle Almanya Göç Yasası’na göre Almanya’ya göçmen olarak gelmek isteyen kişilerin yılda yaklaşık 70 bin avro kazanması ya da firma açma amacıyla gelmek isteyen göçmenin, en az 10 kişiye iş olanağı sunması ve bir milyon avro ödemesi gerekmektedir. Bu şartlarda Almanya’ya daha fazla vasıflı göçmen çekebilmek için hükümetin göç yasasıyla birlikte bazı koşulları da değiştirmesi gerektiği görülmektedir.

Almanya’nın yeterli sayıda vasıflı göçmeni ülkesine çekememe sorunu yetmiyormuş gibi bir de son dönemde vasıflı göçmenler Almanya’yı terk etmeye başladılar. Almanya Federal İstatistik Bürosu’nun sayılarına göre 2009 yılında Türkiye’den Almanya’ya 27 bin kişi gelirken aynı yıl içinde Almanya’dan Türkiye’ye geri dönenlerin sayısı 35 bin olmuştur. Özellikle ikinci ve üçüncü kuşak Türkler Almanya’da iyi bir eğitim aldıktan sonra ebeveynlerinin vatanlarına dönmeye başlamışlardır. Bu çerçevede bir “tersine göç”ten bahsetmek mümkündür. “Çift yönlü göçmen” olarak adlandırdığımız geri dönen bu Türkler dört değişik nedenden dolayı Almanya’yı terk etmektedirler. Bu nedenler;

-          Aileleriyle Türkiye’ye geri dönüş yapmaları,

-          Türkiye’de daha iyi iş fırsatları olduğu için Türkiye’ye gelmeleri,

-          Alman toplumu tarafından kabul görmediklerini düşünmeleri,

-          Almanya’da yaşadıkları yabancılara yönelik ayrımcılıktan dolayı gelmek istemeleridir.

 

Görünen o ki Almanya  vasıflı göçmenleri elinde  tutmakta zorlanmaktadır. Özellikle ikinci ve üçüncü nesil Türklere iyi bir eğitim verdikten sonra bir nevi onların üzerine yatırım yaptıktan sonra bu vasıflı grubu kaybetmek Almanya’yı haliyle üzmektedir. Gelecek dönem içinde vasıflı göçmenlere ihtiyacı olan Almanya ilk etapta elindeki değerlerin neden ülkeyi terk ettiklerini araştırırsa hiç fena olmayacak gibi gözükmektedir.

 

Doç. Dr. M. Nail ALKAN

Gazi Üniversitesi

 

 
  "Yok Olan Cazibe"   2012-03-20
  “Suların Entegrasyonu” “Bir İnsanlık Projesi”   2012-04-30
  Avrupa Konseyi Raporlarında Ahıska Sorunu -(1)   2012-05-17 00:17:37
  'Mavi Yolculuk'   2012-08-03 01:05:06
  'Ahıska Türkleri Destek Bekliyor'   2012-08-27 12:58:25
  Topraksız Toplumların Coğulcu Yönetim Düzeni   2012-12-03 19:38:41
  Almanya’nın Başına 'Pegida Çorabı' mı?   2015-01-23 20:42:40
  Yüz Bin Suriyeli Göçmen Kıbrıs’ın Maraş Bölgesine   2015-05-31 23:53:35
  Örtülü Savaşın Yeni Enstürmanı: Mülteciler   2015-09-14 11:05:24
  Göçmenlerin Sorumlusu ABD ve AB   2015-09-20 12:34:31
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU