Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Avrupa/ "Avrupa Günü'nü Kutlasak Mı kutlamasak Mı?"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-03-20
"Avrupa Günü'nü Kutlasak Mı kutlamasak Mı?"

Uluslararası arenada etkili olan güçler arasında 27 üye ülkesiyle Avrupa Birliği en önemli aktörlerden biridir.  Günümüzde Avrupa Birliği’nin sahip olduğu siyasal etkiye ulaşma süreci çok kolay bir şekilde gerçekleşmemiştir. Avrupa’da bir bütünlük oluşturma çabaları 16. yüzyıla kadar uzanan bir tarihsel geçmişe sahiptir. Bugün 60 yaşında olan Avrupa Birliği uluslararası konjonktürde uzun vadede bu etkisini sürdüreceğe benzemektedir.

Avrupa kıtasının bütünleştirilmesine yönelik planlar tarihsel süreçte düşünürler tarafından dile getirilmiştir. Saint-Pierre 1712’de yazdığı “Avrupa’da Barışı Sürekli Kılma Konusunda Andıç” ile savaş tehdidini ortadan kaldırmak için 24 Avrupa ülkesinin, Utrecht'te parlamentosu olan bir birlik oluşturmasını savunmuştur.  Alman Filozof Immanuel Kant 1795’te yayınlanan “Ebedi Barış Üzerine Felsefi Bir Deneme” isimli eserinde Avrupa’da barışı sağlayacak bir federasyon önererek, ‘Avrupa Birleşik Devletleri’  fikrini ortaya atmıştır. J.J. Rousseau 1782'de yazdığı  "Kalıcı Bir Barış Üzerinde Karar" adlı eseriyle bir ‘Avrupa Federasyonu’ kurulmasını savunmuştur. Ancak bu projeler, uygulama sorunuyla karşı karşıya kalmıştır. 19. yüzyılda gerçekleşen iki ayrı birleşme, Avrupa birleşme süreci içinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bunlar ; Alman Gümrük Birliği (Zollverein) (1834-1871) ve İtalyan Birliği (1870) dir. Her iki birleşme de Avrupa’da ekonomik ve siyasal entegrasyon için örnek ve öncü niteliğindedir .

Birinci Dünya Savaşı’nın üzerinden daha çeyrek yüzyıl geçmeden, İkinci Dünya Savaşı gibi bir başka büyük felaketi yaşamak zorunda kalan Avrupa, 1945’lerde yıkım ve yoksulluklarla karşı karşıya kalmıştır. 1946 yılında Zürich'te yaptığı bir konuşmada Winston Churchill, "Avrupa Birleşik Devletleri” tarzında yeni bir yapılanma inşa etmeliyiz diyerek savaşın Avrupa için ne denli yıkıcı ve kaçınılması gereken bir olgu olduğuna, bu nedenle ülkelerin bir araya gelip bir birlik oluşturması gerekliliğine vurgu yapmıştır.

9 Mayıs 1950'de Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman, Eski Milletler Cemiyeti Genel Sekreteri Jean Monnet'nin tasarısına dayanan Schuman Planı'nı yayımlamış ve böylece Avrupa’da bütünleşme yolunda ilk adım atılmıştır. Bu plan, Avrupa'da barışın kurulabilmesi için Fransız-Alman dostluğunun şart olduğunu ve bu çekirdek etrafında Avrupa'nın bütünleşmesi gerektiği görüşünü esas alıyordu. Ayrıca silah sanayii için en önemli iki madde olan kömür ve çeliğin üretiminin ortak bir yönetim altına alınması planlanmaktaydı. Schuman Planı’nın yayınlandığı 9 Mayıs günü 1985’te Milan’da gerçekleştirilen Zirve’den sonra “Avrupa Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Avrupa Günü, Avrupa Birliği üye ülkeleri arasındaki dayanışmanın ve ‘Tek Avrupa’ imajının ön plana çıkartılması açısından oldukça önemlidir. Avrupa Günü Türkiye’de 1999 yılından itibaren yani Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne aday olmaya kabul edildiği yıldan itibaren kutlanmaktadır.

Avrupa Birliği’nin kurumları hakkında üye ülkelerin bilgi düzeyleri ve bu kurumlara olan güvenine baktığımız zaman Avrupa Günü’nün üye ülkelerce gerçekten benimsenerek kutlanıp kutlanmadığına dair soru işaretleri ortaya çıkmaktadır. Eurobarometre’nin Şubat 2011’de yayınladığı ‘Sonbahar 2011’ dönemine ait kamuoyu araştırması bu konuda çarpıcı birtakım sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Örneğin; İngilizlerin %17’si Avrupa Parlamentosu’nu, yine İngilizlerin %27’si, İspanyolların % 20’si, İtalyanların %19’u Avrupa Komisyonu’nu, İngilizlerin %54’ü, İsveçlilerin %43’ü, Almanların %30’u, İtalyanların %29’u, Danimarkalıların %28’i Avrupa Birliği Konseyi’ni hiç duymadıklarını belirtmişlerdir. Bu rakamlar şunu göstermektedir ki Avrupa Birliği’nin üye ülkeleri hatta İtalya gibi kurucu ülkelerde bile Avrupa Birliği hakkında bilgi eksikliği mevcuttur. Bu bilgi eksikliğini gidermek amacıyla Avrupa Birliği değişik stratejiler yürütmektedir. Bunlardan belki de en önemlisi Avrupa Birliği’nin 9 Mayıs Avrupa Günü’nü kutlamasıdır. Avrupa Birliği’nin birçok ülkesinde ve şehrinde 9 Mayıs Avrupa Günü coşkuyla kutlanmaktadır. Amaç; Avrupa Birliği’nin şeffaf olduğunu göstermek ve birliği Avrupa vatandaşlarına daha da yakınlaştırmaktır. Avrupa Birliği’nin gerçekten de bu amaca yönelik bir şeyler yapması gerekmektedir. Zira Eurobarometre’nin yapmış olduğu araştırmaya göre 27 Avrupa Birliği üyesinin Avrupa Birliği imajı hakkında sadece %4’ü çok olumlu bir görüşe sahiptir. Yine Avrupa Birliği üye ülkelerinin %16’sı Avrupa Birliği imajı hakkında oldukça negatif bir bakış açısındadır. Türkiye ile kıyasladığımızda, yapılan araştırma Türklerin %8’nin Avrupa Birliği’nin imajı hakkında çok olumlu bir görüşte olduğunu, %16’sının da konu ile ilgili oldukça negatif bir yaklaşımı olduğunu göstermiştir.

Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde Türkiye’nin Avrupa Birliği ile geçirmiş olduğu aşamaların olumlu ya da olumsuz bir havada olup olmamasına bağlı olarak 9 Mayıs Avrupa Günü’nün Türkiye’deki kutlanma coşkusu da değişmektedir. Türkiye’de Avrupa Birliği’ne destek oranın %80’lerde olduğu dönem ile günümüzde %30’lara kadar düşen bu destek bağlamında kıyaslandığında Türkiye’de Avrupa Günü’nün önceki yıllara oranla çok coşkulu geçmediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Eğer Avrupa Birliği Türkiye’de Avrupa Günü’nün tam olarak benimsenip kutlanmasını istiyorsa yani eski coşkunun yeniden alevlendirilmesini istiyorsa Türkiye’yi bu konuda motive etmesi gerekmektedir. Peki bunu nasıl gerçekleştirebilir?  52 yıldır Avrupa Birliği’nin kapısında üye olmayı bekleyen Türkiye’ye bir üyelik tarihi vererek belki eski coşkuyu yeniden sağlayabilir.

 

Doç. Dr. M. Nail ALKAN

Gazi Üniversitesi

 
  "Nerede O Eski Dostluklar..."   2012-03-20
  "Dünyadaki Amerikan Karşıtlığı Üzerine Bir Değerlendirme"   2012-03-23
  "Nobel Barış Ödülü Obama'ya Verildi"   2012-03-24 14:55:50
  "Azerbaycan Örneğinde Türk Cumhuriyetlerinde Sosyal ve Kültürel Hayatı Etkileyen Dış Tehditler"   2012-04-10
  "Azerbaycan Örneğinde Türk Cumhuriyetlerinde Sosyal ve Kültürel Hayatı Etkileyen Dış Tehditler (2)"   2012-04-11 23:35:18
  "Azerbaycan Örneğinde Türk Cumhuriyetlerinde Sosyal ve Kültürel Hayatı Etkileyen Dış Tehditler (3)"   2012-04-11
  “Dünya yaşasın sen de yaşa Türkmenistanım”   2012-04-21
  "Marşlarımız"   2012-04-28
  "Büyük Öğrenci Projesi" ve Bir Hikâyenin Düşündürdükleri…"   2012-05-09
  "Orda bir Türkistan Var Uzakta..."   2012-05-15
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU