Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Avrupa/ "Avrupa Treni Dönüyor Mu?"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-03-20
"Avrupa Treni Dönüyor Mu?"

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yaşanan müzakere süreci şu sıralar durgun gibi gözükse de iki taraf arasında üyelik müzakereleri açısından önemli olan toplantıların gerçekleştirilmesi bu durgunluğa biraz hareket katıyor gibi gözükmektedir. Son olarak 19 Nisan 2011 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi toplantısı ilişkilerin orta vadede ne şekilde yürümesi gerektiğini göstermesi açısından ayrıca iki taraf arasındaki ilişkide hala bir umut olup olmadığının tartışılması anlamında bir hareketlilik yaratmıştır. Peki bu toplantı ile birlikte toplam 49 oturumun gerçekleştiği Ortaklık Konseyi toplantıları Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişki açısından ne ifade etmektedir?

Öncelikle Ortaklık Konseyi’nin nasıl meydana geldiğini incelemek yapılan toplantıların içeriği ve sonuçlarının tartışılması açısından yararlı olacaktır. Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi, Türkiye ile Avrupa Toplulukları arasında imzalanan ve 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara Anlaşması ile kurulan ortaklık ilişkisinin sağlıklı işleyebilmesi ve geliştirilmesi amacıyla kurulan bir ortaklık kurumudur. Ankara Anlaşması’nın 6. maddesi gereği iki taraf Ortaklık Konseyi bünyesinde bir araya gelerek değerlendirmeler yapmaktadır. Yetkileri açısından Ortaklık Konseyi, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilere siyasi ve ekonomik açıdan yön veren en önemli ortaklık kurumudur denilebilir. Türk hükümeti temsilcileri, Avrupa Birliği Konseyi ve Avrupa Birliği Komisyonu temsilcileri ile üye ülke hükümetlerinin temsilcilerinden oluşan Ortaklık Konseyi karar verme yetkisine de sahiptir. Bu bağlamda kararlar oybirliği ile alınmakta ve tarafların birer oy hakkı bulunmaktadır. Ayrıca Ortaklık Konseyi’nin kendisine çalışmalarında yardımcı olmak üzere bir Komite kurma yetkisi de mevcuttur. Bu yetkiye dayanarak Ortaklık Konseyi 1964 yılında Ortaklık Komitesi’ni kurmuştur. Ortaklık Konseyi, Ortaklık Komitesi ile işbirliği içerisinde, çalışmalarını Ortaklık Komitesi aracılığıyla yürütmektedir. Ankara Anlaşması’nın 25. maddesi gereği taraflar Ankara Anlaşması kapsamındaki bir konuya ilişkin problemi Ortaklık Konseyi’ne getirebilmektedir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki en yüksek karar organı olan Ortaklık Konseyi’nin bu sorunu karar yoluyla ya da Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD)’na götürerek çözüme ulaştırma yetkisi vardır.

Ortaklık Konseyi en az 6 ayda bir Bakanlar düzeyinde, gerekli görülen hallerde ise temsilciler düzeyinde toplanmaktadır. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki müzakere sürecinin incelenip gerekli adımların atılması açısından Ortaklık Konseyi toplantıları oldukça önem taşımaktadır.

19 Nisan 2011 tarihinde Brüksel’de 49. kez gerçekleştirilen Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi’ne Türk tarafı olarak Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başmüzakereci Egemen Bağış katılırken Avrupa Birliği heyeti olarak Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi adına Avrupa Birliği Dönem Başkanı Macaristan’ın Dışişleri Bakanı Janos Martony ile Avrupa Komisyonu’nun genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu üyesi Stefan Füle katılmıştır. Ortaklık Konseyi toplantısında özellikle 14 Aralık 2010 tarihli Avrupa Birliği Genel İşler Konseyi sonrası alınan kararlar doğrultusunda Türkiye’nin müzakere sürecinde kaydetmiş olduğu ilerleme değerlendirilmiştir. Ancak toplantının çok olumlu bir havada gerçekleştiğini söylemek biraz zor gözükmektedir. Toplantı sonrası yapılan basın toplantısında kendisini hissettiren soğuk hava bu durumu kanıtlar niteliktedir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin son zamanlarda istenen şekilde yürümediği aşikardır. Türkiye ile Avrupa Birliği’nin özellikle dış politika konusunda yaşadığı vizyon farklılıkları, müzakere sürecinde yaşanan tıkanıklıklar ile Türkiye’ye vize muafiyetinin verilmemesi toplantının öne çıkan konuları olmuştur.

Avrupa Birliği, müzakere sürecinde yaşanan sıkıntıların giderilmesi için Türkiye’nin gerekli kriterleri ve yapılan sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirtirken 2010 yılında bir müzakere faslının açılmasının memnuniyet verici olduğuna işaret edilmiştir. Ancak Türk tarafı bu sürecin istenilen şekilde yürümediğine vurgu yaparak Avrupa Birliği üyesi ülkelerin siyasi tutumları nedeniyle olumsuz bir havaya bürünen ilişkilerin geliştirilmesi için Avrupa Birliği’nin çaba sarf etmesi gerektiğini, Türkiye’nin ise üzerine düşenleri yerine getirmekte olduğunu belirtmiştir. Öyle ki son 10 aylık dönemdeki Belçika ve Macaristan dönem başkanlıklarında tek bir fasıl bile açılamamıştır. Macaristan dönem başkanlığı 30 Haziran 2011’de sona erecektir. Mayıs ayına girerken halen bir başlığın açılmamış olması ilişkilerdeki olumsuz tabloyu gözler önüne sermektedir.

Görüldüğü üzere taraflar arasında müzakere sürecinin ilerleyişi konusunda farklı düşünceler mevcuttur. Ancak bir konuda ortak bir düşüncede olunduğu söylenebilir : İlişkiler hiç de iyi gitmemektedir. Bu noktada her iki tarafın da süreci iyileştirme ve hızlandırma konusunda üzerine düşenleri yerine getirip 52 yıllık bu süreci baştan beri amaçlandığı şekilde yani Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmasını gerçekleştirecek biçimde sonuçlandırması gerekmektedir. Aksi takdirde açılmış olan 13 fasıl yanında 18 fasılın bloke edilmiş olması geriye sadece 4 fasıl başlığının kalması, bu fasıllar da açılırsa Avrupa treninin duracağına dair bir gösterge olarak sayılabilir.

 

Doç. Dr. M. Nail ALKAN

Gazi Üniversitesi

 
  ‘Arap Baharımsı’lığı Döneminde Türkiye-İran İlişkisi   2012-03-19
  "Ortadoğu Bağlamında Türkiye-ABD İlişkileri"   2012-03-12
  "Amerika'nın Büyük Stratejisi Olarak Demokrasi "   2012-03-19
  "Bangladeş'de Anayasa Tartışmalarının Gölgesinde Siyasi Kriz   2012-03-20
  "Çin Pakistan İlişkilerinde Doğu Türkistan"   2012-03-22 00:13:23
  "Obama -Dalay Lama Görüşmesinin ABD - Çin - Hindistan İlişkilerine Olası Etkisi"   22.03.2012
  "Özbekistan: 20 Yıllık Yeni Tarih"   22.03.2012
  "ÇATIRDAYAN AVRUPA"   2012-03-20
  "Cem Özdemir'e "Yeşil" Iışık (Mı?)"   2012-03-20
  "Hür Demokratlarda Bir Vietnamlı"   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU