Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Asya/ "Bangladeş'de Anayasa Tartışmalarının Gölgesinde Siyasi Kriz

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2012-03-20
"Bangladeş'de Anayasa Tartışmalarının Gölgesinde Siyasi Kriz
Bangladeş’te geçtiğimiz ay Anayasa’da yapılması öngörülen reformlar muhalefetin sert tepkisiyle karşı karşıya kalmıştır. 1972 yılında bağımsızlığını kazanan Bangladeş’te yöneticilerin seküler tavrı ülke içindeki İslami muhalafeti önemli ölçüde rahatsız etmektedir. İktidarın Anayasa’da ısrarlı bir şekilde “laiklik” vurgusu yapmasına karşın İslami muhalefet, Anayasa’nın “Allah’a kayıtsız şartsız iman” prensibine göre düzeltilmesini talep etmektedir. İktidar ve muhalefet arasındaki bu gerginlik  son dönemde Bangladeş sokaklarına taşmaya başlamıştır. Göstericilerle polis arasında yaşanan gerginliğin dozu ise giderek artmaktadır. Polis, göstericilere göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullanmak suretiyle oldukça sert müdahale etmektedir.

 

 

Bangladeş’in uluslararası politikadaki yerine bakıldığı zaman ise ülkede yaşanan gerginliğin Anayasa tartışmalarının daha ötesinde olduğunu söylememiz mümkündür. Bangladeş bilindiği gibi 1947’ye kadar Hindistan’a bağlı bir eyaletti. Tıpkı Pakistan gibi “İslami” tonu oldukça kuvvetli ve görece küçük bir ülke olmasına rağmen Hindistan’ı rahatsız hatta tehdit eder boyutta faaliyetlerde bulunmaktadır. Bunların en önemlisi hiç şüphesiz İslami Cemaat adlı örgütün ülke içindeki etkisidir. Hindistan içindeki Hindu-Müslüman çatışmasında her ne kadar  Pakistan’ın bu çatışmada bir taraf olduğu düşünülse de Bangladeş’in de İslami Cemaat bağlamında Hindistan’a karşı bir tepki ortaya koyduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Hindistan’ın konumuna bakıldığı zaman ise bu anlamda hem batısından hem de doğusundan “İslami” bir muhalefet ile karşı karşıya kaldığı görülecektir.  Hindistan’ın Bangladeş ile yaşadığı siyasi kriz enerji politikalarını da etkilemekte ve Güneydoğu Asya hidrokarbonlarının Bangladeş üzerinden Hindistan’a gelmesine engel teşkil etmektedir. Hindistan’ın, doğusundan temin etmek istediği enerji kaynaklarının ülkesine ulaşmasını sağlamak için deniz yolu haricinde iki seçeneği bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, kuzeydoğuda Çin’in hak iddia ettiği ve Maocu gerillaların Delhi yönetimini sıkıtıya soktuğu bölge üzerinden kaynakların temini iken, ikincisi Bangladeş’in by-pass edilerek enerji kaynaklarına ulaşılmasıdır. Enerji açığı büyük bir hızla yükselen Hindistan açısından kaynakların çeşitlendirilmesi noktasında Güneydoğu Asya enerji kaynaklarına güvenli bir şekilde ulaşabilmesi oldukça önemlidir.   

 

 

Çin açısından bakıldığı zaman ise Bangladeş’in kilit noktada bir ülke olduğu görülecektir. Bölgedeki siyasi dengelere bakıldığı zaman en belirgin denklem Çin-Pakistan ve ABD-Hindistan denklemidir. Buna paralel olarak Hint Okyanusu üzerinde ağırlıklı olarak Çin ve Hindistan arasında yaşanan rekabet dikkate alındığı zaman ise Bangladeş ve Myanmar da ön plana çıkmaktadır. Pakistan, Çin ile ilişkilerini geliştirmekte ve açık bir şekilde Çin eksenli bir dış politika yürütmektedir. Hindistan ise  ABD ile ilişkilerini geliştirmektedir. Myanmar son dönemde yaşanan gelişmelerle ciddi bir eksen kayması yaşamakta ve Batının elini kuvvetlendirmektedir. Hindistan ve Myanmar arasında kalan Bangladeş’in ise bu mücadelenin dışında kaldığını söylemek mümkün görünmemektedir. Çin’in Hint Okyanusu’ndaki varlığının devam edebilmesi için Bangladeş’in Chittagong limanı oldukça stratejik bir noktadır. Aynı zamanda Çin, Bangladeş’in Hindistan’a karşı olan tavrından da faydalanarak Pakistan ile birlikte Hindistan’ı iki taraftan sıkıştırmak suretiyle bir çeşit “çevreleme” siyaseti gütmektedir. 

 

 

Pakistan açısından bakıldığı zaman ise yukarıda belirtilen gerekçelere paralel olarak Bangladeş ile geliştirilen ilişkiler oldukça önemlidir. Aynı zamanda eski bir Pakistan eyaleti olarak yaklaşık 25 yıl “Doğu Pakistan” adını taşıması da iki ülke arasındaki ilişkilerin önemini daha da artırmaktadır. İki ülke Hindistan’da Hinduların, Müslümanlara yönelik sergiledikleri tutumdan oldukça rahatsızlık duymakta ve bu durum bölgesel güç dengelerinde Hindistan’a karşı Çin’in de elini kuvvetlendirmektedir. Çin’in, bu konuda her ne kadar avantajlı görünse dahi iki ülkenin de İslami kimliğinin ön plana çıkması ve kendi ülkesinde yaşayan Müslüman nüfusun durumunu da göz önüne alarak mümkün olduğu kadar bu konuda ihtiyatlı davrandığını da belirtmemiz gerekir.

 

 

Bu bağlamda bakıldığında Bangladeş’in yukarıda bahsedilen iç dinamikleri arasında yaşanan rakabetin tıpkı diğer birçok ülkede olduğu gibi manipülasyona açık olabileceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Son dönem yaşanan gelişmelere bakıldığında Bangladeş’te, Anayasa merkezli bir siyasi kriz yaşanmaktadır. İktidar laiklik, muhalefet ise şeriat yanlısıdır. İktidarın tasarruflarından tatmin olmayan ve ciddi bir değişiklik isteyen İslami muhalefetin öncülüğünde protesto başlamış ve protesto sokaklara taşarak polisle çatışma noktasına varmıştır. Bu ve benzeri kriz ortamları çok sayıda Afrika, Ortadoğu ve Orta Asya ülkesinde yaşanmış ve birçoğu yönetim değişikliği ile sonuçlanmıştır. Bu olayların perde arkasında da pekçok güçlü istihbarat örgütünün ve uluslararası finansörlerin var olduğu iddiası bu ülkeler üzerinde yaşanan tartışmaların rotasını değiştirmiştir. 

 

 

Bangladeş için de benzer bir durumun varlığından söz etmek mümkün olabilir. Çünkü, her ne kadar ülke içinde bir “Anayasa krizi” ortaya çıkmış olsa da bu krizin bir adım öncesinde Çin ve Bangladeş arasında imzalanan kapsamlı bir askeri anlaşma bulunmaktadır. Bu anlaşma kapsamında Çin, Bangladeş’e yalnızca silah değil aynı zamanda silah teknolojisi satma konusunda da bu ülkeye garanti vermiştir. Bu kapsamlı askeri anlaşma başta Hindistan olmak üzere ABD ve pekçok Batılı gücü rahatsız etmektedir. Bu rahatsızlığın bir sonucu olarak daha önce Pakistan ve Myanmar gibi ülkelerde yaşananların bir benzeri olarak Batı, Çin’in bölgede kurmak istediği etkinliğe karşı Bangladeş’te yaşanan krizi manipüle edebilir, tartışmaların farklı eksenlere kaymasına neden olabilir. Nasıl ki Pakistan’daki Belucistan problemine destek veriliyor ve Gwadar Limanı’nda Çinli teknisyenlerin ölümlerine sessiz kalınıyorsa, Myanmar’da Çin yanlısı askeri cuntaya karşı “demokrasi” eylemleri açıktan destek alıyorsa benzer bir şekilde Bangladeş’te de iktidara karşı muhalefeti desteklenmek suretiyle suni bir “Anayasa” krizi üzerinden bir mücadele yaratılması ihtimalini gözardı etmemek gerekir. 

 

 

Bangladeş her ne kadar uluslararası kamoyunun gözünden kaçan bir ülke gibi görünse dahi yukarıda bahsedilen gerekçeler sebebiyle Güney Asya’nın kriz bölgelerinden biri olmaya adaydır. Küresel ve bölgesel aktörlerin bölgedeki etkinliğini ve hedeflerini ortaya koymadan Bangladeş ve benzeri 3. Dünya Ülkeleri’ndeki krizleri anlamak mümkün görünmemektedir. Bangladeş’te yaşanan siyasi kriz ABD, Hindistan ve Çin gibi ülkelerin bölgesel politikalarını doğrudan etkileme kapasitesine sahiptir. Adı geçen aktörlerin doğrudan ya da dolaylı müdahaleleri Bangladeş’teki krizin boyutunu belirleyecektir.

Ömer ATAGENÇ

 
  ‘Arap Baharımsı’lığı Döneminde Türkiye-İran İlişkisi   2012-03-19
  "Ortadoğu Bağlamında Türkiye-ABD İlişkileri"   2012-03-12
  "Amerika'nın Büyük Stratejisi Olarak Demokrasi "   2012-03-19
  "Çin Pakistan İlişkilerinde Doğu Türkistan"   2012-03-22 00:13:23
  "Avrupa Treni Dönüyor Mu?"   2012-03-20
  "Obama -Dalay Lama Görüşmesinin ABD - Çin - Hindistan İlişkilerine Olası Etkisi"   22.03.2012
  "Özbekistan: 20 Yıllık Yeni Tarih"   22.03.2012
  "ÇATIRDAYAN AVRUPA"   2012-03-20
  "Cem Özdemir'e "Yeşil" Iışık (Mı?)"   2012-03-20
  "Hür Demokratlarda Bir Vietnamlı"   2012-03-20
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU