Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Konular / Asya/ "Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 20.03.2012
"Asya-Pasifik Bölgesinde Deniz Yollarının Artan Önemi ve Güney Çin Denizinde Vietnam - Çin Gerginliği"
Asya-Pasifik bölgesinde deniz yolları 90’lardan itibaren giderek daha çok önem kazanmaya başlamıştır. Hemen hemen tüm ülkelerin denize ve okyanusa kıyısının bulunması bu konudaki en önemli etkendir. Asya-Pasifik ülkelerinin hem ticaret hem de enerji yollarının büyük bir kısmı denizlerden geçmektedir. Bölgede etkin bir güç olabilmenin yolu da denizlerdeki hakimiyet ile doğru orantıldır. Bu bağlamda, son dönemlerde bölgede hem denizlerde hem de okyanuslarda ülkelerarası rekabetin giderek arttığını söylememiz mümkündür. Deniz yollarında yaşanan terörist eylemler ve korsanlık faaliyetleri de deniz yollarının güvenliği meselesini bölge ülkelerinin gündeminin merkezine oturtmaktadır. Özellikle de Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan ve Japonya bu rekabetin tarafları olarak göze çarpmaktadır. Bölgenin diğer ülkeleri bugüne kadar sessiz görünseler de yavaş yavaş bu rekabette bir taraf olmaya başlamışlardır. 

 

 

Vietnam ve Çin arasında yaşanan gerginlik bu konudaki en güncel örneklerden bir tanesidir. Vietnam bilindiği gibi Soğuk Savaş döneminde ABD’nin ender kayıplarından birisidir. Vietnam, ABD açısından yenilginin, küresel hegemonyaya özellikle de ABD’nin faaliyetlerine karşı tavır sergileyen aktörler açısından da büyük bir zaferi temsil etmektedir. Ancak, 90 sonrası döneme bakıldığında bu durumun giderek tersine dönmeye başlamıştır. Batı, bölgedeki yenilgiyle pes etmemiş aksine bölgeye daha çok önem vermeye başlamıştır. Bölgesel entegrasyon girişimlerindeki etkisi ve Batılı enerji devlerinin yatırımları bu ilginin somut sonuçlarıdır. Vietnam da bu bağlamda Batının bölgesel politkaları açısından önem verdiği ve yatırım yaptığı ülkelerden birisidir. Çin’in gölgesini büyük oranda üzerinde hisseden Vietnam açısından bu baskı yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlamıştır. Bir diğer önemli bölge ülkesi olan Myanmar’da da benzer bir durumun yaşandığını söylememiz mümkündür. Çin’in askeri gücüyle etkisi altına aldığı devletlerin ibresi, Soğuk Savaş sonrasında Batının yumuşak gücüyle yön değiştirmeye başlamıştır. Vietnam dış politikası da böylesi bir dönüşüm yaşamaktadır. Bu dönüşümün bir sonucu olarak diğer bazı ülkelerde de olduğu gibi Vietnam da bölgede etkisini artırmak istemektedir. 

 

Vietnam’ın donanma gücü ile yaptığı tatbikat bu isteği ortaya koymaktadır. Hint Okyanusu’nda ve Güney Çin Denizi’nde biribiri ardına pek çok tatbikat yapılmıştır. Bu tatbikatlar, ülkelerin deniz yollarına verdiği önemin bir kanıtı olamakla birlikte daha rakiplerine bir gözdağı niteliğini taşımaktadır. Bu rekabette yer almayan isteyen diğer ülkeler açısından bu tatbikatlar, denizlerdeki rekabette “ben de varım” mesajını içermektedir. Vietnam, yaptığı tatbikat ile Çin ile yaşadığı sorunlara ilgi çekmek istemektedir. Vietnam’ın bu tatbikatı böyle bir amacı içermekle beraber iki ülke arasında bir kriz yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Çin, bu tatbikatı kendisine yönelik bir “sınır ihlali” olarak değerlendirmiştir. Çin’e göre Vietnam donanmasının yaptığı tatbikat kendi egemenlik alanı içerisindedir ve Vietnam bu alanda tatbikat yaparak Çin’in sınırlarını ihlal etmiştir. Buna karşılık olarak Vietnam, herhangi bir sınır ihlali olmadığını, ülkenin 200 millik doğal münhasır ekonomik bölgesini kullandığını belirtmiştir. 

 

 

Geçtiğimiz ay Vietnam, Çin’in kendi egemenlik alanında gerginlik yaratmakla suçlamış, bu olay üzerine Vietnam’ın en büyük petrol şirketlerinden birisi olan PetroVietnam’a ait bir gemiye Çin’e ait gemiler tarafından ciddi zarar verilmiş ve bu olay “kaza” olarak kayıtlara geçmiştir. Çin’in Vietnam’la yaşadığı bu gerginliğin öncesinde Çin, bölgede Filipinler ile gerginlik yaşamaya başlamıştır. Aslında hem Filipinlerin hem de Vietnam’ın Çin ile yaşadığı gerginliğin temelinde ekonomik ve jeostratejik önemi yüksek Spartly ve Paracel adalarının olduğunu söylemek gerekmektedir. Bu iki ada hem ticaret gemilerinin geçiş yolları üzerindedir aynı zamanda da zengin hidrokarbon kaynakları ile de bölge ülkelerinin dikkatini çekmektedir. Yalnızca Çin, Vietnam ve Filipinler değil, Malezya, Brunei ve Tayvan da bu adalar üzerinde hak iddia etmektedir. Bu iki ada bölgede potansiyel bir sorun alanı oluşturmaktadır. Son yaşanan gelişmelerle birlikte bu iki ada potansiyel bir sorun alanı olmaktan çıkmakta, aktif gerginliklerin yaşanması muhtemel bir noktaya gelmektedir. 

 

 

 

 Vietnam donanmasının gerçekleştirdiği tatbikatın ve bunun öncesinde egemenlik alanının ihlal ettiği yönündeki söyleminin, Çin’in Filipinler ile yaşadığı gerginliğin üzerine gelmesi birbirinden bağımsız olarak görülmemelidir. Çin, denizlerde birden çok sorun ile aynı anda mücadele etmektedir. Hint Okyanusu’nda Hindistan ile, Malakka Boğazı konusunda Malezya ve Singapur ile, Güney Çin Denizi’nde Tayvan, Vietnam ve Filipinler ile Pasifik Okyanusu’nda ise Japonya ile çatışma alanları bulunmaktadır. Çin’in denizlerde yaşadığı soruna ABD başta olmak üzere Batılı devletler sessiz kalsa dahi ve genel olarak bölgesel çatışmalara barışçı çözümler önerseler dahi bu ülkelere verdiği destek bu sorunların tırmanmasına da sebep olmaktadır. 

 

 

Tıpkı Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi 2000’li yıllarda da bugünün süpergücü ABD’nin rakiplerini “çevreleme”ye yönelik bir takım faaliyetler içerisinde olduğunu söylemek mümkündür. ABD, bölgedeki en önemli iki müttefiki Hindistan ve Japonya ile yaptığı işbirliği ile başta Çin olmak üzere pekçok bölgesel rakibine karşı bir set çekmek istemektedir. Hindistan ve Japonya kadar uluslararası politikada etkili olmayan devletlere verilen dolaylı destek sayesinde de potansiyel sorun alanları ülkelerin gündemine taşınarak sıcak gelişmelerin yaşanmasına sebep olmaktadır. Tıpkı Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi bugün de bölgede yeni bir SEATO kurulması fikri Batıyı oldukça memnun etmektedir. 

 

 

Asya-Pasifik bölgesinin güvenliğini sağlayabilmenin yolu deniz yollarının güvenliğinden geçmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi hem ticaret hem de enerji nakil hatlarının varlığı deniz yollarının önemini giderek artırmaktadır. Deniz yollarının artan önemi de denizlerdeki sorun alanlarını daha çok ön plana çıkartmakta, sorunların tarafı olan devletleri daha çok karşı karşıya getirmektedir. Güney Çin Denizi’nde tansiyonun giderek yükselmesi de bu gelişmelerin bir sonucu olarak görülebilir. Filipinler ile başlayıp Vietnam ile devam eden gerginlikler Çin ile bölgede sorun yaşayan diğer bölgesel aktörlere de cesaret verebilir ve diğer birçok sorun da dünya gündemine yeniden taşınabilir. Deniz aşırı coğrafyalarda ciddi bir etkinlik kuran Çin’in kendi komşuları ile yaşadığı sorunlar Çin’in kendi bölgesinde yeteri kadar aktif olmasının  önünde engel teşkil etmektedir. Bölgede yükselen tansiyon Çin’in önümüzdeki dönemde de başını ağrıtacak niteliktedir.

Ömer ATAGENÇ

 
  "İran'ın Nükleer Amacı ve Amerikan Kimliği"   2012-03-01
  "Apocalyptic (kıyametçi) Terörizm ve Aum Shinrinkyo"   2012-04-16
  "KRİZLER ve 'ÇEVRELEME'"   2012-03-07
  "ASEAN Bölgesel Forumu Toplantısı ve Güneydoğu Asya'da Yeniden "Pax-Americana Sendromu"   2012-03-20
  "Güney Çin Denizinde Yükselen Kriz Bağlamında Asya Pasifik Bölgesinin Güvenliği"   2012-03-20
  "Çin - Pakistan İlişkilerinde Gwadar Limanı ve Bölgesel Gelişmelere Etkileri"   2012-03-20
  "Hindistan Donanması Doğu Komutanlığı'nın Etkinliğini Artırıyor"   2012-03-20
  "ÇHC XXI Yüzyılın Süper Gücü Olacak"   2012-04-04
  "Avrupa'da Sağ Popülizm Tehlikesi..."   2012-03-20
  'Oyun Sahası' veya Kanlı Oyunların Oynandığı Yer Fergana (3)   08.10.2011
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU