Videolar Linkler RSS Site Haritası
 
 
 
 
Untitled Document
» Analizler / Balkanlar/ Ukrayna’da Self-Determinasyon Siyasetinin Yeni Gündemi: Donbass

Yazarlar
  Mehmet Seyfettin EROL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Alaeddin YALÇINKAYA
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Elşan İZZETGİL
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Ceren GÜRSELER
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  Musa KARADEMİR
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
  İsmail CİNGÖZ
  Hacked By Er0iN || Yalnızlık sert gelir ...
Diger yazarlar »
  Eklenme Tarihi: 2015-09-11 11:28:56
Ukrayna’da Self-Determinasyon Siyasetinin Yeni Gündemi: Donbass

Kırım’dan sonra self-determinasyon siyaseti ve hukuku Ukrayna’nın siyasi, idari ve demografik yapısını bir kez daha etkilemektedir. Bu sefer siyasi krizin en şiddetli yaşandığı Donbass’da yani Donetsk ve Luhansk bölgelerinde self-determinasyonun öğeleri siyaseten ve idareten gündeme gelmektedir: ateşkes sonrası veya ateşkes ihlaline dair çözüm için özerklik öne sürülmektedir. Öte yandan bu seçeneğin uygulanması ve nasıl uygulanacağı tartışma yaratmaktadır. Uluslararası aktörler de dahil olmak üzere tarafların özerklikle farklı hedefleri hayata geçirmek isteyip istemedikleri, özerklik talebinin altında farklı nedenlerin yatıp yatmadığını düşündürtmektedir. Özerkliğin öne sürülmesinden önce Donetsk ve Luhansk’ın tek taraflı olarak Ukrayna’dan ayrılıp bağımsızlıklarını ilan etmeleri kabul görmemiş ve süreç giderek tartışmalı bir hal almıştır. Bölgedeki şiddet dalgasının artmasından, ölümle sonuçlanmasından sonra self-determinasyonun bir kez daha siyasi sorunları çözmek için seçenek olarak kullanılmasını sorgulatmıştır. Silahlı çatışmalar ve başta ABD-Rusya arasında olmak üzere yaşanan gerginlik; ayrılık, özerklik ve federalizm seçeneklerinin self-determinasyon kapsamında gündeme alınması ile neyin amaçlandığını düşündürtmektedir. Siyasi unsurlarla self-determinasyonun çalıştığını ve bu siyasi sürecin devam edebileceğini göstermektedir. Ayrıca uluslararası hukukun bu önemli hakkının tartışmalı siyasi kullanıma ve üzerinden söylem üretmeye imkan sağladığı bir kez daha anlaşılmıştır.

Özerklik seçeneği Rusya yanlısı ayrılıkçılar ile Kiev arasında imzalanan Minsk Andlaşması ile yasal zemine kavuşmuştur.  Buna göre 2015 sonuna kadar Donetsk ve Luhansk’da özerklik uygulanacaktır. Yetki paylaşımında ve bütçenin hazırlanmasında arttırıma gidilmesi amaçlanmaktadır. İç savaşın yanı sıra Donbass’ın ayrılık gündemi, arttırılmış özerklik talepleri self-determinasyonu-Kırım’dan sonra-bir kez daha Ukrayna-Rusya ve Avrupa gündemine getirmiştir.

Bu bağlamda taraflara göre özerkliğin uygulanma nedenlerinin değiştiği belirtilebilir. Uluslararası hukukta genelkabul gören self-determinasyon ilkesine dair seçenekler olarak kabul edilen etmenler, Kiev ve Donbass’taki unsurlar tarafından siyaseten kullanılmıştır. Kiev’in şu nedenler için özerkliği gündemine aldığı düşünülebilir: şiddet sorunsalını çözmek, Donbass’ın tek taraflı olarak ilan ettiği bağımsızlığının önüne geçebilmek, statükoya yasal çerçeve sağlamak ve federalizmin önüne geçmek. Örneğin Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko’ya göre özerklik ile Ukrayna’da federalizmin uygulanmasına karşı önlem alınmıştır. Bu tez Kremlin’in Ukrayna’daki sistemin federalizm olması gerektiğine dair söylemlerini akla getirmektedir. Donbass’taki etnik Rusların, Rusça konuşanların bölgesel yasama ve yürütme konseylerinde oy kullanılabilmesi, bölgesel farklılığın tanınması, mali federalizmin uygulanması, bölgelerin yabancı ülkelerle ilişki geliştirebilmesi Moskova’nın federalizm başlığı altında dile getirdiği öneriler olarak sıralanmaktadır. Diğer yandan özerkliğin ise Rusya’nın eleştirilerini ne ölçüde giderdiği tartışmalıdır; adı geçen bölgelerle ilgili düzenlemeler yapılırken yetkili isimlerle görüşülmediğini kaydetmekte; tepki ve eleştirilerini gündeme getirmektedir.

Donbass’ın ise yine self-determinasyon başlığı altına alarak federalizm, özerkliğin veya yetkinin arttırılması taleplerinde gelecekte bulunabileceği için özerkliğe yanaştığı ifade edilebilir. Bağımsızlık talebine veyahut bu yeni statüye hazır olduğunun gösterilmesi adına adımların atıldığı düşünülmektedir.

Rusya’nın denklemdeki mevcudiyeti ister istemez kendi sınırları içerisindeki etnik, dil ve kültür gibi farklı alanlardaki politikalarını ve federatif sistemini düşündürtmektedir. Rus federasyonu, Ukrayna konusunda değerlendirme altına alınabilecek unsurları barındırmaktadır. Moskova’nın tezlerini anlamada yardımcı olabileceği ve Ukrayna’da gelecekte gündeme gelebilecek idari-siyasi tartışmalara da ışık tutabileceği düşünülmektedir. Moskova’nın Rus vatandaşları koruma politikası ve federalizmi uygulaması beraber ele alınabilir. Örneğin Rus federasyonunun etnik kimliğe mi kültüre mi dayanmasına dair tartışmalar yaşanmaktadır. Kremlin, federasyonun temelini çokkültürlülüğe dayandırmaya çalışmaktadır. Anadili kullanmak anayasal bir haktır. Sınırları içerisinde çeşitli milliyet, etnik grup, yerli halk ve azınlık barındıran Rusya’nın Donbass’da da Rus kültürü ve dilini korumayı hedefleyen siyaseti anlaşılabilmektedir. Öte yandan çeşitli idari sorunlar mevcuttur, bu bağlamda eleştiriler gelmektedir. Rus sisteminin problemli olduğu, farklı unsurların haklarını gözetmediği, Rus kültürünün hakim kılınmaya çalıştığı ileri sürülmekte ve Moskova’nın Ukrayna’ya federalizmi önermesi eleştirilmekte ve sorgulanmaktadır.

Bu denklemde self-determinasyon siyaseti ve Kırım’da yaşananlar da akla gelmektedir. Kırım ve Doğu Ukrayna örnekleri karşılaştırma yapılmak için kullanılabilir. Rus kültürünün ve dilinin, Rus vatandaşlarının korunması gibi unsurlar Kırım’ın “self-determinasyon” sürecini ve Moskova ile ilişkisini hatırlatmaktadır. Kırım’daki Rus kökenliler self-determinasyona başvurarak ve referandum düzenleyerek Rusya’ya bağlanma kararı almıştır. Donbass’ın ayırt edici özelliği ise silaha başvurulması ve Kiev ile arasındaki şiddet sarmalının giderek yoğunlaşmasıdır. Ayrıca Kırım-Rus tarihi ve Kırım’ın idari yapısı da iki bölgenin “self-determinasyon” ve self-determinasyonun siyasi süreç örneklerinde farklılıklar olarak düşünülmektedir.

Mevcut tabloda ise self-determinasyonun Kırım’daki sorunu ne kadar çözdüğü tartışmalıdır. Başka bir deyişle self-determinasyon kullanılsa da sorun yaşayan kesim mevcuttur. Aynı yorum Donbass’da yaşayan çeşitli unsurlar için de gündeme gelebilir. Kırım örneğinde Kırım Tatarları, çeşitli sorunlara maruz kalan kesim olarak akla gelmektedir. Kırım’da Tatarlar ve Ruslar arasında gerginlik yaşanmaktadır. Kırım’da en büyük ikinci azınlık olan Kırım Tatarlarının yerli halk olarak tanınma gibi çeşitli talepleri, çözüm önerileri bulunmaktadır. Bölgesel veya bölgesel olmayan özerklik, yetki paylaşımı konuları da gündeme gelebilir. Dilin kullanılması, dini bayramların kutlanması, önde gelen siyasi grupların temsil kurumları olarak tanınması, Kırım’ın anayurtları olarak tanınması cevap bekleyen diğer talepler arasında bulunmaktadır.

Başka bir deyişle Kırım Tatarları-Moskova ilişkisi, Kiev-Doğu Ukrayna ve hatta Moskova ilişkisi için örnek oluşturabilir. Özerkliğin hayata geçirilmesiyle Donbass’ın Ukrayna sınırları içerisinde kalması Kırım Tatarları-Moskova ilişkisine benzer bir tablonun Donbass ve Kiev arasında yaşanmasına neden olabilir. Self-determinasyon bağlamında ileride tez olarak öne sürülebilecek veya hâlihazırda kullanılan sorunların Donbass’da yaşandığı görülmektedir. Örneğin BM; azınlıklar da dahil olmak üzere Ukrayna’da farklılığa ve eşit katılıma saygı duyulması gerektiğini kaydetmiştir. Donbass’ın ayrılması durumunda ise aynı sorunlar Donbass’daki diğer unsurlarca yaşanabilir. Böylelikle self-determinasyon başlığı altına alındıktan sonra özerkliğin ardından yeni talepler gündeme gelebilir. Yerli halk veya azınlık olarak tanınma ve ilgili hakların verilmesi, öz yönetim, özerklikte artırıma gidilmesi ve hatta ayrılma talepleri Kiev yönetimine veya Donbass’taki unsurlara karşı dile getirilebilir.

Mevcut tablo self-determinasyona dair gelişmeleri de gündeme getirmektedir. En son Kırım’da görüldüğü üzere siyasi gerekçelerle self-determinasyon ilkesine başvurulmuştur; fakat uluslararası hukukta genelgeçer kabul gören hakkın gerekleri yerine getirilmemiştir. Hukuka uygun olmayan şekilde çalıştırılmıştır. Şiddet döngüsü ve tek taraflı girişimler sonucunda çözüm özerklikte yani self-determinasyonun iç seçeneğinde aranmıştır. Tarafların aynı olması ve self-determinasyonun gündeme gelmesi Kırım’ın da bu bağlamda incelenmesine sebebiyet vermektedir. Özerklik dışında Ukrayna’daki self-determinasyon tartışmaları federalizmi de barındırmaktadır.

Sonuç olarak, Ukrayna-Rusya denklemi salt bu iki ülke arasındaki ilişkilerin değil, self-determinasyonun da hâlâ gerek uluslararası hukuk gerekse uluslararası siyaset bağlamında tartışmalı olduğunu göstermektedir. Self-determinasyon; içeriği, talep edilmesi ve çalıştırılması ne kadar tartışmalı olsa da uluslararası hukukun en önemli ilkelerindendir ve siyasi ve hukuki önemli getirileri mevcuttur. Bu bağlamda karmaşık içerikle self-determinasyon siyaseti ve söylem dile getirilmiştir; şimdi ise yasallığa kavuşturulmaya çalışılmaktadır.  BM’nin Ukrayna’yı azınlıklar dahil tüm kesimlerin haklarına saygı duymaya çağırması, Kiev-Donbass arasındaki şiddet sarmalı ve Moskova’nın bölgeler ile olan ilişkileri self-determinasyonun özerklik ile gündeme gelmesinde nelerin etmen olarak kabul edildiğini göstermektedir. Kiev ve ayrılıkçı milislerin self-determinasyonu farklı taleplerle öne sürmeleri, farklı cevapların verilmesi durumunda ise özerklik ile aslında neyin amaçladığı daha iyi anlaşılacaktır.

Dr. Ceren Gürseler

 

 
  "Kosova Kargaşasında: 'Cui Prodest'"   20.03.2012
  "Hegemonya Mücadelesinde Rusya"   2012-03-22
  "Milli Çıkarlar Nezdinde Diplomasi"   2012-03-04
  "Müttefik Arayışında, Makedonya"   2012-03-22
  "Neo-Osmancılık Ofobia ve Balkanlar"   2012-03-20
  "Balkanlar'da Çözüme Kavuşamayan Donmuş Çatışmalar"   2012-04-17
  Arnavutluk’ta “Yeni Milliyetçilik” Rüzgarı   2012-04-21
  "Sırbistan Seçimleri: Kosova’da Yüksek Gerilim"   2012-04-30
  Balkan Baharı Mümkün mü?"   2012-06-13
   "Balkanlar’da Güvenliğin Sorgulanması"   2012-06-14 23:34:50
 
Ana Sayfa Hakkımızda Haberler Analizler Röportajlar Projeler Duyurular Raporlar Makaleler Yasal Uyarı İletişim
  Soft&Design N.ROGLU